Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1655
 

Sorumluluk mu? Sorumsuzluk mu?

Sorumluluk mu? Sorumsuzluk mu?
 

Alıntı


Dün akşam kanalları gezerken tesadüfen denk geldiğim iki dizideki benzer sahneler üzerine aklım karıştı.

Bahsettiğim o benzer durumlar ise liseli kızların birbirlerini tartakladığı varsayılan durumlarda diğer öğrencilerin tepkisiz kalmış olmalarıydı.

Birinde tesadüfen sınav sorularına ulaşan lise öğrencisi kızın soruları çalışırken hatasına ortak etmediği diğer bir öğrenci tarafında öğretmenine şikayet edilmesi ve buna kızarak onu şikayet eden öğrenciyi tartaklaması,tepkisiz kalarak bu arbedeyi izleyen diğer öğrenciler ve sonunda okuldan atılan kız.

Bu sahnenin şaşkınlığı ile kanalı değiştirmemle diğer bir dizide hemen hemen aynı sahneyle karşılaşmam düşündürdü beni.

O dizide de gerçekleşen olay;baskı yaparak sınava çalışan öğrencinin kağıdıyla kağıdını değiştiren bir kız öğrenci ve diğer kız öğrencinin şikayeti üzerine sınıfta çıkan arbedeye yine sessiz kalan koca bir sınıf ve okuldan atılan kopya çeken kızımız.

İki durumda da ortada bir suç var,evet mutlaka ceza verilmeli ama olay tastikname vermeyi gerektirir mi bu başlı başına tartışılması gereken bir durum iken,bir başka dikkatimi çeken ise sinirlerine hakim olamayan sözde mağdur tarafın haksızlığa tahammül edemeyen tarafa sınıf içersinde tekme tokat girişmesi ve buna tepkisiz kalan öteki öğrenciler.

Sorumluluk denen şeyin ve haksızlığa karşı durmanın yarattığı tepki olarak kişinin hatasını bildirmek konusunda yapılan davranış doğru elbette ve bu bence toplu olarak yaşanan her yerde,ilkeleri olan bir kuruluş içersinde gerçekleşiyorsa kesinlikle bildirilmesi doğru ama yaa sorumluluktan bunu yapan insanımızın haksız kişi tarafından itilip kakılmasına şahit olup dur demeyen diğer insanlar,bu da sorumsuzca bir davranıştı işte.

Nasıl öğreniyor,öğretiyoruz ki insanlara sana dokunmayan yılan bin yaşasın sana dokunanın gözünü çıkartmakta özgürsün gibi işlemişiz beyinlerimize.Ortada bir yanlış ama sana dokunmasınlar da bırak öldürsünler birbirlerini.Bazen pişkinliği öyle alırız ki elimize ‘’aman o seni ispiyonladı vur kardeşim,asıl sen iyi geçir kardeşim haksız olan o ,hata yaptı’’ diye insanlar üzerene bahis bile tutarız ayırtmak yerine.

Hani kimi zaman denk gelinen her hangi bir sinir harbinden dolayı ateşlenen iki kişinin sokak ortasındaki kavgasına sessiz kalınır ya,işte böyle öğrenmişiz biz aman bırak öldürsünler sen uzaklaş ya arada kaynarsın yada olay büyür karakolluk olur şahit yazılıp karakolda soluklanırsın…

Tepkisiz bir millet olarak yetiştiriliyoruz biz,ki bunu dizilerimizde günlük hayatımızda çok açık gözüküyor işte.

Sorumluluk deriz adına,hata yapanı yerden yere vururuz,dışlarız,uzaklaştırırız her insanı hakkından;aslında sorumsuzluk ederiz,onun daha sonra işleyeceği suçlarına, hatalarına ortak olarak.

Diyorum ya tepkisiz bir milletiz biz,ya da sorumluluklar saydığımız ilkeler adı altında sorumsuzuz hayata,kişilere,topluma ve kendimize karşı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 205
Toplam yorum
: 496
Toplam mesaj
: 91
Ort. okunma sayısı
: 4337
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

86nın bir kış günü doğmuşum, belki de ondadır kışı çok sevişim .Hayatın gerçeklerini görüp nefret..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster