Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1196
 

Sorumluluk ve mes'uliyet yükü, ölümden de ağırdır.

Sorumluluk ve mes'uliyet yükü, ölümden de ağırdır.
 

Görsel alıntı


Dün gece rüyamda bizim Ahmet'e sesleniyorum. Ahmet’im seni severim, Zaten Ahmet adı övülmeye, sevilmeye layık demektir. Senin gibi Ahmet olmak her kesin kavli dileğidir.

Ama ne çare ki senin yolun, tahtın, etrafın, bağ ile bahçen aşılmaz çeperli, çitli, dikenli, telli engellerle doludur. Kara bulutlar havada döner, gezer, dolaşır gelip seni bulur, etrafın hep dumanlı, boranlı sislidir.  

Bilirim sen yüreğinle, vicdanınla bağında, bahçende her türlü, çiçekleri, gülleri ekmeyi, fidanları dikmeyi istersin lakin bahçıvanın keskin kılıcını hep boynunda hissedersin.

Bahçıvan uzağı görmüyorsa miyop gözlüdür, yakını görmüyorsa hipermetroptur. Kulakları duymuyorsa sağırdır, acıma hissi taşımıyor ise vicdanı noksandır. Hüzün duymuyorsa merhametten uzaktır.

Bu yalan dünya öyle bir dünya ki bazıları için süslenmiş hayallere, düşlere giren perili gelin misalidir. İnsana esas dünyayı, ölümü, terazinin kurulacağı o yüce divanı dahi unutturur.

Bahçıvan bunca zevke, sefaya şükretmiyor ve doymak bilmiyor ise tamahkârdır, muhteristir, kendi ikbalini düşünendir. Sen de bunu görüyorsun, biliyorsun ama ne yazık ki söyleyemiyorsun.

Yönetenler tehevvür, aşırılık ve taşkınlık göstermeyecek şekilde cesaretli, Adaletli, İlim ve bilim sahibi, basiretli ve ferasetli olmalı. Kalp ile niyetleri, dil ile sözleri, azaları ile amelleri aynı olmalı.    

Yönetenler bilimde, sanatta, ticarette, ekonomide, endüstride, devlet, hukuk, ahlak, sosyal gelişmeleri toplumun bir kesimine değil, toplumun tümüne yaymalıdırlar. Toplumun tümünü mutlu, umutlu etmeyi görev saymalıdırlar. 

Ahmet'im sen, güzel hayaller kurmak istersin yararlı ve faydalı umutlar beslersin lakin hep aynı yerden esen merhametsiz rüzgâr vurunca hayaller, umutlar dağılır. İnsan hem hayalsiz, hem de umutsuz kalır. Bana öyle geliyor sanki sende umutsuz ve hayalsiz kalmışsın. 

Ahmet’im senin akıllı, bilgili, olduğunu biliyorum. Kaderdir, alınyazısıdır, Kalubelada yazılmıştır. Kendi düşüncelerini, görüşlerini uygulamak yerine başkalarının görüşünü ve düşüncelerini hayata geçirmek insana zor gelir. Buna tahammül gerek. 

Özgürlükten yoksun kalmak, emir altında yaşamak. Dertleri, acıları, hüzünleri hep iç dünyasına gömmek. Böyle durumlarda insanın iç dünyası sürülmüş dikenli tarlaya benzer. Sonuçta dikenler boy, boy uzar yüreği çeşitli yerlerinden yaralar. Sabır ve tahahammül göstermek zordur.

Sen yüreğini dünya kadar geniş etmek istersin, acıları dış dünyaya yansıtmayı belli etmezsin. Ahmet’im bilmem ki sen buna ne kadar dayanabilirsin. Allah sana sabır versin.

Belki sende duymuşsun, geçmişte bazı seçkinlerden, elitlerden duymuştum,” Davul güçsüzün sırtında, tokmak güçlünün elinde” Ahmet’im bana öyle geliyor ki davul senin sırtında, tokmak başkasının elinde, bunu zaten Allah görüyor, biliyor, kuldan saklamak günah oluyor.

Ahmet’im emre amade olmak insanı yıpratır. Kulun kula, kul olmasını Yüce Yaradan yasaklamıştır. Ahmet’im insan özgür olmadıktan sonra ister insanın iç dünyası altın kaplamalı olsun. Özgür olmayan yürekler hep yaralıdır, hüzünlüdür.

Ahmet’im ne düşünüyorum biliyor musun? Bu dünyada yaşarken sadece Yüce Allah’ın emirleri yerine getirilir ve özenle ifa edilir. Sadece Allah'ın emirleri değiştirilemez, Dünyanın kanunları, emirleri vicdanda yer almıyorsa, Hakka, hukuka uymuyorsa  uygulanmamalı. Bilmem ki Ahmet’im sen bu ecru cefaya daha ne kadar sabredersin.

Ahmet’im sakın bana ben ahde vefamı gösteriyorum. Bahçıvanın emirlerini yerine getirmekten mutluluk, acıları yüreğimde taşımaktan memnuniyet duyuyorum demeyesin.

Ahmet'im sende bilirsin bir toplumda yalan, hile, haksızlık, hırsızlık, baskı ve adaletsizlik en önemli sorun haline gelmişse, tek tip toplum yaratma çabaları devam ediyorsa, sesini duyuramayanların sayısı artıyor ise o toplmun akıbeti meçhuldur.

Ahmet’im duçarın, fakirin, yoksulun, çaresizin, güçsüzün, hakkı zayi olmuş haklının da sesi olmalısın. Toplumun tümüne hitap etmelisin. Toplumun tümüne hitap etmez isen Yüce Yaradan huzurunda hem bu dünyada, hem de esas dünyada, sorumlu ve mesulsün.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 .

                

 

 

 

 

                                                                                          

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet de sıkıntılar içinde ama belli etmiyor zira tokmak kendisinde değil. Gürültülü biçimde sık sık ses çıkaran davulu kendisi çalmak istemez mi? Eşitliği, hakkı, hukuku uygulayıp mutluluklar oluşturmayı istemez mi? Neşe keyif kalmadı çoğunlukta, yarınların belirsizliği, evlatların ve torunların geleceği derinden sarsıyor düşünenleri, kardeşime esenlik dileklerimle...

Yurdagül Alkan 
 21.03.2015 20:33
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan: Evet bacımızın teşhisi doğrudur.Hele son bir kaç gün içinde bu daha çok belirgin hale geldi.Kolay değil hele konu ülke sorumluluğu içi emirle yönetilmek zordur.Tokmak ayrı, davul ayrı çalınca işer zorlaşıyor.Saygılar sunuyorum. Bacımı ve tüm ailesine sağlık ile mutluluk diliyorum.   22.03.2015 13:22
 

Eminim Ahmet de bu duruma çok üzülüyordur ve yazınızı okuyunca kahrolmuştur:) Onlar hayatından memnun, siz hiç meraklanmayın! Herkes edindiği nimetlere, garantilediği geleceğine bakıyor; sizi, beni düşündüklerini mi sanıyorsunuz? Sabır ve selametle.

Ata Kemal Şahin 
 16.03.2015 9:21
Cevap :
Kıymetli Ata Kemal Şahin ; Biliyor, biliyor da çaresizdir yüreğine gömüyor.Emirlerin birine baş kaldırsa kılıcı boynunda hissedecektir.Davulu hep kendisi taşıyacaktır lakin tokmak hiç onun elinde olmayacaktır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   16.03.2015 13:44
 

Duymayanlar duyar, görmeyenler görür inş. emeğine yüreğine sağlık dost , selam ve saygılarımla :)

Tülay EKER 
 14.03.2015 12:37
Cevap :
Kıymetli Tülay Eker: Duyarlar lakin duymamazlıktan gelirler. Bilirler ancak bilmemezlik ederler.Doğrunun, hakkın önüne çekilmiş setler.Ne pişmanlık duyarlar, ne de nedamet ederler.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  14.03.2015 20:32
 

Umarım bu yazı çoğunluklara, kitlelere ulaşır. Yüreğinize sağlık.

Merve Ballı Acar 
 13.03.2015 8:30
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın, Merve Ballı; İnsanlar anayurdundan hür olarak dünyaya gelir.Ebeveynleri, yakınları sevinir.Ne yazık ki yaşam mücadelesine adım atar atmaz hürriyet bitiyor,emre amadelik,kula kulluk başlıyor.Elbette insanlar yaşamın kural ve kaidelerine de uymak suretiyle,60 gün oruç tutsun,60 saniye hürriyetinden zerre de miskal kadarını bir başkasına vermesin. Yazıdaki mesele ve mahiyeti zaten biliniyor biz rüyamızı anlattık.Zaman, zahmet ve güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum.Saygılarımı sunuyorum.Sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.   13.03.2015 13:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 608
Toplam yorum
: 7071
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2007
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster