Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
Sektörler
Okunma Sayısı
519
 

Sosyal güvence

Sosyal güvence
 

Televizyondaki sabah programlarından birinde, programa konuk olan kişi, kanser hastası olduğunu, tedavi olamadığını vs. anlatırken, diğer konuklardan bir profosör onu yalanladı. Biz artık sosyal devlet olduğumuz için sıraya girilince yeşil kartlı dahi olsa kanser tedavisi yapılabiliyormuş!

Sayın profosörün atladığı konu: Kanser beklemez. Hiç bir hastalık beklemez ama kanserli hasta zaten zamanla yarışır. Hangi sıraya girecekte tedavi olmayı bekleyecek. Bu işin bir yüzü, bir de Emekli Sandığı mensubu olarak kanser hastası olmayı anlatmak istiyorum.

Hastalığı ilk öğrendiğiniz andan itibaren 3-4 ay vurgun yemiş gibi inişli çıkışlı bir ruh haline girersiniz. Hassasiyet had safhadadır. İlk kemoterapide saçlarınız dökülmüştür. Kendinizin bile yadırgadığı kel görünümünüzle insan içine çıkmak istemezsiniz. Bu demektir ki kemoterapi veya başka bir tedavi için hastaneye yattığınızda özel odada kalmak isteyeceksiniz. Bunun bedeli Ege Üniversitesi Hastanesinde günlük 40 YTL'dir. Tek kişilik odada kalma isteği sadece dökülen saçlar için de değildir, 4 kişilik bir odada, dangalağın biri hastalığınızı öğrendikten sonra yüzünüze baka baka ''insanın öleceğini bile bile böyle durması ne zor'' diyebilir.

Doktorunuz, beyin ya da akciğer tomografinizi ister. Radyolojiden 7 ay sonrasına randevu verirler. Beklememek için ücretini öder BT'nizi çektirirsiniz.
Yine doktorunuz, yaptırdığınız kan tahlilinin sonucundan şüpheye düşer tekrar tahlil yaptırırsınız. Emekli Sandığı ikinci tahlilin parasını maaşınızdan keser.
Doktor tavsiyesiyle, bir ilacı günde 3 adet tüketmeniz gerekirken Emekli Sandığı günde 2 adet kabul etmişse aradaki farkı cebinizden ödersiniz.
Bu arada evinizin tüm düzeni bozulduğu için, rutin harcamalarınızın çok üstüne çıkıldığını farkedersiniz. Beslenme rejiminiz değişmiştir, daha güçlü daha pahallı gıdalar tüketmeniz istenir. Anzer balı, polen, arı sütü, taze badem, vucudunuzun kan yapması için tavsiye edilen ne varsa tedarik edilir. Evin hijyenini sağlamak için yardımcı tutmak gerekir.

Keşke sayın profosörün dediği gibi sosyal devlet olsaydık. Devletim maaşımı tırtıklamak yerine, hastalığım sırasında yapılması gerekenleri yapsaydı da ben de bu saatte bunları düşünmek yerine, enerjimi beni mutlu edecek, moralimi yükseltecek uğraşlara harcasaydım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yani ilk yorumuma yazdıklarımın: Sizi sevgili mudo'nun "gidiyorum" yazısında gördüm ve arkadaşım bu sayfalarda bir kadına "seni seviyorum" diyorsa bunun çok özel bir nedeni olmalı; narçiçeği çok özel bir insan olmalı diye düşündüm.:) Yine de sizi kendim tanımaya karar vermek adına yazılarınızı okumak istedim ve anlattığım nedenlerle ancak kısmet oldu. Bu arada size daha önce "Mabel sakızı" ile ilgili yorum yazmış olabilir miyim:) Ve tekrar; merhaba:) Sevgiyle, maviyle.

derinmavi.. 
 10.04.2008 11:33
Cevap :
Mabel sakızının, Dolunay pastanesinde satıldığını yazmıştınız, nasıl unuturum. Ben Göztepede oturuyorum. Şortan pastanesi de satar. Muharremle ilginç sayılabilecek bir yakınlaşmamız oldu. Kan çeker derler ya öyle bir şey. Ben de onu çok seviyorum. Özel bir insan mıyım? Göreceli bir kavram. Sevenlerim için elbette özelim. Bunun dışında sıradan bir insanım. Teşekkürler, sevgilerimle...  10.04.2008 11:47
 

Bu yazınıza ilk yaptığım yorum gelmedi mi? Siz mi yayına almadınız. Yayına almadınızsa sorun yok ta, gelmediyse, ne yazdığımı unuttum:) Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 09.04.2008 20:17
Cevap :
Sırayla her gelen yorumu cevaplar ve yayına alırım. En başta yorum yapana saygımdan dolayı cevaplamamazlık etmem. Yayınlamamayı ise aklımdan bile geçirmem. Sevgilerimle...  09.04.2008 23:50
 

"Vakit bulamıyorum" de, sonra bir yazıya üç yorum; ne yapalım duygusal bir balıkım ben:) Ve dalıp gittim mi böyle oluyor. Şunu diyecektim bir de; çalıştığım yere gelen hastalar ki İzmir'in en popüler tahlil yaptırma yeridir, hep şunu söylerler: "hastane hastane gezdik iyi olmadık bir de buraya git dediler" İyi de biz sadece tahlil yapıyoruz!.. Bunu anlatamazsınız bir türlü ve elde karne, bir kaç yerde birden yapılan çoğu da gereksiz olabilen tahliller nedeniyle, gerçek hastaların ödenekleri bitiverir. Ve sosyal devlet! En çok vergiyi öde sonra belki de en az yararlan. Korkarım bu aile hekimliği yaygınlaştıkça her şey daha da olumsuz olacak, kimse farkında değil. Bazen bir hekim olarak gereksiz tahlil yaptırdığını düşündüğüm hastalara söylediğim bir cümleyle noktalayayım yorumumu: "Eğer gerek varsa bu devlet sizin için milyarları harcasın ama gerekmiyorsa, bir kuruşu bile harcamasın!" Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 09.04.2008 16:21
Cevap :
Tahliller konusunda yerden göğe kadar haklısınız. Akıllarına geldikçe acaba şekerim var mı, kollestrol çıkar mı bende deyip a'dan z'ye tahlil yaptıranları çok gördüm. Ama bunlardan farkım var benim. Elimdeki heyet raporu ve gördüğüm tedavi farkımı ortaya koyuyor. Ben bunca yıl devlete hizmet ettiğime göre, hizmet alma sırası bende. Teşekkürler katkınız için, sevgilerimle...  09.04.2008 18:24
 

Yüze yakın dersem, beni anlayacağınızı biliyorum. Ben genellikle bir günce arkadaşımın yazılarını okuyacaksam, tanımak ve sonrasında okuyup okumamaya karar vermek için ilk yazısından itibaren okurum. bU yüzden başlayamadım zaten yazılarınızı okumaya, sayıları fena değildi hani:) Sizi kaydetmeye ise ilk yazınızda karar verdim aslında ama diğer yazılarınızı da okuyacağım. Sonra; bilemem hepsini takip edebilir miyim:) Siz benden sonra kaydolmuşsunuz; hoş geldiniz günce sayfalarına. Kendi renginizi uzun yıllar tüm canlılığıyla sürdürebilmenizi diliyorum; hem bu sayfalarda hem kendi ailenizle. Sonsuz sevgiler size, yeşilden yansıyan mavilerle. (Aslında klasik veda cümlem; "sevgiler, maviyle"dir ya ormanımızdan sonra ve "uçağımız" nedeniyle, "sevgiler yeşilden yansıyan mavilerle" oldu)

derinmavi.. 
 09.04.2008 16:12
Cevap :
Sizi elbette anlıyorum. Hoşgeldiniz sayfalarıma.  09.04.2008 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 1164
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 1629
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden. Eşim ve iki kızımla birlikte İzmir’de yaşıyoruz. Yazmak, oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster