Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '19

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
43
 

Sosyal Medya ve Türkçe

"SOSYAL MEDYANIN TÜRKÇE ÜZERİNDEKİ ETKİSİ”

 “SOSYAL MEDYA NEDİR?”
Sosyal medya, kullanıcısının kendi yarattığı anlık duygu, düşünce, fotoğraf ve yorum paylaşılabilen ve yirmi birinci yüzyılda aktif olarak kullanılan bir paylaşım alanının adıdır.

SOSYAL MEDYA VE TÜRKÇE’NİN İNCELENMESİ
İletişim araçları geçmişten günümüze kadar hızla ve değişerek bugünlere kadar gelmiştir.  Telgraf, telefon, radyo ve televizyonun hayatımıza girmesi ile başlayan bu değişim rüzgârı son yıllarda internetin ve sosyal medyanın yaygın kullanımıyla da büyük ölçüde şekillenmiştir.

Sosyal medya, kendi kullanıcısını kendisinin yarattığı ve kendine özgü oluşturulan diliyle giderek artan bir kullanıcıya sahiptir.  Özellikle gençlerin, kendilerini özgürce ifade edebildikleri, hızlı haberleşmeyi sağlayan, anlık fotoğraf paylaşımı yapılan ve dünyanın her yerine bir an da ulaşabilen bir haberleşme alanıdır.

Günümüzde sosyal medyanın yaygın kullanımı sebebiyle dilimizde(Türkçe) büyük ölçüde etkilenmiştir. Sosyal medyadaki yapılan yazım yanlışları, kullanılan yanlış noktalama işaretleri, duyguları ifade etmek için kullanılan çeşitli semboller, sözcüklerden sesli harflerin çıkarımı, sadece 140 harfe sığdırılan hayatlar üzerine kurulu bir dil oluşturulmuştur. Ve bunu okuyan, yorumlayan ve bu yanlış dil kullanımını özümseyerek, doğru kabul eden yeni bir nesil yaratılmıştır. Türkçe’ de ki bu dil değişmeleri, sesler, sözcük anlamları, kullanım  şartları, söz dizim kuralları olmak üzere dilin her kademesinde ve günlük yaşam alanında da bozularak görülmektedir.

İnternette yaygın olarak kullanılan Türkçe’ nin bir gramer düzeni ve kuralları yoktur. Sosyal medya, kendi yeni dilini, kendine özgü kurallarla, kendisi yeniden yaratmıştır. “Bu yeni dil,  İngilizce’ deki kısaltmalarla benzerlik göstermektedir. Sanal ortamdaki bu yeni dile Zekeriya Batur ve Tülin Avşar “Sanalca” adını vermiştir. “

Türkçeye bir başka açıdan verilen zarar da duyguları kısa yoldan ifade etmek amacı ile kullanılan çeşitli animasyon ifadelerdir. Herhangi bir duyguyu ifade ederken artık üzülmek, sevinmek, hüzünlenmek gibi kavramların yerine çeşitli emojilerin yaygın bir şekilde kullanılmasıdır.

Dil, kültürün devamını sağlayan, hem özenle korunması hem de gelişmesi için çaba harcanması gereken oldukça hassas bir konudur. Dilin bozulması ile birlikte kültür de bu durumdan etkilenmiştir.

Bir toplumu yok etmenin en kolay yollarından birisi öncelikle o toplumun dilini katletmektir. Ülkemizde dükkân isimlerinden tutun da, çocuklara verilen isimlere ve günlük hayatta kullandığımız kıyafetlerin üzerindeki yazılara kadar hepsi; adeta Türkçe’nin bozulmasına hizmet etmektedir. İnternet, hızlı, kolay ve kısa sürede çok kişiye ulaşabildiği için, internette yaratılan bu ortak dil, tüm bunları bir dil erozyonuna dönüştürmesi ile birlikte Türkçeye büyük oranda zarar vermektedir.

Peki! Sosyal medyayı hiç mi kullanmayacağız? Elbette ki hayır! Hızla değişen çağa ayak uydurabilmek için; elbette teknolojinin bizlere getirdiği yeniliklerden faydalanmalıyız. Hatta bazen zaman kazanmak adına emojileri dahi kullanabiliriz. Fakat bunu yazı diline taşıyarak yapmamalıyız. Günlük konuşma dilimize ve günlük hayatımızın içerisinde bu bozulmalar, fazla yer etmeden doğru Türkçe kullanımı ile yapmak zorundayız.

Sosyal medya sanal bir alemdir. Bu sebeple yüz yüze konuşmalarımızda doğru ve etkili cümleler kurmayı tercih etmeliyiz. Bunu yapmadığımızda yazı dili ve sözcük yapısı bozulacağı için dilimize yerleşen sözcükler bir çığa dönüşecek ve dil kirlenmesine sebep olacaktır. Bu sebeple dilimizi doğru kullanmak oldukça önemlidir. Sosyal medyanın dilimizi yanlış yönlendirmesine izin vermemeliyiz.

Türkçenin doğru kullanımını artırabilmek için ve dilimize sahip çıkabilmek adına; ilk önce eğitim kurumlarımızın ve kitle iletişim araçlarının üzerindeki dil kullanımını kontrol edebilmeliyiz.  Sadece bunlarla da değil başta aile olmak üzere; öğretmenlerimize ve toplumun her kademesindeki tüm kişilere Türkçe dilinin önemini anlatarak ve dilin doğru kullanımın yaygınlaşması için mücadele vermemiz gerekmektedir. Ve bu konuda örnek teşkil edecek düzeyde bireyler yetiştirmeliyiz.

Bir ülkede bir dil kirleniyorsa, aynı zamanda orada bir kültür emperyalizmi yaşanıyor demektir. Ve bir toplumu yok etmenin en kolay yollarından birisi de ilk önce o ülkenin dilini bozmaktır.

İngiliz asıllı yazar George Orwell’in  “1984” adlı romanını incelediğimizde roman bize aslında bir takım ipuçları sunmaktadır:  “ Bir toplumun nasıl yok edildiğini eleştirel bir şekilde anlatarak, sisteme itaat eden bireyler yetiştirmek için, nasıl yeni bir dil oluşturulduğunu,  kullanılan fiil sayısının azaltılışını, eş  anlamlı kelimelerin sözlükten çıkartılmasını, dil ve tarihin bilinçli bir  şekilde yok edilmesine değinmiştir. Bu inceleme bile sosyal medyanın dili ve dil sayesinde insanları nasıl esir aldığını göstermektedir.

Oktay Sinanoğlu :“ Kendi dilinde düşünemeyen, her an dolaylı da olsa kendi dil ve kültürünün değersiz olduğunu kendisine telkin edilen çocukta kimlik, benlik, haysiyet duyguları nasıl gelişebilir?” sorularına cevap arayarak Türkçe’nin önemine vurgu yapmıştır. (Bye Bye Türkçe, sayfa 14)

Gazi Mustafa Kemal’in Türkçe dili üzerindeki söylemlerinden birkaçı şunlardır:
“Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyadaki en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Biz de Türk dili, Türk milleti için mukaddes bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz hadiseler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, velhasıl bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”

“Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

Bu konuda yine en güzel görüşlerden birisi yazar ve şair Ziya Gökalp’in şiirinde de görülmektedir:
“En güzel dil Türkçe bize,
Başka dil gece bize,
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize.”


Bizler de bu tehlikenin, bu dil kirlenmesinin çok ciddi bir tehlike olduğunun farkında olarak topyekûn dilin kirletilmemesi için mücadele etmeliyiz. Ve yarınlarda var olabilmek için Türk diline gereken önemi verip, ona sahip çıkmalıyız. Yoksa dilimiz sosyal medyanın etkisiyle her geçen gün daha fazla kirlenerek, yok olmaya mahkûm kalacaktır.

Unutmayalım ki Türkçe çok eski çağlardan beri kullanılagelmiş bir dildir. Hatta Unesco’nun dünyada yaygın olarak kullanılan ilk 10 dil sıralamasında da 5.ci sırada yer almaktadır. Dilimizi katletmeden onu koruyabilmek her vatandaşın sosyal sorumluluğudur.

Sosyal medyanın da etkisiyle birlikte duygularımızı doğru ifade etmek için, doğru Türkçe kullanımını yaygınlaştırarak, yaşamımızın her alanına doğru Türkçe kullanımını yerleştirerek, dilimizi yok olmaktan kurtarabiliriz.

Bunu yapmazsak ya da yapamazsak eğer;  içi boşaltılmış cümleler, samimiyeti olmayan emojiler, anlamsız söz dizimi,  hızla yer değiştirmiş olan sözcüklerin gölgesinde sahte, sanal bir dünyada yaşamak zorunda kalırız. Ve giderek birbiriyle doğru iletişim kuramayan insanlara dönüşürüz. Bu da yanlış anlaşılmaların doğmasına sebep olur.  Ardında toplumda bir arada yaşayan insanların, yani toplumun bir kaosa sürüklenmesi de kaçınılmaz olur. Yanlış cümlelerin üzerine binip gidenler, birbirini hep yanlış anlayıp, yanlış ifade eden bireylere dönüşür.  Bu durum da bireysel yalnızlıklara sürüklenen, kimsenin birbirini doğru bir şekilde anlamayan, kendini ifade edemeyen bir ülkenin vatandaşları oluruz.  Bunun olmaması için dilimizi öncelikle sosyal medyadan başlayarak doğru kullanmaya ve bu doğru kullanımı yaşamımızın her alanına yerleştirmeliyiz.

Sonuç:
Bu yazıda : “Sosyal Medyanın Türkçe ’ye Etkisi” detaylı bir şekilde incelenmiştir. Sonuç olarak, dilin hızla kirlenmesi ve bu kirlenmeye sebep olan en büyük etkenin sosyal medya olduğu kanısına varılmıştır.  Bu sebeple, sosyal medyanın doğru ve düzgün olarak kullanılmasının son derece önemli olduğu vurgulanmıştır.
 

  • KAYNAKÇA:
  •  
  • ·        Yeni Medyada Dil Kullanımı, Fırat Üniversitesi  İletişim Fakültesi Medya ve Etik Sempozyumu Bildiriler Kitabı. Ankara: Karınca Yayıncılık. Evcen, Y.(1999)
  •  
  • ·        Dil Bir Ulusun En Güçlü Silahıdır. Radyo ve Televizyon Yayınlarında Türk Dilinin Kullanımı Tebliğler Kitabı. Ankara: TRT Yayınları
  •  
  • ·        Dil Kirlenmesi: Türkçe’ de Yabancı Sözcüklerin Kullanımı. Cogito Dergisi, Sayı:2. Dolgun,(2005).
  •  
  • ·        Ziya Gökalp Şiir Antolojisi “Güzel Dil Türkçe Bize”
  •  
  • ·        Oktay Sinanoğlu – Bye Bye Türkçe
  •  
  • ·        George Orwel - 1984

 

Cennet Güvenç

 

Dr Atanur Yıldız bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 441
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

Aylak  Madam. Felsefezede. İdealist bir öğretmen. Edebiyat, kitap okumak, film izlemek ve güzel y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster