Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
88
 

Struma, gariban bir gemi

Struma, gariban bir gemi
 

Almanya'da Hitler iktidara gelmesi Yahudiler için cehennemin başlangıcı olmuştur.
Hitler, Yahudilere karşı güttüğü kini iktidara gelmesiyle devletin bir politikası haline getirdi.
Hitler, Almanya'da ve Almanya'ya yakın Avrupa şehirlerinde yaşayan Yahudileri, 'Getto' denilen toplama kamplarına toplatmış, bu kamplarda zullümler, aşağılamalar, ağır işlerde çalıştırılmalar, gaz odalarında öldürülmeler ve toplu katliamlarla milyonlarca Yahudiyi öldürmüştür.  Tabii Yahudilerin yanında Çingeneler, engelliler ve eşcinseller de zulümden payını almıştır.
 
Hitler'in bu zulmü 1939-1945 tarihleri arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı'yla iyice palazlanmış, sadece Almanya'daki Yahudilerle kalmayıp Polonya-İtalya-Fransa-Çekoslavakya-Avusturya-Romanya Yahudilerine de sıçramıştır.
 
Hitler vahşetine dayanamayan Romanya'da yaşayan Yahudiler'in bir kısmı kendine bir gemi tutup bu gemiyle Filistin'e hicret edip güvenliğe ulaşmayı ister.
Struma adında bir gemi tutarlar kendilerine, geminin 790 yolcusu, 10 kişilikte mürettebatı vardır. Tarih 1941'in son aylarını göstermektedir.
 
Struma, İstanbul yakınlarında arızalanır, yoluna devam edemez. Arızası giderilemeyen geminin Filistin'e ulaşması imkansızdır. Struma'nın yolcuları Türkiye'ye sığınma talep eder. Bu talebi duyan Almanya, Türkiye'yi hemen uyarır: Yahudi sığınmacıları ülkenize almayın!'
Almanya'ya karşı taraf olmak ve savaşa girmek istemeyen Türkiye, Almanya'nın uyarısını dinler ve Struma'daki mazlumların talebine kulaklarını kapatır.
 
Struma'daki mazlumlar yalnızdır, kimsesizdir, çaresizdir, Tanrı bile onları görmezden gelir.
 
İstanbul yakınlarında bekleyen Struma, tam 9 hafta çaresizce bekler. Struma'nın yüzlerce yolcusu 9 hafta boyunca bir mahkum gibi acı, hüzün ve korku içerisinde bekler. Aç kalır, açıkta kalır. 
 
Tarih 24 Şubat 1942 olmuştur, yani Struma'nın çaresiz bekleyişi dokuzuncu haftasını doldurmuştur..
Gemide büyük bir patlama olur ve gemi batar.
103'ü çocuk olmak üzere tam 768 kişi hayatını kaybeder.
Struma, Sovyet Rusya'nın bir torpidosu tarafından torpillenmiş ve batırılmıştır.
 
Ne hazin bir olay!...
Düşünün, bir şerefsiz zulmüyle kovalıyor insanları, bir şerefsiz kulaklarını tıkayıp üç maymunu oynuyor, bir şerefsiz de gelip batırıyor.
En büyük teröristin devlet olduğuna en güzel kanıt değil midir Struma faciası?
 
Struma faciasından sonra dönemin başbakanı Refik Saydam "Türkiye başkaları tarafından arzu edilmeyen insanlara mekan olamaz." demiştir.
 
*
 
Struma gemisinin hazin hikâyesini roman tadında okumak isteyenlere Zülfü Livaneli'nin 'Serenad' adlı romanı önerilir.
 
-Mustafa Yıldırım - 09.12.2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir solukta okunabilecek bir romandı.uzun süre etkisinde kalmıştım. hatırlattığınız için teşekkürler.

bahargüneşi 
 09.12.2014 22:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 651
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster