Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
34
 

SU, ATEŞ VE İNSAN (Analiz)

Bu analiz sırasıyla;

Enbiyâ 30, Vâkıa 68,69,70,71,72, Câsiye 13, Neml 73, Lokmân 20, Bakara 29, Câsiye 3,4, Kehf 100-101, Vâkıa 82, Mü'min 81, Fussilet 53, Rahmân 13-16-18-21-23-25-28-30-32-34-36-38-40-42-45-47-49-51-53-55-57-59-61-63-65-67-69-71-73-75-77, İbrâhîm 34, Nahl 18, Nahl 53, Rûm 41,42, Hac 77, Âl-i İmrân 57, Şûrâ 23, Sebe' 11

Ayetlerinden ilham alınarak hazırlanmıştır…

SU VE ATEŞİN İNSAN DOĞASINDAKİ BÜYÜK ÖNEMİ

H+ iyonu ve OH- iyonu gaz haldedir. H+ iyonu ile OH- iyonunun nötralleşme tepkimesi ile su oluşur. Bu şekilde su sıvı haldedir. Aynı zamanda katı ve gaz halde de bulunabilir. H+ iyonu ve OH- iyonunun birleşerek su moleküllerini oluşturabilmesi için yoğunlaşmaya maruz kalması gerekir. Su, yanıcı hidrojen ve yakıcı oksijen atomlarına sahiptir. Oksijen ve hidrojen çok tehlikeli olmasına rağmen hayatın devamlılığı için gereklidir. 

Su, belirli sıcaklık veya standart atmosferik etkisi altında gaz hale dönüşebilir. Bu durumda buhar ve nem de oluşabilir. Fiziksel duruma göre buhar sağlık için ciddi tehdit oluşturabilirken insan sağlığı için faydalı da olabilmektedir. Örneğin eski tarihlerde buharlı makinalardan çıkan buhar ile halen günümüzde kullandığımız demlikte kaynayan sudan oluşan buhar, demliğin su dökme haznesinden çıkarken çok sıcaktır. Bu şekildeki buhar suyun kaynama noktasından daha sıcaktır ve ciddi yaralanmalara sebep olabilir. Belirli şartlar oluşturulduktan sonra buhar, sağlık için faydalı hale de getirilebilir. Örneğin hamamlarda kullanılan buhar terapi için kullanılırken aynı zamanda iç hastalıkları tedavi etmek içinde kullanılabiliyor.

Yeni yıkanan çamaşırlar kuruması için asıldığında kuruyana kadar çıkan buhar sıcak değil nem haldedir. Bu şekildeki buhar açık havada tehlike oluşturmazken kapalı alanda solunması halinde ciddi sağlık problemleri doğurabilir. Yani buharın tehlikeli olabilmesi sadece yüksek sıcaklığa ulaşması değil, oda sıcaklığında bile ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Su, 100 dereceye ulaştığında kaynama noktasına ulaşır. Bu şekilde yavaş yavaş gaz hele dönüşür. Bu durum buharlaşmadır. Su, çok yüksek sıcaklığa maruz kalırsa örneğin kaynama noktasına kadar ulaşmış çok sıcak bir demir üzerine dökülürse ani buharlaşma meydana gelir. Bu durum ise buhar patlamasıdır. Su, 0 derecenin altına düştüğünde buharlaşmanın tam tersi bir tepkime oluşarak suyun içindeki moleküller gaz haline dönüşmeyerek buharlaşma engellenir ve su bulunduğu sıvı halden katı hale dönüşür. Buz, sıcaklığını koruduğu sürece sıvı hale dönüşmez ancak bazı eritici tuzlara maruz kaldığında sıvı hale dönüşebilir. Buz, sağlık için çok tehlikeli olabilirken aynı zamanda faydalı da olabilmektedir. Örneğin buzlu bir ortamda korunmasız şekilde bir insanın yaşaması mümkün değildir. Fakat bu insanın yiyeceğini uzun süre koruması için buza ihtiyacı vardır. Buz içinde canlı yaşaması çok düşük bir olasılıktır.

Tüm canlıların temeli suya dayanır.

Su hayat verebilirken hayatı sonlandırabilecek özelliği de sahiptir. İnsanlık eski tarihlerden günümüze kadar su kenarlarında hayat kaynakları aramıştır. Çeşitli tohumlardan bitki ve sebze yetiştirebilmek aynı zamanda besici hayvanlarını beslemek için suya yakın yerleri tercih etmişlerdir. Fakat su bazı durumlarda bir şehri yok edebilecek kadar tehlikeli olabiliyor. Nehirlerin, denizlerin ve okyanusların taşması sonucunda su çok güçlü bir basınç ile insanların yerleşim alanlarına ve doğal alanlara ciddi zararlar verebilmektedir. Buharlı makinadan çıkan buhar, elektrik santrallerinde barajlardan akıtılan su, nehirlerin, denizlerin ve okyanusların taşması sonucunda oluşan basıncın; suyun ne kadar güçlü bir madde olduğunu kanıtlayan örneklerdendir. Su, nasıl ki çok tehlikeli yanıcı hidrojen ve yakıcı oksijenden oluşuyor ise, H+ ve OH- iyonundan sonra sıvı (buhar) hale gelmesi sonucunda da tehlikeli olabiliyor. Ama bu tehlike hayatın devamlılığı için tehdit oluşturmuyor. Tüm canlılar sudan yaratılmıştır. Hayatın devamlılığı için yine suya ihtiyaçları vardır. Fakat su, doğal ya da belirli müdahaleler yapılarak tüm hayatı sonlandırabilecek güce de ulaşabilmektedir.

Yukarıdaki örneklerde suyun hem faydaları hem de zararlarına yer verilmiştir.

Büyük Okyanus'un kuzey doğusunda yer alan Cana'nın da kıyısı bulunan Alaska Körfezi'nde tuzlu su ve tatlı suyun karışmadığı bilinen bir gerçek. Bu iki farklı suyun tamamen birbirine karışmaması gibi bir durum söz konusu değil. Tuzlu su ve tatlı suda bulunan minarelerin birbirine karışması zaman almaktadır. Tuzlu suda bulunan minareller tatlı suya karışarak hayat için gerekli olan minarelleri tatlı su yardımıyla bitkilere taşır. Bu bitkiler ile beslenen canlılar vücutlarına gerekli olan vitaminleri doğal yollarla alırlar. Bu iki denizin karışmaması hayatın devamlılığı için bir mucize olduğu gibi; şayet bu iki deniz ani bir şekilde birbirine karışsaydı ve tatlı suyun tamamı tuzlu olsaydı yaşam dengesi bozulurdu.

Suyun normal atmosferik ve belirli sıcaklığa maruz kalmasından sonra meydana getirdiği buhar sıcak ya da soğuk olmakla birlikte moleküllerine ayrılmasına rağmen yanıcı özelliği yoktur. Suyun yanıcı olabilmesi için elektroliz yöntemiyle atomlarına ayrılması gerekir. Bu yöntemle elde edilen hidrojen ve oksijen atomları buhar değil ancak buhar gibi gaz formundadır. Su, buharlaşıp gaz haline gelse bile element değildir. Elektroliz yöntemiyle atomlarına ayrılması sonucunda elde edilen hidrojen ve oksijen elementtir. Hidrojen yanıcı olmakla birlikte patlayıcıdır. Oksijen ise yakıcı yani yanmayı arttırır.

Santrallerde su basıncından faydalanılarak elektrik enerjisi elde edilir. Su, elde edilen elektrik kullanılarak elektroliz yöntemiyle hidrojen ve oksijen atomlarına ayrıştırılabilir; bu sayede ateş enerjisinden de faydalanılabilir. Ateş, diğer başka teknikler kullanılarakta elde edilebilir ancak bu analiz su üzerinden yapıldığı için ateş örneği genelleme yapılacaktır.

Su ve ateş;

Bu ikili hayatın vazgeçilmez ana kaynağıdır.

İnsan araç ve gereçlerin neredeyse tamamı ateş ve su kullanılarak yapılır. Evlerimizde kullandığımız eşyaların birçoğu ateş ve su enerjisinden faydalanılarak üretilir. Bu eşyaların üretiminde kullanılan makinalar bile ateş ve su kullanılarak üretilmiştir.  Mutfağımızda hazırladığımız yemeği de ateş ve su kullanarak pişiririz. Kullandığımız tencere, tabak, kaşık, çatal v.s; bunlarda ateş ve su aşamasından geçmiştir.

Su ve ateş!

Gerçekten bu ikilinin hayatımız için ne kadar öneme sahip olduğunu bir düşünsek Allah'ın bizim için önümüze ne kadar nimet serdiğini aynı zamanda o kadar az şükrettiğimizin de idrakına varmış oluruz. İnsan ya duası kabul olduğunda şükreder ya da kalbi tasdiklemediği halde düşünmeden diliyle gelişi güzel şükreder. Allah'ın su ve ateşten bize öğrettiği ilim kitaplara sığdırılamayacak kadar geniştir. Aslında ilim sahibi olduğumuzun farkında değiliz. Yalnızca atomları düşünsek ve atomlardan meydana gelen maddeleri sıra sıra, liste liste dizsek Allah'ın bize öğrettiği ilmin farkına varmış oluruz. Allah insana bilmediklerini öğretmiştir/öğretir. Ancak düşünmeyi bilmiyoruz. Gören gözlerimizle bakmıyoruz. Sonra aklımızı kullanmıyoruz.

İnsan düşünen bir varlıktır. Tasarlayan, icat eden ve buluş yapan. Ya zararlı ya da faydalı. Yine de biz Allah'ın yasakladığı şeytani tarafı değil, melaike tarafını tercih etmeliyiz. Su ve ateşi yararlı kullanacağımız gibi zararlı hale de getirebiliriz.

Yaşam için ve üretim için su ve ateş kontrollü kullanılmadığından dolayı karada ve denizdeki yaratılış algoritması değişmiştir. Su ve ateş enerjisinden ilham alarak ürettiğimiz araç ve gereçleri öldürücü veya yaşatıcı şekilde kullanabiliyoruz. Nasıl ki suyun atomları çok tehlikeli iken aynı zamanda faydalı olabiliyor ise, su ve ateşten ürettiğimiz araç ve gereçleri de aynı şekilde hem tehlikeli hem de faydalı kullanabilmekteyiz. Örneğin ateşli silahlarda kullanılan mermi bakır ve kurşundan üretilir. Bu şekilde öldürücüdür. Merminin içindeki kurşun hastanelerde radyasyon saçan cihazların bulunduğu odalarda yalıtım için kullanılıyor. Aynı zamanda akülerde de kullanılıyor. Merminin dışını saran bakır, elektrik elektronik eşya üretiminde kullanılabiliyorken örneğin bakır tencere yapımında da kullanılabiliyor. Bu örneklerin sayısı giderek artabilir.

Su ve ateşten elde ettiğimiz araç ve gereçleri dengesiz kullandığımız için doğadaki doğal düzen bozulmuştur. Bu bozulma hem fayda sağlamıştır hem de zarar sağlamıştır. Ancak insan bu iki nimeti dengeli kullanmayı halen öğrenememiştir.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 35
Kayıt tarihi
: 24.07.20
 
 

Alfabelerin Sırrı & Gunexmaa Şifreleme Teknikleri adlı kitabım ile Gunexmaa Kriptografi Algoritması..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster