Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '10

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
2165
 

Suçlu kim?

Suçlu kim?
 

Motorlu taşıtlar vergisinin, ikinci taksitini ödeme zamanı geldi.
Ödemeyi hep internet vergi dairesinden (www.gib.gov.tr) yaparım. Vergimi ödemek için sorgulama sayfasını açtığımda plakama yazılmış bir ceza olduğunu gördüm.

Mayıs 2008 tarihinde kesilen cezanın tutarı: 55 TL
İnternette gözüken tebliği tarihi: Haziran 2008.
Haziran 2008’den bugüne biriken gecikme faizi: 66 TL
Toplam ceza tutarı: 55 + 66 = 121 TL
Tahakkuk fişinin sisteme girildiği tarih: Haziran 2010.

Sistemde “Tebliğ edildi” olarak yazan ceza tutanağı bana bildirilmedi.
Neymiş bu ceza diye sanal âlemden edindiğim bilgilerle düştüm cezanın peşine…

İlk olarak vergi dairesine danıştım. Tebliğ edildi olarak gözüküyorsa, mutlaka teslim alan biri olmuştur, dediler. Eğer adres değişikliği yapmadıysanız, ceza tutanağını sizin adınıza muhtar almıştır, muhtarlığa danışın, dediler.

Muhtarlığa gittim. Muhtar, 2008 yılında görev yapan eski muhtarın almış olabileceğini söyledi. Ben de eğer öyleyse niçin bana haber verilmediğini sordum. Muhtarın görevi ceza makbuzunu almakmış. Postacının kapıma, etiket gibi yapıştırmalı bir kâğıt ile not bırakmış olması gerektiğini söyledi, ancak böyle bir not da bırakılmamıştı. Ceza tutanağını üç ay süre ile muhtarlıkta tutup, sonrasında çöpe attıklarını söyledi.
Ancak vergi dairesi bu cezayı çöpe atmıyor, iki yıl içinde cezadan daha fazla faiz oluşmuş, dedim. Muhtarın görevi sadece ikametgâh, nüfus cüzdanı sureti vs belgeleri imzalayıp vermek mi, diye sordum. Zaten otomasyon sistemi ve çok basit bir programla bunları verebiliyorlar. Bir mahalle muhtarının, bu tarz önemli evrakları ilgili kişiye bildirmesi görevlerinin başında gelmez mi, dedim. Muhtarın cevabı beni şaşırtmadı; "Görevimiz değil".

Gittiğim ikinci adresten de elim boş döndüm.
Kafamdaki 5N1K devam ediyordu;
Ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve en önemlisi kim bu cezayı işledi?

Sorgulama sayfasında, cezayı ben işlemiş gözüksem de, benim esas cevabını aradığım soru şuydu;
“Kim bu cezayı işledi?”

Vergi dairesi otomasyon sisteminin nasıl çalıştığını biliyorum. Maliye Bakanlığı’nda, bir yıl otomasyon sistemini yapan şirkette çalışmıştım. O zamandan hatırladığım bir şey vardı. Plakaya yazılan cezalarda hata olabiliyordu. Cezayı yazan trafik memuru, plakayı yazarken hata yapabiliyordu ya da trafik memurunun yazdığı plakayı, sisteme aktaran memurdan da kaynaklanabiliyordu hata.
2008 yılında karşılığı 55 TL olan para cezalarına baktım. Bu cezaları işleme ihtimalim %0.
İşleme ihtimalim olan bir ceza olsaydı, araştırmayı bırakıp, direk ödeyecektim ancak ilgili cezalardan hiçbirini işlediğimi düşünmediğim için ceza makbuzumu araştırmaya devam ettim.

Üçüncü adres, Yeğenbey Vergi Dairesi. 2008 tarihli bir ceza olduğu için Tahakkuk fişi artık Yeğenbey’den çıkmış.
Bende kalan son sabır kırıntısıyla, sadece ve sadece ceza neymiş ve kime tebliğ edilmiş, bunu öğrenmem mümkün mü, diye sordum. Ancak sonuç yine olumsuz, Cebeci’deki trafik amirliğinden öğrenebilirmişim. Sonrasında, eğer hatalı yazılmış bir ceza ise mahkemeye başvurmam gerekirmiş.

Benden bu kadar…

Bunca eziyet sonunda, ceza neymiş onu bile öğrenemeden, elimde kocaman bir sıfırla kalakaldığıma göre, mahkeme sürecini takip edecek güç bulamadım kendimde.
Pes ettim.

Düştüm mapus damlarına öğüt veren çok olur,
Toplasam o öğütleri burdan köye yol olur.
Muhtar, vergi dairesi, trafik bölge müdürlüğü dar günümde el olur,
Namus belasına kardaş ödediğimiz ceza bizim.

Diye türkümü söyleye söyleye ne ceza işlediğimi bile bilemeden ödemeyi yaptım.

Şimdi soruyum ey dostlar suçlu kim?
— Ceza tutanağının muhtarlığa bırakıldığını, kapıma yapıştırmalı bir kâğıtla haber vermeyen postacı mı?
— Üç ay boyunca elinde ceza tutanağımı tutan ama görevi olmadığı(!) için haber vermeyen muhtar mı?
— Cezayı vaktinde internet vergi dairesine işleyen bir sistem olmuş olsaydı, bu kadar faiz birikmeden erken vakitte internet vergi dairesinden görüp, gerekli işlemleri yapardım. Suçlu, 2008’de oluşturulan tahakkuk fişinin sisteme girişini 2010 yılında yapan vergi dairesi mi?
— Yoksa esas suçlu,
kendisine ait olmadığından %99 emin olan ama mahkeme kapılarında hakkını aramaya sabrı ve zamanı olmadığı için pes edip,
zincirleme devam eden yanlış uygulamaların bir halkası olduğum için ben mi?

Suçumu itiraf ediyorum; suçlu benim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:)

Kenan Soyalp 
 28.05.2011 17:18
Cevap :
;)  04.06.2011 1:45
 

bi solukta okudum ve ilk paragrafta anladim sonucun ne olacagini. yanilmamisimda. burdan koye yol olacak o kadar cok sey var ki guzel ulkemde. Mahkemee gitseydin 2 yil surerdi ve cezayi bu sefer 5 misli oderdin. kim dogru kim yanlis. ayirt edebildik mi ki kimin suclu oldugunu bulalim...

udonmez 
 13.07.2010 13:29
Cevap :
Kimse hakkını aramazsa, sonuç hep aynı oluyor. Hepimiz de "kabullenilmiş / öğrenilmiş çaresizlik" i yaşıyoruz. Bizlere bunu öğreten mi, işini doğru yapmayıp bizlere bunu yaşatan mı yoksa hepsini kabul edip boyun eğerek yaşayan bizler mi suçluyuz? Bak işte yazının başına döndüm yine :) Yine bulamadık suçluyu değil mi :) sevgiler Ünsalcım...  14.07.2010 16:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 219
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5733
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

Yılın en uzun gecesinde doğmuşum. Bu yüzden midir bilinmez ruhlarımızın özgür kaldığı geceleri se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster