Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
137
 

Şundan bundan düşünce denemesi

Şundan bundan düşünce denemesi
 

benden


Bir şey her şey ise, her şeyin içindeki bir şey her şeyin dışına çıkmadan her şey olanın bütünlük bilgisini çözemez. Tanrı’nın varlık bilgisi bu yüzden bilimsel somutlukta bilinemez, sadece hissedilir.
***
Başlangıca dönemeyiz; ancak kıyamet denen bitişin ardına erebilirsek, belki o zaman Tanrı ile doğrudan muhabbetimiz olacaktır. Bu yüzden derim ki kıyamete kadar tartışılsa bile Tanrı’nın varlığı ve yokluğu hakkında görünür bir sonuca varılamaz…
***
Her aşk ilişkisi gönül bağlarında bakımlı bir bahçe olmak ister. Eğer gönlümüzde bir aşk bahçesi yeşertip bezemek istiyorsak sevdiğimizin toprağı güneşi ve can suyu olabilmeliyiz...
***
Aşkın sevgi bahçesi bakım ister; taze baharla şenlik ister. Bu yüzden aşkı gönül bahçesinde ağırlamak isteyen hep sevgi tohumları ekmeli ve nefret otlarını ayıklamalı.
***
Aşkın mutlu edici büyüsünü canlı tutmak için onun nazlarını ve piyazlarını anlamalı ve ara sıra aşkın kendine özgü sadece iki kişilik paylaşım bencilliğini onurlandırmalı. Eğer sizi mutlu canlar yapan ikinin bir oluşuna erdirmişse, aşkın bencilliği sorgulanmaz...
***
Eğer kaç zamandır âşık olduğunuzu unuttuysanız, aşkınızı zamana küpe yapın...
***
Âşık olduysanız eğer kendinizi bilinir yapın ki aşk çiçeğiniz görkemli açsın; sakın onu sevgiyle sarıp saygıyla koklamayı ihmal etmeyin...
***
Hâlâ âşık olma umudunda bekleyenlerdenseniz, telaşlanmayın, koşuşturmayın, fakat biraz kımıldayıp yaşamı güzelleştirmeye çalışın. Yaşam yollarınızı şefkat ve sevgiyle bezeyerek yürüyün ki, gönlünüzde ağırladığınız aşkın memnuniyeti ölçüsünde uygun bir insanla tanışma fırsatınız olsun...
***
"Masal bu ya!" deyip de geçmeyin. Masalın kendisi hayalden bile gerçek dışı olsa da, masalın içine saklanan bir gerçek okuyanın ve dinleyenin hayali olmak ister.
***
Kimse âşık olduğu birine aşkını tanıtamaz; sadece kendini tanıtabilir. Tanışıklık sırasında aşkın varlığı karşı tarafta ya hissedilir ya hissedilmez; karşı hisler gönül evinde saygıyla ağırlanmalıdır. Aşka aşk ile eşlik etmek her gönlün kendi iradesi olduğunda aşk gerçek kimliğini bulur.
***
“Gözler yalan söylemez”. Tabi ki aşkın kalbiyle bakılıyorsa; ancak intikamın kalbiyle bakan gözlerin yalanı aşkı bile kandırabilir.
***
“Gözler kalbin aynasıdır”. Tabi ki gözler aşkın aynası olmuşsa; ancak intikam ateşiyle yanan bir kalp gözleri sırlayıp aşkın aynası sandırabilir.
***
Alzheimer: (zamanı kaybettiren hastalık)
Alzheimer, sevildiğini unutturduğu için insanı sevdiğine hasret bırakan bir hastalıktır. Allah kimsenin sevdiği insanı Alzheimer yapmasın. Alzheimer olandan çok Alzheimer olanın sevenleri çeker bu hastalığın umutsuz hasretlik acısını. Sevdiğimiz insan maddi olarak karşımızdadır, fakat geçmişin ve geleceğin bilgisi olarak ne kendisi ne biz varızdır artık. Alzheimer, geçmişin ve geleceğin bir olduğu, yani zamanın hafızasını yitirdiği sürekli anlık varoluşa kapanan bir zaman kimliğidir sanki...
***
Hz. İsa tarafından havarisi Thomas'a bizzat yazdırdığı rivayet edilen Thomas İncil'i 1945 yılında Yukarı Mısır Nag Hammadi bölgesinde köylüler tarafından antik mezarlık olan bir kaya oyuğunda bakır levhaya sarılı 12 el yazması hâlinde, bir testinin içinde bulunmuştur. Hz. İsa zamanında konuşulan Aramaic dilinde yazılı bu belgeler Vatikan tarafından İncil aslı olarak kabul görmedi.
 
Buluntu Thomas İncili'nden dünyalık felsefeme uyarladığım iki söz incisi:
 
1-* “Bütünü algılayan kimse kendisinden mahrum ise, bütünden de mahrumdur” Ben bu özdeyişten bir erdemlik algısı kaptım: ‘benlik bilincini her şeyin üstüne özgürlük tacı yapamayan her şeyi bilse de asla bütüne eremez’, dedim.
 
2-* “Arayınız bulacaksınız. İkiyi bir yapınca insanoğlu olursunuz ve eğer derseniz: ‘uzaklaş ey dağ!’, dağ uzaklaşacaktır”. (Birbirimize yakınlaşmayı istemeliyiz. Tabi ki yaklaş ey dağ" diyince dağ yaklaşmaz, fakat bizi dağa tırmandıracak yol zihnimizde görünür olur; Bence bu yol birlik olma, yani ‘aklın yolu birdir’ özdeyişindeki akıl birliği manasına getirdiğim "ikiyi bir yap" öğüdüyle burada gösterilmiş oluyor. İkiyi bir yapabilen, yani birlikte paylaşabilen kişi insan olmanın en zorlu dağını aşmıştır)
 
Halil Cibran şöyle der: "Gerçek bilge sizi kendi bilgelik evine davet etmez; sadece evinin eşiğine kadar size rehberlik eder" Çünkü eşikten içeri mana herkesin kendi benliğidir…
 
İsa’nın bana söylediği de şudur: “Gerçeğin kralını arayacaksın ve gerçek olmakla kurtulacaksın. Cennetin krallığı içimizdedir”… Öyleyse ben derim ki, cehennem de kendine kral olamayanın korkusudur.
 
İnfaz tepesine kadar İsa'nın sırtında taşıdığı çarmıhın üstümüzdeki günahı İsa'yı göğe çıkartmakla bağışlanmış değildir; merhametli vicdan adaletini bilincine mühürlemedikçe insan çarmıhın günahından arınmayacaktır...
 
Muharrem Soyek
Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 382
Toplam yorum
: 2803
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1371
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster