Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '20

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
49
 

Susuz Kış

Su: Hayatımız sebebimiz, geçmişimiz, şimdimiz ve geleceğimiz.

Su doğar doğmaz bizi kollarına alan annemiz kadar aşina olsak ta çoğu kez de hayırsız evlat gibi varlığının nimetlerini unutup gittiğimiz. Taaa ki ne zamana kadar? Yavaş yavaş kesintiler başlayıncaya, haberlerde suyu diplere inen barajları, çatlamış toprakları görene kadar. Bunlar son alarm zilleridir oysa.

Olabildiğince bu hale gelmeden önce bu "olmazsa olmazımızın"  tükenip gittiğini anlamalıyız ama doğaya karşı çaresizliğimiz ve fıtratımzın gereği önceden durumun vahametini anlayamıyoruz. 

Pandemi şartlarının da etkisiyle ellerimiz musluklardan hiç çekilmedi. Mutfak evyelerinde su sesi hiç eksilmedi. Tüketimimiz katlanarak aktı. Bitmeyecek sanıyorduk ancak dibi gördük son günlerde.

Bir kaç gündür yağış var ülkenin pek çok yerinde ancak bu konu haftada birkaç yağışla düzelecek gibi değil. Nüfusumuz 5 milyonu geçen mülteci ile birlikte 90 milyona yakın artık.  Çok şiddetli sürekli yağışlar İnşallah bereketi getirir. En iyisi de bu kış güzel kar yağışı olur umarım.

Ancak şu anda alabileceğimiz şahsi ve toplumsal tedbirler en azından kalan suyu daha idareli kullanmamızı, barajların su seviyesinin birazcık ta olsa yükselişine kadar  dayanabilmemizi sağlar.

Buna mecburuz. Keyfiyeti kalmadı bu konunun. Ayrıca mesele şahsi temizlik meselesi de değil. Biliyoruz ki su azalması salgın hastalık riskini  de patlatır. COVİD-19 pandemisi yazık ki azalmadan devam ederken Allah korusun başka bir hastalık salgını madden manen bizi yıkar, kalan son yaşama sevincimizi de alır götürür.

Hepimiz akıllıca önlemler düşünelim ve paylaşalım diğer insanlarla. Bozuk musluklar mutlaka tamir ettirilmeli. (Kuzenim eski bir susuzluk zamanında sifon  haznesine su dolu 1,5  litre pet şişe yerleştirdiğini böylece sifon çekince her defasında daha az su tüketildiğini anlatmıştı). Klasik diş fırçalarken suyun boşa akıp gitmesini engellemek için suyu kapatıp sonra açmak ya da, akar su yerine  bir bardak suyu diş fırçalama amaçlı  kullanmak önlemi de  uygun olabilir. Mutfakta çok sık ellerini yıkayanlar -yağ, et, tavuk, balık vb. yağlı besinlerle uğraşmıyorlarsa elleri için sirkeli ya da çamaşır suyu katkılı bir suya ellerini sokup oğuşturabilirler. Bu küçük leğendeki suyu günden  birkaç kez yenileyebilirler. Çok uzun saçlar her zaman daha fazla su tüketimine yol açtığı ve virüste de pratik olmadığı için  uzun saçlılar saçlarını daha kısa kestirebilirler. . Lavaboya boşa dökeceğiniz maydanoz vb  sebze yıkamada kullanılmış suları çiçeklerinizin dibine dökmek te küçük ama makul bir  çözüm olabilir. Çamaşır, bulaşık, besinlerin temizliği ve kendi şahsi temizliğimiz konularında ne kadar önlem alabilirsek alalım.

Her tedbir önemlidir çünkü her ay faturalarımızdan da görebildiğimiz gibi damlaya damlaya gölleri tüketmekteyiz. Ne kadar tasarruf edebilsek kardır.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster