Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
29
 

Tal - Fedalarım

Tal - Fedalarım
 

Mikhail Nekhemyeviç Tal, nam-ı değer Riga Sihirbazı. 

Litvanyalı Sovyet Satranç ustalarından Tal 50'li ve 60'lı yıllarda en önemli satranç oyuncularından biriydi. Dünya Satranç Şampiyonu olmayı da başaran Tal, 55 yıllık hayatına bir tarih sığdırdı. Doğduğu Riga şehrinden ötürü ona Riga Sihirbazı deniyordu. Bir turnuvada Tal arka arkaya oynadığı 95 oyunu da kaybetmeyerek bir rekora imza atmıştı. Gelelim satranç ve hayat görüşüne.

Tal satranç da olduğu gibi hayatını yaşıyordu. Peki Tal nasıl satranç oynuyordu? Feda! Tal demek feda demek, feda demek Tal demek. Bu efsane bir gazeteciye şöyle demişti. Hayatta iki tip feda vardır, yapılması gereken fedalar ve benimki. Tal’ın hayatı tahtada oynadığından pek farklı değildi. Tal iyi içerdi, sigarası ve alkolü hayatından hiç eksik etmedi. Tal’ın arkadaşları Tal’ın kadınların da kalbini çaldığını söylüyordu. Tal; kadınlar konusunda da çok etkileyiciydi ama zekaya önem veren kadınların, cüzdana değil. Tal şöhretinden ötürü olsa gerek hayatını bu yolda feda etmekten çekinmemişti. Daha 23 yaşında 1960’da dünya şampiyonu olduğu zamanlarda kronik sağlık problemleri baş göstermişti ama Tal bunu pek umursamadı. Tal hayatı istediği gibi yaşıyordu. Tabi Tal’ın Sovyetler Birliğin’de yaşadığını unutmayalım. Dünyaya kapalı bir toplumun küçük azınlığında yaşamını sürdürüyordu ve böyle bir ülkede kahraman gibi görülüyordu. Dünyanın en meşhur olma insanı fırsatını yakalamışken bunun sonuna kadar tadını çıkarıyordu. Herhalde devlet başkanından sonra en kaliteli içkiyi, sigarayı, yemeği ve konforu yaşayan adam Mikhail Tal’dan başkası değildir.

Tal felsefesi şöyle; beyazken bir oyunu beraberlik için oynamak satranca karşı işlenmiş bir suç gibidir. Tal her zaman hatta ünvanını kaybettiği zamanlarda bile satrancı bırakamadı. Bir başka dünya şampiyonu Bobby Fischer gibi o da mutluluk sarhoşlarından biriydi. Hastalığını zerre dikkate almıyordu. Oyunlar da pes etmiyordu, Tal ile oynamının korkutucu yanı buydu. Çünkü Tal elini uzatıp masadan kalkacak arkasını dönüp gidecek biri değildi. Hırslıydı, ağzında sigarası ve kafasında dönen satranç tahtası (bence bu tahta onun dünyasıydı) kazanmanın peşindeydi.

Tal 1959’da Rus Aktirist Salli Landau’yla evlendi ama özgürlüğe düşkün bu zeka evliliğe ancak 11 yıl tahammül edebildi. Ondan sonra evlendiği kişiden de ayrılması fazla uzun sürmemişti. Son evliliğini Angelina Petukhov’la Riga’da yaptı. Aşk veya evlilik Tal’a göre bir şey değildi. Tal dünyayı gezmek, tahtasında yeni yaşamlar keşfetmek peşindeydi. Hayatının zincirlerini fark etmiş bir adamı bir yere daha ne kadar bağlayabilirdiniz ki? Evlilik bile Tal için durma noktası değildi.

Tal’ın oyunlarını incelediğimizde fedanın sadece biri için bir şeyler yapmak olmadığını görüyoruz. Feda demek bir şeyi harcamak değildi bazen bir şeyden vazgeçmekti feda. Bazen durmak ve doğru anı beklemek. Bazen doğruları feda edip yanlışları yapmak ve doğrunun değerini arttırmaktı feda. Tal için böyleydi ve Tal yaşamayı zerre düşünmeden saatlerini feda etti ve Tal bugün hala satrancın şahlarından biri olarak anılmaya devam ediliyor, adına turnuvalar düzenleniyor. İşte Tal’ın son hamlesi, her oyunda hatırlanmak, onu, o olarak anmak. Bence Tal gider ayak ölümü de mat etti. Son büyük rakibini...

Emre Erden 


Özkan Sarı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 199
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 289
Kayıt tarihi
: 16.11.13
 
 

Balkan Göçmeni bir Türk. Silahlı Kuvvetler eski Teğmen, Doğu Akdeniz Üniversitesi - Kıbrıs, Müter..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster