Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
415
 

Tam o an bir yıldız kayıyor...

Tam o an bir yıldız kayıyor...
 

Bir insanın kişisel tarihindeki en dokunaklı şey acıdan kurtulmak için debelenip durduğu o yarı umutlu yarı umutsuz çabalama hali galiba. Kendi kişisel tarihimizin sayfaları ya da çok yakından tanıdığımız birinin sarı tozlu yapraklarına bakınca bu, hep içini acıyor insanın. Artık üzerinden "Vay be... Ne zor günlerdi" diyebileceğimiz kadar bir zaman geçmiş olsa bile yine de yüreğin bir yanına dokunuyor ve hala küçük de olsa acı veriyor.

Şöyle düşünelim: Başa çıkmayacağı kadar büyük bir acı ya da hayalkırıklığı yaşamış bir insan ilk şokunu atlattıktan sonra garip ve vazgeçmiş bir ruh hali içinde buluyor kendini. Çünkü yaşanan ilk şok tıpkı kırık bir kemik gibi ya da bir kurşun yarası. İlk anda acıyı öyle çok çok hissetmiyorsun belki ama zaman geçtikçe ve sen yalnız başına kaldıkça işin kötüsü o yalnızlık içinde düşüncelerini sürekli büyüttükçe acı en zalim haliyle geliyor ve yüreğinin baş köşesine kuruluyor. Sen o saltanatın ne kadar süreceğini ve bu zalim padişahın ne zaman senin kazan kaldırmanla devrileceğini bir türlü kestiremiyorsun. Zaman gelip al aşağı edilecektir edilmesine biliyorsun da kalbindeki o korkak sinmiş yeniçerilerin hep birlikte bir fikir birliği etmesi ve bu zulme "dur" demesinin ne kadar zaman alacağını ya da onları nasıl bir araya toplayacağını bilemiyorsun.

Şimdi böyle birine bakıyorum. Gözleri dolu dolu olmuş değiştirdiklerini anlatıyor. O kederli halini yoksaymak için yaptıklarını tek tek sayıyor. Tüm kalbiyle inanıyor. Canım yana yana dinliyorum. Ona bakarken gözlerinin içinde bataklıkta çırpınan, deliler gibi çırpınan birini görüyorum. Biliyorum kurtulacak. Biliyorum bu derin sarsıntıyı atlatacak biliyorum bu günlerine bir gün "vay be ne zor günlerdi" diyecek.

İçinde isyan eden o topluluğa bakıyorum. Zalim padişahı alt edecek kararlı topluluğa. Onu devirip yeniliği getirecek topluluğa. "Bu iyi" diyorum. "İlk ve en zor bölümü atlattı. Bundan sonrası su gibi akar gider artık." O gözlerde az da olsa, çok uzaktan da görünse umut ışığı var. Ve biliyorum bir gün o gözler yeniden ışıl ışıl ateşler gibi parlayacak.

O anlatmaya devam ediyor. Değiştirdiklerini ve değiştireceklerini. Gülümsüyorum: "Umarım eski arkadaşlarını da değiştirmeye kalkmazsın." Kahkahalarımız gözlerinin içine doluyor. Kahkahaları hep onunla olsun diye dilek tutuyorum tam o an bir yıldız kayıyor...

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/1602853/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zaman herşeyin ilacı derler ya işte o ilacı bir türlü bulup ta içemedim ben.Acılar yumruk gibi sırtıma vuruyor hep ve benim yüreğim hep kanıyor.
insanlar çok acımasız,vefasız ve benciller.
Biliyorum ben bu savaşı kazanacağım ,biliyorum acılar beni değil ben acıları terkedeceğim,gözlerim eskisi gibi pırıl pırıl olacak ve ben en yükseğe çıkıp beni üzen herşeye bağıracağım ben varım hala yaşıyorum diye...
umarım hayaller gerçek olur şimdi bir yıldız kayarda dileğim gerçekleşir.....
canımın canı (.....)

..... 
 26.09.2007 0:55
Cevap :
Umarım dilekleriniz gerçekleşir. Saygılarımla...  26.09.2007 10:47
 

İnsan galiba olayların etkilerini yaşanılan o anda değil de, tahlil etme süresi kadar bir süre sonra tam anlamıyla hissediyor. Buna acılar da dahil. Dileğim, yaşama heyecan katabilecek çok küçük ama küçücük acılardan daha büyük acılar olmasın yaşamlarda. Selam ve sevgilerimle

Hakan Şahin 
 24.09.2007 12:19
Cevap :
Sevgili Hakan Bey, Bu noktada çok haklısınız. O an içinde tıpkı bir çemberin içindeymişcesine göremiyoruz olayın boyutunu. Daha sonra ise damla damla süzülüyor içimize ve farkediyoruz. Dilerim altından kalkamayacağımız acılar olmasın hayatlarımızda. Sevgi ve saygılarımla...  24.09.2007 13:11
 

Acı da yaşadığımız hayatla iç içe sanki.
Mutluluk olduğu kadar da acı var yaşadıkalrımızn içinde.
Ne diyeyim Fulya'cım,  acılarımız katlanması kolay olan cinsten olsun... ya  da hiç olmasın.
Sevgilerimle canım...

Özlem Akaydın 
 24.09.2007 7:55
Cevap :
Canım Özlem, Dediğin gibi herşey var içinde hayatın. Dilerim katlanması kolay olur onlara ve içinden çıkması da... Sevgimle...  24.09.2007 8:42
 

En zorlu basamağı ve yolun en engebeli kısmını aştıktan sonra her şey biraz daha kolaylaşıyor olmalı değil mi Fulya'm...Ne tuhaf,gözlerimizdeki ışığı kaybettiğimizi sandığımızda zamanla bilikte tekrar ışımak aynı gözlerle...Yüreğine sağlık.Sevgilerimle...

guguk kuşu 
 24.09.2007 0:51
Cevap :
Canım Hatice'ciğim, Hepimiz zorluklar yaşıyoruz hayatın içinde. Zor dönemlerden geçiyoruz. ama geçiyoruz işte herşey geride kalıyor. Ne derler bilirsin her gecenin sabahı vardır. Sevgimle öpüyorum...  24.09.2007 8:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster