Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
998
 

Tatil mi, eziyet mi??

Tatil mi, eziyet mi??
 

Sabah erkenden kalktım. Güzel bir kahvaltı ve arkasından güzel bir türk kahvesi keyfi yaptım. Bu arada üç kız tatildeyiz.Nedense hep benim yatmamdan şikayet ediyorlar. Oysaki hiç yürümediğim kadar çok yürüdüm burada.Bankamatik ararken kayboldum. Sahil kenarından gitmişim. Sarmısaklının çıkışına gelmişim. Nereden bileyim. Bankamatiği sorduğum bir büfeci ''arabanızla mı geldiniz '' diye sorunca anladım çok yürüdüğümü. İnsan doğa aşığı olunca böyle oluyor.

Son günümüz ve biz hala Ayvalığa gitmedik. Bu arada Ayvalıkta tatil yapalım diye ısrar eden benim. Neyse biz kahvaltı keyfinden sonra bir minibüse atlayıp ayvalığa gittik. Dönüş için bilet bulamıyoruz. Moraller sıfır, yüzler asık giderken tam merkezde otobüs firmasının bürosunu gördüm.Zorla kızları indirdim.Fakat büro kapalı ve diğer firmalarda full dolu.''Otogara gidin belki orada bulursunuz'' dediler.Zaten indiğimiz minibüs otogara gidiyordu!! Gezmeye geldik ya olsun yürürüz dedik.
Allahım o ne güzel evler öyle. Her ara sokaktan görünen pırıl pırıl deniz, zeytinyağı ve zeytin kokan dükkanlar, palmiye ağaçları... Palmiye ağaçlarını yakınen inceledim. Palmiye ağacı olmak isteyen bir tanıdığım var da... Yaklaşık bir- iki kilometre kadar yürüdükten sonra sabah saat 05:30 ' a bilet bulabildik.Tatildeyiz ya hiç bozuntuya vermiyoruz. Ben kara kara o saatte nasıl kalkacağımı düşünüyorum. Bu arada sıcaktan bacaklarım ve kollarım sızlamaya başladı.Baktık karşıda Cunda gözüküyor. Tam yanımızda da bir dolmuş durunca soluğu Cunda'da aldık.Güzel, sakin, temiz, mis gibi bir cunda... Balıkçıların yanından geçerken midemiz kazınmaya başladı. Fakat tek derdimiz bir an önce denize girmek. Sıcaktan baygınlık geçireceğiz. Su aldığımız markete plajı sorduk.Biz yürürken nasıl olsa bir minibüs geçer diye tahmin ederek vurduk kendimizi yollara. Her iki tarafı zeytin ağaçlarıyla kaplı yoldan, denize gıpta ile bakarak yürümeye başladık. Yürü yürü yol bitmiyor, minibüs geçmiyor, geçen şahıs arabaları hep dolu ve bayanlar bize ters ters bakıyor, en fenası da kan şekerim düşmüş, suyumuz bitmiş ve bacaklarım artık tutuşmak üzere...

Bir zeytin ağacının dibine toprağa resmen serildim. Adım atacak halim yok.Plaj çantası sırtımda ağırlaşıp içi gülle dolu bir çantaya dönüştü.Zar zor kendimi toparladım.Arkadaş biraz incir topladı.Onları yedim tekrar yola çıktık.Yolda arada bir böğürtlen görüyoruz hemen koşuyoruz fakat sıcaktan kurumuş hepsi.Kuru, kirli, olmuş, olmamış atıyoruz ağzımıza.Biz böyle böğürtlenlere dalmışken bir baktık diğer arkadaş bir araba durdurmuş plajı soruyor.Kadıncağız halimize acıdı galiba '' plaj çok uzakta yürüyerek gidemezsiniz.Bizim evin orada güzel bir plaj var.İsterseniz oraya gelin '' dedi.Sevinç içinde bindik arabaya.Plaja yakın bir yerde bizi indirdiler.O kadar çok dua ettik ki, belki kendisi bile bu kadar çok dua etmemiştir kendisine...
Koşarak plaja gittik.Her yer çam kokuyor.Deniz çarşaf gibi ve pırıl pırıl.Çok güzel tek katlı, bahçeli, aynı tipte yolun iki yanına sıralanmış evler var.Buranın adı Çataltepeymiş.Denize nasıl girdim hiç hatırlamıyorum.Yanımdan balıklar geçiyor umurumda bile değil.

Yaklaşık bir iki saat sonra artık gidelim dedik.Daha ayvalık tostu yiyeceğiz ve şeytan sofrasına çıkacağız.Eşyalarımızı toplayıp, sağa sola bakınca bir minibüs durağı gördük.Ben sersemlemiş bir halde kızlara döndüm ve '' kızlar minibüsün üstünde Ayvalık mı yazıyor ? '' dedim.

Aklınızda olsun, ayvalığa giderseniz cunda -çataltepe'ye direk minibüs var.Yok ben eziyet çekeceğim derseniz yanınıza bol su ve şeker alın.Devamını yazmaya bile halim yok.Ayrıca Muzaffer abi duymasın lütfen...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hep aksilikler sizi bulmuş. Tatilin eziyete dönmesi gerçekten kötü. Diğer blogunuzu da okudum. Sizin adınıza üzüldüm. Bu sene ayvalığı bizim blog doldurdu. Neyse artık buralarda dinlenirsiniz. Sevgiler...

Sema GÜZEL 
 05.09.2007 14:42
Cevap :
Bu yıl böyle geçti:)Seneye bakacağız artık.Sevgiler.  05.09.2007 16:38
 

Bu sefer tamam derken,yine tepetakla geldin bu son tatilde.''Duymasın'' diye de bana laf çakıştırırsın.Minübüsün üzerinde iyi ki ''Ayvalık'' yazıyormuş. Şayet ''Paris'' yazsaydı,bir de seni oralardan toplayacakmışız demek.Ufacık yerde nasıl kaybolursun.Tabi insan sağını solu bilmezse böyle olur.Büyük sözü dinlemek varken! Üüüühh,bir alemsiz sen.Madem böyle kaybolma huyun vardı a be kuzum, sağ tarafına sarımsak,sol tarafına da bir demet soğan bağlayamaz mıydın.Gel de anlat! Anlaşıldı.Bir dahaki sefere ben rehberlik yapayım sana da gör gününü...Haydi,kal sağlıcakla.

Muzaffer Cellek 
 05.09.2007 6:00
Cevap :
Cidden iyiki Paris yazmıyordu minibiste:))Kaybolmayı geçtim ben,sıcaktan kavruldum oralarda:)  05.09.2007 12:05
 

Üç gündür ben de Sarımsaklı'dayım haberli olsak görüşebilirdik belki. Selamlar.

Murakami 
 04.09.2007 11:45
Cevap :
Evet bende bloğunuzu yeni okudum ve mesaj yazdım size.Cunda da yollarda perişen halde yürüyen 3 bayan gördüyseniz biri bendim:))  04.09.2007 12:58
 

ne iyi olmuş,severim kaybolmaları,bir süre sonra yorgunluk geçince kalacak olanlar yeter insana..sende öyle olmuşsun...

yekruseha 
 04.09.2007 10:08
Cevap :
İyi mi olmuş??Ben neler çektim o sıcakta:)Sevgiler.  04.09.2007 11:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 265
Toplam yorum
: 1206
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 622
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster