Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2332
 

Tatilde ne yapmalı?

Tatilde ne yapmalı?
 

Uzun ve soğuk bir kış mevsiminin ardından yılın tüm yorgunluğunu atacağınız tatili sabırsızlıkla beklemektesiniz eminim!
Çünkü sorunlar arttı, çünkü sorumluluklar arttı!
Çalışılan ofislerden daha çok nefret edilir bu aylarda!
Sadece takvime bakmak bile içini bayıltır insanın!
El kadar yelpazelerden medet umarız, klima kullanıyorsak hiç yanından ayrılmayız!
Buzzz gibi içecekler yetişir imdadımıza, bir anlık kendimizi kandırırız!

Bu nedenle her defasında erken davranmak ister, bir önceki dinlencelerimizin tadının yarım kaldığını düşünerek daha kapsamlı planlar kurarız!

Hatta bir aylık yıllık iznimizin yetmeyeceğini düşünerek bir on günlükte rapor eklemek aç gözlülüğünü gösteririz!

Ama elinizi çabuk tutmalısınız çünkü en çabuk biten mevsimdir yaz ayları!

Aksi halde daha ne olduğunu anlamadan sanki göz açıp kapayıncaya kadar sonuna geldiğinizi farkeder üzülürsünüz!

Bundan 15-20 yıl evvel insanların tatil diye bir düşüncesi yoktu oysa.
Çalışmaların verdiği yorgunlukları kırsal alanlardaki piknik yerlerinde gidermek fazlasıyla yeterli olurdu!

Ancak günümüzde beden yorgunluğu alışkanlığı yerini beyin yorgunluğuna bırakmış durumda!
Bedenen yorulan bir kişi bir saatte dinlenebilirken, beyin yorgunluğunun geçmesi için insanın kendine daha fazla zaman ayırması gerekiyor!

Bu nedenledir ki, tatil günümüzde bir ihtiyaçtır ve gelişen çağın bir gereği olarak mutlaka temel bir insan hakkı olarak görülmelidir!

O halde lamı cimi yok, ille de bir şekilde ödüllendirmeliyiz kendimizi!

Peki tatilde neler yapmalıyız? Bu sorunun cevabı tamamen kişisel beklentilere göre değişir elbette.
Ancak bu fırsatı değerlendirirken gideceğimiz yer konularındaki tercihlerimizi doğru yapmamız, tatilimizi kabusa dönüştürmememiz gerekiyor.

Öyle ya, gürültülü ve kalabalık ortamlarda gece geç saatlere kadar çılgınca eğlenmek sonrasında ertesi gün öğle saatlerine kadar sızıp kalmak ne derece dinlendirebilir insanı?

Hele ki kalabalık plajlardaki neredeyse bir metre aralıklarla sıralanmış şezlonglarda yapılan sözde dinlenceler hangi akla hizmet eder anlamak mümkün değil!

Tatil bunun neresinde, tam aksine dönüş yolundan itibaren tatil öncesinden bin beter olur ruh halimiz!

Bu tür yanlış tercihler yerine bakir yörelere yönelmemiz hem tam bir dinlenme olanağı sağlayacak hemde verimliliğimiz hususunda doping etkisi yaratacaktır!

Şehir yaşamında hasret kaldığınız oksijeni bol bir havada ve kuş cıvıltıları eşliğinde enerji depolamak olabilir örneğin....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arif bey, yorumuma verdiğiniz cevap, çok şekerli nefis bir kahve tadındaydı. Çalışma hayatında emekliliğe karşı "tek" kaldığımı düşünüp de hayıflanırdım. Sayenizde bir fikir yandaşı bulmuş oldum. Bu düşünce tarzım, emeklilik konusunda farklı fikirlere sahip olanlara "karşı olduğum" anlamını içermez. Tekrar teşekkürler, selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 19.06.2011 11:49
Cevap :
Yapmayın Yurdagül hanım, çok şekerli kahvenin tadı mı olur Allah aşkına, hem onun höpürdetmek için köpüğü bile olmaz bilmez misiniz:-))) Tembelliğe siz de karşısınız demek, çalışma hayatınız boyunca takım elbiseli, kravatlı damat gibi dolaşmak zorunda kalmadınız ya, özgürlüğün tadını bilemezsiniz tabi:-)) Saygılar selamlar..  20.06.2011 1:25
 

Siz, "Kuş cıvıltıları eşliğinde oksijen depolamak" demişsiniz. İşte ben de yaylalar, yüksek ormanlık yerlerdeki dağ evleri diyecektim tatil için...Kalabalık nûfuslu büyük şehirlerde deniz, kum, güneş, plaj olarak düşünülen tatilden daha bir yorgun vaziyette dönüldüğü malumumuz. Herkesi, her aileyi ilgilendiren bu güzel yazınıza değerli yazarımız Haluk Seki beyin, farklı tarzda yazdığı çok güzel yorumu, blogunuzun nefasetini artıran ketçap, baharat, mayonez eklemesi gibi olmuş. Keyifle okudum, selam ve saygılarla...

Yurdagül Alkan 
 17.06.2011 20:22
Cevap :
Tarifiniz Haluk bey’in memleketinin özellikleriyle bire bir örtüşüyor Yurdagül hanım, bu konuda son derece şanslıdır yani. Ancak dinlenceyi hiç mi hiç sevmez, duyar duymaz krize girmesi bu nedenledir zaten:) Ayrıca bir konuda daha hiç anlaşamayız biz, emekliliğe de karşıdır kendileri! Hatta ne zoru varsa 90 lı yaşlara kadar çalışmayı savunur hep, bense insanların belli bir çalışma hayatı sonrasında kendilerini şımartmayı fazlasıyla hak ettiklerini düşünürüm. Haluk bey’in ziyafeti sonrasında orta şekeri kahve faslını da tamamladık sayenizde, teşekkürler. Saygılar selamlar..  18.06.2011 17:56
 

Tatil iyi bir şey değildir. Boşuna masraf, yorgunluk. vs. vs. vs... İnsanları kötü yola düşürüyorsunuz. Silin bu yazıyı. hemen silin...Ben neden gitmiyorum? bi sor bakalım... Çünkü tatil denilen şey kötü bir şeydir... Evet kötü bir şeydir... kötüdür... kötüd.. köt..kö...

Haluk Seki 
 17.06.2011 13:40
Cevap :
Tüh ne yaptım ben, devrildi gitti koca çınar, ses verin Haluk bey, arkanıza yaslanın kolonya koklayın kendinize gelin biraz! Tamam söz yayından alacağım bu berbat yazıyı, yeter ki siz sakin olun:)) Saygılar selamlar..  17.06.2011 13:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1596
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster