Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

27 Eylül '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
191
 

Tedavi olmak ...

Tedavi olmak ...
 

Birkaç gündür çok büyük ve özel hastaneye gidip geliyorum. Eşimin geçirdiğimiz trafik kazasından sonra kollarında oluşan sorunlarının tedavisi için. Fizik tedavisi görüyor, yakında umarım yararını görürüz.
Hastane kapılarında yüzlerce kişi hastane koridorlarında ise onlarca hasta doktor var. Kimi memnun ayrılıyor kimi üzgün gibi mutlu kimi kızgın. Ya tedaviyi beğenmemiş ya doktorun tedavi biçimini…
Doktorlar ise sistemin getirdiği baskıcı sistem içerisinde ne yapacaklarını bilemez haldeler. Robotlaşmışlar adeta, tedavi için muayene et teşhis için yardım al ve ilaç yaz, ikna et tedaviye başlamalarını sağla…
Zor iş, bana göre insanları ikna etmek ve kabullendirmek inanılmaz derece zor bir olaydır. Burada ilaçlarla tedaviye ikna yeteneği; veriş sunuş biçiminize bağlıdır, yüzüne bakmadan temas kurmadan verdiğiniz ilacın hiçbir önemi yoktur, tedavi imkânını daha başta sıfıra indirmiş olursunuz.
Gördüğüm izlediğim için ve günlerce orada olmama dayanarak yazıyorum ve kimseyi suçlamıyorum, benimkisi bir tespit ve paylaşımdan ibarettir…
Bilim adamları dünya kurulduğundan bu yana, tıp denilen mucizevi sistemin devreye sokulması ile birlikte insanların hatta tüm canlıların bitkiler dâhil hastalanabileceğini ve mutlak surette tedavi olmaları gerektiğine inanmışlar…
İnsan bedeni kendi kendini tedavi edebilen öylesine muhteşem bir düzenek içinde olmasına rağmen kimi zamanlarda yardıma ihtiyaç duyuyor. Bunun için sosyal yaşamın gelişim programı sağlık ocaklarını, hastaneleri, doktorları hemşireleri ve sağlık sistemlerini, ilaçlarını meydana çıkarmış. Tedavi etmek ve yaşatmak genel amaç bu.
Bizleri hasta eden şeyleri tedavi eden birçok ilaç var. Doktorlarımızın önerileri ile aldığımız ve özenle kullanmaya çalıştığımız ilaçlar içinde bulunduğumuz altın çağın insanlığa hediyesi. Bu çağda göze çarpan şudur; geçmiş dönemlere nazaran daha sağlıklı ve daha uzun yaşıyoruz.
Tedavi sistemlerinin modernize edilmesi ve hemen her gün yeni bir uygulamanın devreye sokulması ile de kendimiz için çok daha fazla şeyler yapma imkânını buluyoruz.
Ama bunca olanağa bunca teknolojiye rağmen ben iddia ediyorum: Bizi iyileştirecek en iyi ilaç bizi gülümseten ve sarılarak verilen ilaçtır…
Bilimsel olanı, insancıl olanın üzerine koymak için bilimi eleştirmek aptalca bir şey olur. Bilimin işe yaramasını sağlatan ise, bu değişkenleri ayırmak kontrolle testi karşılaştırmak, bulaşıcı faktörleri ortadan kaldırmak, ölçülebilir sonuçlar üzerinde odaklanıp konulara karşı şahsi duygularınız arasını açmak, şüpheci olmak ve görünür değerlerden hiçbir şey çıkarmamaktır. Daha iyi uzun ve daha iyi yaşıyoruz çünkü bilim adamları bilimsel yöntemin anlamlı hekimleri…
Fakat siz biz hepimiz yani tüm insanlar sert tutumlu uzlaşmaz tedavi yöntemlerinden ziyade insancıl ilişkileri istiyoruz. Bilimin bizim için gerçekten iyi olanı kanıtlamasına duyduğumuz ihtiyaç kadar, bizleri iyi hissettiren şeylere de ihtiyaç duyarız. Bu yüzden hemen her gün biraz daha fazla bağlanarak bilimin peşinden gidiyoruz. Bu çağı altın yapan şey ise birini diğeri için terk etmek zorunda olmayışımızdır.
Bilim insan sıcaklığı ve dokusuna yetersiz kaldığında, ya da tam tersi gerçekleştiğinde bu ikisini bir araya getirebiliriz. Yaşadığımız çağı sağlık sektörünün de altın çağ olarak nitelendirmememizin nedeni bu. Mutluluğun bütün kumaşına dokuma şansı veren emsalsiz güç Doğrusu mutlu ve sağlıklı olmak bizim doktorlarımızla paylaştığımız bir sorumluluktur. Sağlıklı yaşam için yaptığımız şeylerle ilgilidir, aldığımız haplarla değil…
Tekrar iddia ediyorum ve sakın kimse sakın yanlış anlamasın, hiç kimse tedavi olmasın kendine bakmasın hastanelerden doktorlardan uzak dursun falan demiyorum,
“Bizi iyileştirecek en iyi ilaç bizleri gülümseten ve sarılarak verilen ilaçtır”

Doktorlarımıza ve bazı hastane sorumlularına anlatabildiğimi umarım…

Sağlıklı ama daima mutlu huzurlu sevgi yüklü sonsuz gün dileklerimle…

 Erdoğan Özgenç

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 394
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster