Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1986
 

Tevazu ve Kibir

Tevazu ve Kibir
 

Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.(Alıntı)


İnsanı gerçek sevgiden uzaklaştıran, sevginin oluşmasını engelleyen sebeplerin başında gelir, çağın hastalığı olan kibir... Özünü bencillik, çıkarcılık, samimiyetsizlik, kendini üstün görme ve ben bilirim, ben doğruyum gibi egosunu ön plana çıkaran düşünceler oluşturur.
Gerçek sevginin oluşması için öncelikle kibre neden olan bencillik, çıkarcılık, samimiyetsizlik gibi engellerin kaldırılması gerekmektedir. Kibir, sevginin oluşmasını engelleyen en önemli sebeplerden biridir.
Kibrin zıddı tevazudur. Tevazu ise sevginin olmazsa olmaz şartlarındandır.
Kibirli olan insan kendini diğer insanlardan üstün görür.Bu haliyle de en çok kendine değer verir. Diğer insanları gözünde kendinden daha değersiz, daha aşağı görür. En akıllı, en vicdanlı, en saygın, en doğru, en güvenilir insanın kendisi olduğuna inanır. Dolayısıyla, bu bakış açısına sahip olan bir insanın, kendisinden daha değersiz gördüğü bir kişiye bağlanması, onu sevmesi, onun için fedakarlıkta
bulunması, kalbinde ona karşı gerçek bir sevgi duyması pek mümkün değildir. Bu sebeple sevgi ve kibir birbirine tamamen zıt iki özelliktir.
Kibirli bir insan ne başkaları tarafından sevilir, ne de kendisi başkalarına karşı derin bir sevgi besler.
Kibirli insanlar, kendilerini yüceltme isteğinden dolayı genellikle alaycı bir karakter sergilerler. Çevrelerindeki insanların kusurlarını dile getirdiklerinde, kendi üstünlüklerini daha iyi vurgulayabileceklerini düşünürler. Böyle birine kalbinde kim samimi bir sevgi besleyebilir ki?
Mevlana Mesnevisinde şöyle bir hikaye anlatır;
Kendini beğenmiş bir gramer (nahiv) bilgini, boğazdan karşıya geçmek için bir kayık kiraladı ve kurumla oturduğu yerine. Kayıkçı, olgun ve alçak gönüllü bir insandı. Hiç ses çıkarmadan küreklere asılıyor, yolcusunu sağ salim karşıya geçirmek ve üç beş kuruş kazanmak istiyordu.
Denizin orta yerine geldikleri sırada Bilgin küçümser bir eda içinde sordu:
-Sen hiç gramer okudun mu?.. dil biliminden anlar mısın?
Kayıkçı:
-Hayır efendim dedi, ben cahil bir kayıkçıyım, dediğiniz şeylerden hiç anlamam.
-Vah vah dedi Bilgin, ömrünün yarısı boşa geçmiş!..
Böyle bir süre ilerledikten sonra rüzgar şiddetini artırmaya, dalgalar büyümeye başladı. Denizde fırtına çıkmış, bilgin korkmaya başlamıştı.
Kayıkçı olağanüstü bir güçle kurtulmaya, sağ salim karşı kıyıya geçmeye çalışıyordu. Gördü ki artık kurtuluş ümidi yok, Bilgine dönüp sordu:
-Efendim, yüzme bilir misiniz?
Bilgin:
-Ne yazık ki bilmiyorum diye inledi.
O zaman kayıkçı:
-Vah vah dedi, şimdi ömrünün hepsi boşa gidecek! Keşke gramer bileceğinize benim gibi yüzme bilseydiniz de canınızı kurtarsaydınız...
Hikayemizde de görüldüğü gibi bilgin kayıkçıyı hor görmeye çalışmakta iken, kayıkçı durumu gidişatını çeviriverdi. Bilgin bu ihtimali göz ardı etti.
Tevazu sahibi mütevazi insanlar ise, kibirli insanın aksine çok sevilirler. Zira böyle insanlar karşısındaki kişiye değer veren, edepli, güzel ahlaklı, empati kurabilen insanlardır. Böyle bir insan, hiçbir konuda “en iyiben bilirim iddiasında bulunmaz, gurur yapmadan karşı fikirlere de saygılı olur. Doğruya karşı direnmez, yanlışa karşı öfkeyle yaklaşmaz. İnsanların sorunlarına karşı duyarlı davranır ve ince düşünceli olur. Hiçbir konuda bir üstünlük iddiası olmadığı için, “önce o sevgi göstersin, önce o selam, versin, önce o benimle konuşsun” gibi kibirden kaynaklanan hesaplar yapmaz. Karşısındaki insan katı ve kibirli olsa bile, alçak gönüllü davranır. Herkesin fikrine önem verir, herkesin selamına en güzeliyle cevap verir, yüreği herkese karşı sevgi ve saygı dolu olur.
Uyumlu, her fikre açık, hiçbir konuda kibir yapmayan, her zaman karşısındaki insanları onore eden, onlara önem veren insan modeli oluşturur. Bu nedenle tevazulu insanlar çok sevilen sayılan insanlardır.
İnsan nereden gelip nereye gideceğine bakmalı, yaratılış amacını iyi idrak etmeli...Kibirden uzak durmalı.
Hanife Mert
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben çok tevazu sahibi bir insanım ama hiç sevilmiyorum...Bu nedenle tevazudan vazgeçip kibirli olmaya karar verdim.

Kerim Korkut 
 18.11.2013 19:16
Cevap :
Bence siz yine de tevazulu olmaya devam edin. Kendi iç huzurunuz için. Çünkü kibir insanı kendi özünden benliğinden uzaklaştırır. Bu da hem kendinize hem de etrafınızda ki sevdiklerinize zarar verir. Zaman ayırıp yazımı okuduğunuz ve düşücenizi paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Saygılar Kerim Bey.  19.11.2013 10:51
 

Alıntıdaki söz gibi daha derine ve açıklamalar ile dolu olmuş böylelerinden uzak durmakta fayda var. Sevgimle canım resminde gözümden kaçmadı bak demeden geçemedim , o güzelliklerin gülümseme sebeplerini daha iyi anladım :))

Tülay EKER 
 09.11.2013 11:00
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum Tülay Hanım. Evet kibirlilerden uzak durmak lazım. "cahildir ne yapsa yeridir." Ayrıca fotoğrafım için güzel düşüncen için de teşekkür ediyorum, sevgilerimle.  10.11.2013 23:49
 

Kibir ve tevazu insana özgü davranışlardır. Birini taşıyorsa insan yazık haline diğerini taşıyabiliyorsa ne mutlu, elinize sağlık Hanife hanım, yazınızı anlamlı bir öyküyle desteklemeniz ne güzel olmuş, sevgiyle selamlar

Cemile Torun 
 08.11.2013 0:26
Cevap :
İnsan kendini eğitebilse, nefsine esir düşmeden, tevazuyu alçak gönüllülüğü elden bırakmasa sanırım dünyanın en mutlu, en huzurlu en sevilen insanı olacak. Ama ne fayda, insanız kimi zaman anlamsız bir kibre de kapılabiliyoruz. Yorum ve katkınız için çok teşekkür ediyorum Cemile Hanım. Selam ve sevgilerimle, Mutlu ve huzurlu bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.  09.11.2013 11:46
 

Aklı, iyilik ve doğru,güzellikten başka ne açar ki? Sevgiye can veren bu vasıflar anlamlı,zengin ve güzel bir yaşamın felsefesi olsa gerek Hanife hanım.İnsanın sonsuzluğun iradesinden gelme bu armağanların kıymetini bilmesi gerek.Güzeldi!Anlamlı ve çok yararlı bir çalışma.Elinize sağlık.Selam ve saygılarımla...

Abbas Oğuz 
 05.11.2013 23:37
Cevap :
Haklısınız Abbas Bey, İnsanın sahip olduğu doğuştan gelen güzelliklerinin farkına varmayıp, kendini cehaletin kucağına atarak egosuna nefsine esir olup çirkinleştirerek güzelliklerinin üzerine sünger çekebiliyor. Değerli yorumunuzla katkınıza teşekkür ediyorum. Kibirden uzak tevazu ile güzel bir yaşam hepimizin olsun. Selam ve saygılarımla, sağlık ve esenlikler diliyorum.  06.11.2013 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 946
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4252
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

Anadolu Üniversitesi İktisat  mezunuyum. Emekli muhasebeciyim. Felsefe, İlahiyat, Sosyoloji ve Ps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster