Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
93
 

Toplanma Alanı Ama Nasıl?

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem, toplanma alanlarının durumunu bir kez daha gündeme getirdi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), kapsamlı bir açıklama yaparak, toplanma yerlerinin tespitinde göz önüne alınan kriterleri açıkladı ve İstanbul’da 2 bin 864 adet toplanma alanı olduğunu duyurdu. Buna karşın İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna’nın yaptığı açıklama ile 1999 depreminden sonra İstanbul’da 496 afet toplanma alanı belirlendiğini ve bu sayının 77’ye düştüğünü, söyledi. Vatandaşların çoğunun e devlet üzerinden arattırdığı acil toplanma alanlarının, mahalle aralarındaki küçük parklar, bahçeler ve camiler çıktığını, olası büyük bir İstanbul Depremi’nde vatandaşların çoğu, gerçek bir deprem toplanma alanının olmadığını habersiz. Suna, deprem toplanma alanlarının altyapılarının hazır olması gerektiğini belirterek, “Deprem sonrası ağır hasar almış alanlarda vatandaşlar nasıl yaşayacak bu soruyu kendimize sormamız lazım. Deprem toplanma alanlarının altyapılarının sağlamlaştırılması gerekiyor. İstanbul’da acil toplanma alanı olarak belirtilen yerlere vatandaşların sığması mümkün değildir. Parklara, okul bahçelerine nasıl sığacak insanlar. Bu alanlar depremin sıcak anında paniği atlatmak için yapılmış küçük alanlardır. Bu alanların da binalardan uzak olması gerekiyor. Siz bir binadan kaçıyorsunuz başka bir binanın yanındaki parkta durmanız mantıklı değildir” diye konuştu.

Mevcut toplanma alanlarının önemli bir kısmının gerekli kriterleri sağlamadığı ve 1999 depreminin ardından belirlenen alanların dörtte üçünün imara açıldığı öne sürülüyor.

Bir afetin yaşanmasının ardından hayatta kalanların yaşamlarına devam etmeleri ve olası kayıpların da azaltılması için iki önemli kavram bulunuyor.

Depremin ardından kurtulanların temel ihtiyaçlarını karşılayacakları güvenli alanlara ulaşmalarında çok kilit rol oynayan, tahliye yolları.

İkincisi de toplanma alanları. Sadece deprem riskine karşı değil, yangın gibi diğer afet durumlarında da insanların güvenli kalmasını ve temel ihtiyaçlarına ulaşmasını sağlayacak şekilde tasarlanmış olmalı.

Deprem riski gözetilerek tasarlanan toplanma alanlarının Uluslararası standardı, kişi başına 1,5 metrekare. Toplanma yerleri düzenlenirken, deprem sonrası bir toplanma alanına ulaşacağı tahmin edilen kişi sayısına göre yapılan hesaplamayla belli bir bölge için gereken kişi sayısının gözetilmesi gerekiyor.

AFAD, toplanma alanını, “afet ve acil durumlar sonrasında geçici barınma merkezleri hazır olana kadar geçecek süre içerisinde paniği önlemek ve sağlıklı bilgi alışverişini sağlamak amacıyla halkın tehlikeli bölgeden uzaklaşarak toplanabileceği güvenli alanlar” olarak tanımlıyor.

AFAD, toplanma alanlarının 7 kritere göre belirlendiğini ifade ediyor ve bu kriterleri şöyle sıralıyor: Bölgedeki nüfus yoğunluğu, Alanın ulaşılma ve tahliye edilme kolaylığı, Alanın mümkün olduğunca engellilerin ve yaşlıların ulaşımına uygun olması, İkincil tehlikelerden uzaklığı, Mümkün olduğunca engebesiz düz arazilerde yer alması, Konut alanlarına yakın ancak yapısal ve yapısal olmayan unsurlardan etkilenmiyor olması, Elektrik, su, tuvalet gibi temel ihtiyaçlar ve benzeri unsurların karşılanabileceği yapılara yakın olması.

Basit bir şekilde anlaşılan Toplanma alanı ayakta durulacak boş alan değildir. Doğalgaz, Elektrik, su, kanalizasyon Alt yapısı hazır olan, konteyner, prefabrik yapı ve çadır kurulabilecek temizlenme, barınma ve yeme gibi temel ihtiyaçların giderilebileceği, insanların bir arada kısa bir sürede olsa yaşamlarını sürdürebilecekleri toplanacak insan sayısına göre planlanmış alanlardır. Bu kriterler eşiğinde İstanbul’da belirlenen standartlarda toplanma alanları var mıdır? Varsa kaç tanedir?

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru ana caddelerde bilgi tabelaları vardı, bazı alanlarda konteynerler vardı talan edildiğinden toplandığını duymuştum.Dilerim ilgililer gereğini yapar, teşekkürler bilgi için Nizamettin bey selamlar

Cemile Torun 
 01.11.2019 0:53
Cevap :
Dileğiniz dileğimdir Cemile hanım, mevcut toplanma merkezleri hem az hem de standartlarda değiller maalesef, ben teşekkür ederim, selam ve saygılar.  01.11.2019 15:27
 

Nizamettin Bey "Ölen ölür kalan sağlar bizimdir" derler ya işin kötüsü kalan sağlara dahi ayıracak alanımızın olmadığı ifade ediliyor yani hakkıyla. İnsana, yaşama değer verilmeyen ülkemizde normal bir durum. Mesela yaşama önem verilmiş olsa inşaat malzemesinden çalınmaz ve olası bir depremde yıkılmaz binalar. Yıkılıyor ne yazık ki nice hayatlar karartılarak ve kazara hayatta kalanlara da yaşam alanı bırakmayarak ikinci darbeyi vurmuş oluyoruz bana göre. Tam bir"Survivor" gibi de adlandırabiliriz sanırım yaşadıklarımızı. Her türlü olumsuzlukta ayakta kalabilen yaşayacak... Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 25.10.2019 17:35
Cevap :
Ölenlerin de aslında kalamayacağı yazının metaforu, Arap çöl kültürüne dönüştük insanın canı hatta yaşayan tüm canlıların yaşama hakkının bir karşılığı yok, yok hükmündeler, evet tam da ikinci darbe diyebiliriz bu irrasyonel tavıra. Başarısız hayatta kalamayan survivor olacağız bu gidişle. çok teşekkür ederim Ayşegül hanım, selamlar size de hoşça kalın.  26.10.2019 21:35
 

Diline sağlık sevgili kardeşim:) Saygı ve sevgilerimi sunuyorum:)

Halil Güven (Sökeli) 
 25.10.2019 12:16
Cevap :
Çok teşekkür ederim, benim Egenin yiğidi, Efesi Halil abim, bil mukabele, sevgiler, saygılar benden de olsun.  25.10.2019 12:55
 

Çok önemli bir konuyu ele aldınız Sayın BİBER. Daha bir kaç gün evvel e-devletten bulunduğum bölgenin deprem toplanma alanı neresidir diye sorguladığımda alelade caddeler, sokaklar gelişi güzel belirlenmiş. İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin bir yapı da bulunmuyor. Bu konu çok önemli. Şimdi, hemen hatırlanmalı, hatırlatılmalı yoksa deprem olduktan sonra kıymeti kalmıyor. Her iki büyük Marmara depremini yaşamış biri olarak üzülüyorum. Kaleminize sağlık değerli yazar Sayın Biber. Saygıyla.

Adil Bozkurt 
 25.10.2019 11:42
Cevap :
Bence de çok önemli bir konu, proaktif önlem alınmış olması felaketten sonra yaşamın ta kendisi yaşam için gerekli bir davranış, yeterli toplanma alanı yok olanlar da standartlara uygun değil. Maalesef olası bir İstanbul depreminde çok daha zarar görecek, daha fazla acılar çekeceğiz bu akıl ve gidişle. çok teşekkür ederim selamlar, saygılar Adil bey.  25.10.2019 13:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3742
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2549
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster