Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
1599
 

TRT, Berlin Filarmoni ve Sir Simon Rattle

TRT, Berlin Filarmoni ve Sir Simon Rattle
 

Yine TRT-2 yine Vefa Çiftçioğlu ve ‘Konser Saati’

Muhteşem bir orkestra, muhteşem bir yaratı ve muhteşem bir piyanist. Bunların hepsi

bu haftaki Konser Saati’nde biraraya gelmişlerdi.

Konser Saati, 2004 yılı kayıtlı bir Atina açıkhava konserine ayrılmıştı bu hafta. Çiftçioğlu önce Berlin Filarmoni Orkestrasını anlattı. O muhteşem Herbert von Karajan günlerini... Sonrasındaki itibar kayıplarıyla, Claudio Abbado ve Sir Simon Rattle günleri...

Karajan günlerinde yapılan orkestralar arası derecelendirmelerde Berlin Filarmoni hiç 1, 2 ve 3 ncü sıralarda yer almamış. O’na ayrı bir derece verilmiş; ‘Yıldız Orkestra’

Aynı Orkestra şu an için Almanya’da 3 ncü sırada gösterilmekteymiş. Ve başında, Sir Simon Rattle. Muhteşem günlerine dönmek için çaba harcasalarda, o başarıyı yakalamaktan uzak bir performansları olduğunu belirtiyor otoriteler. (Rattle ile ilgili geniş bir araştırma, söyleşi ve Berlin Filarmoni’ye geliş öyküsü, Andante Dergisi 17. sayıda çok ayrıntılı bir şekilde anlatılmakta.)

Konser solisti ise bir başka dev; Daniel Barenboim. Dünyanın sayılı piyanist ve orkestra şeflerinden birisi. Onu, Doğu-Batı Divanı Orkestrası’yla da tanıdı dünya ve ülkemiz. Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müzikseverlerin karşısına çıkan Barenboim, 1987’de yitirdiğimiz ve en sevdiğim sanatçılardan birisi olan ünlü çellist Jacqueline du pre’nin eşi olması nedeniyle ‘enişte’(*) gibidir benim için. Barenboim'de Andante tarafından dosya olarak hazırlanmıştı. (Temmuz-Ağustos 2006, sayı: 23)

Gelelim bu yazıyı yazmama sebeb J.Brahms’ın 1 no.lu Piyano konçertosuna. 22 Ocak 1858 yılında bizzat bestecinin solistliğinde yapılmış ‘ilk seslendirimi’...R.Schumann’ın önerisi üzerine senfoni olarak tasarlanan bu yaratı, deneyim eksikliği nedeniyle bir şekilde piyano konçertosuna dönüştürülmüş.

Konçerto, orkestranın uzun bir girişiyle başlar. Atılgan, ateşli ilk temayı coşku verici, lirik bir melodi izler. Piyano girer ve orkestrayla kaynaşmaya başlar. Üflemeli ve yaylılar da temayı ele alır.

İkinci bölüm, ‘Benim saygıdeğer koruyucum’ dediği Robert Schumann’a bir saygı gösterisi olarak nitelenmekte. Bölüm bir dinsel atmosfer taşımaktadır. Bölümün orta kesiminde, hızlı bir yükselişle, tahta üfleme çalgılarda daha vurgulu ve ritmik, yeni bir motif belirir. Koda, Brahms’ın Beethoven’den esinlendiği belli olacak şekilde, solistin trilleri ile sunulmaktadır.

Maestoso, Adagio ve Allegro ma non troppo dan oluşan üç bölümlü bu uzun eserin, en çok sevdiğim üçüncü ve son bölümüdür. Muhteşem bir rondodur bu bölüm. Piyanonun ele alıp geliştirdiği tema alışıldığı üzere, daha sonra orkestraya geçer, zafer dolu bir anlatım içinde sona erer.

Ve en çok bu bölümü çalan piyanistin ‘o an’ neler hissettiğini merak ederim. En çok da bu bölümde kıskanırım piyanisti!

Konserin ikinci bölümünde de yine Brahms’ın bir eseri; 1 numaralı piyano quartetinin orkestraya uyarlaması çalındı. Bu orkestra uyarlamasını da Berlin Filarmoni Orkestrası gerçekleştirmiş.

Fotoğraf: http://image.guardian.co.uk/sysimages/Guardian/Pix/arts/2002/10/10/APberlin3.jpg


Yararlanılan kaynak: Dinleyicinin Kitabı (Üner Birkan)

(*)1994 veya 95 yılında Antalya'da bir konser sırasında ilk kez Howard Griffiths’ten duymuştum, bir yabancının enişteliğini ve telaffuzunu... Konserin bir bölümünde Türkçe konuşmaya başlayıp, ‘ben sizin eniştenizim’ demişti. Ve öğrendik ki; bir Türk’le evliymiş.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yine güzel bir paylaşımdı Hüseyin Bey, içinde klasik müzikle ilgili değerli bilgiler olan. Teşekkürler emeğiniz için.

Özlem Akaydın 
 27.08.2007 11:55
Cevap :
Ben de size teşekkür ederim öğretmenim, saygıdeğer bir okuyucum olarak. Selam ve sevgiler. H.H.Dulun  27.08.2007 13:19
 

Sanat ne güzel duygular yaratarak insanları ve ideallerini yüceltiyor. Ben burada yazınız ile dolaylı yoldan ilgili bir olayı hatırlatmak istiyorum. Konservatuarların ilk bölümü eğitim birliği yasasını bozduğu için kaldırılacakmış. saygılarımla. ezgi umut

Ezgi Umut 
 26.08.2007 1:29
Cevap :
"Yücelme ve son!" diyerek özetlemiş başlığınız durumu, maalesef. Eğitim birliğini bozma gerekçesi bir yana, sanatla ilgili herşey Atatürk'ü çağrıştırdığı için, unutturma çabalarının bir çabası olarak görmekteyim konservatuvarla ilgili girişimlerini. Sanat/güzel guygular/ideallerin yücelmesi gibi kavramların ayırdında olsalar böyle bir girişimde bulunmazlardı. Önemli eksikleri de buradan kaynaklanıyor bence. Teşekkür ve selamlarımla, H.Hüseyin Dulun  26.08.2007 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 345
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1065
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster