Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4996
 

Türban tamam...sıradaki

Türban tamam...sıradaki
 

Başbakan’ın İspanya'dan yaptığı açıklama ile başlayan 'Türbana üniversitelerde serbestlik' tartışmaları, MHP'nin verdiği Anayasa'nın 10' uncu Maddesi'ndeki değişiklik önerisi ile kanun teklifine dönüşmüştü.

Dünya ekonomisinin bir krize doğru ilerlediği ve Türkiye'de de tartışılması gereken en önemli konunun ekonomi olduğu bir ortamda, toplum içinde kutuplaşmalar, gerginlikler yaratacak siyasi tavırlardan uzak durmak şart.

AKP, MHP'nin önerisini yetersiz bularak yeni bir teklif hazırladı. Önceki gece partinin üst yönetimi tarafından ana çerçevesi çizilen teklif 3 maddelik bir Anayasa teklifi öngörüyordu. MHP, sadece Anayasa'nın "Kanun Önünde eşitliği" düzenleyen 10'uncu Maddesinde değişiklik teklif etmişti.

AKP buna ek olarak, "Temel haklar ve Özgürlükleri" düzenleyen 13'üncü Madde'de ve "Eğitim, öğrenim hakkı ve ödevi"ni düzenleyen 42'nci Madde'de de değişiklik istiyordu. Ancak MHP'liler de AKP' nin teklifine tepki gösterdi.

İki partinin hukukçu milletvekilleri yaklaşık bir buçuk saatlik görüşmenin ardından prensipte anlaşmaya vardı. Türbanın üniversitelerde serbest bırakılması için 10'uncu ve 42'nci maddelerinde değişiklik yapılması kararına varıldı.

Ancak heyetlerin görüşmelerinin ardından son kararı yine Erdoğan ve Bahçeli verecek.

İş dünyası ne diyor?

Ortada bir sıkıntı olduğu muhakkak. Ama bu sıkıntı bugün tartışılandan daha geniş boyutlara sahip. Evet, bir yanda başını örttüğü için eğitim sürecinde zorluk çeken genç kızlarımız var. Diğer yanda, 15 yaşında istemediği halde zorla kapatılanlar da, birkaç yıl sonra çevre baskısıyla başını örtmek zorunda kalmaktan korkanlar da var.

“En büyük sorun buymuş gibi ortalığı germenin, gündem yaratmanın bir şeyi yok. Gözümüzü çok başka yerlere dikmemiz lazım. O ayrı bir konu. Bunu devamlı gündeme getirmenin gereği yok”

Ayrıca inanın kadınlarımızın tek sorunu da bu değil. Ülkemizde kadınlarımızın birçoğu çok daha ağır, çok daha derin sorunlarla mücadele ediyor. Toplumsal hayatta eşitsizlik, eğitimsizlik, istihdama katılma zorluğu, aile içi şiddet, belirli yörelerdeki ağır töre baskısı gibi vahim sorunlar...

Rektörlerin tepkisi;

Türban tartışmalarına ilişkin anayasa değişikliği konusunda, “Bu konudaki fikirlerimizi daha önce çok beyan ettik ve Anayasa değişikliği çalışmalarının laik Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin zedelenmeye çalışılması faaliyeti olarak yorumluyoruz” deniliyor.

Bu konunun hem sosyolojik hem de hukuki bir yönü bulunduğunu, sosyolojik açıdan bakıldığında, bundan 10 yıl kadar önce türbanın serbest olduğu zamanda üniversitelerde ciddi kamplaşmalar meydana geldiğini, öğrencilerin kantinlerde, yemekhanelerde ayrı ayrı oturduklarını kaydedildi.

Birkaç bin öğrenciyi ilgilendiren bir konuyu sanki bütün üniversiteleri ilgilendiriyormuş gibi gündeme getirmenin tamamen siyasi bir bakış olduğu, üniversitelerde esas itibariyle türban diye bir sorun olmadığı belirtilerek, şu anda türbandan dolayı karışmış, olay çıkmış bir üniversite var mı? Diye soruldu.

Muhalefetin isyanı;

“MHP, 'AKP' nin oyuncağını elinden alacağız' diyerek işgüzarlık yapıyor. Bu işin sonunda hiç kimse, 'MHP'ye teşekkür ediyoruz. MHP'nin sayesinde türban yasağı kalktı” demeyecektir. Ancak MHP'yi laik demokratik rejimin temellerini sarstığı için tarihi sorumluluğuyla baş başa bırakacaklardır” diye eleştirildi.

AK Parti ve MHP'nin sorunu çözemeyeceklerini iddia edilerek, “Bu kadar kendilerini yormasınlar. Yürekleri yetiyorsa, Anayasanın 2. maddesindeki 'laik' terimini kaldırsınlar.

AK Parti'nin konuyla ilgili basına yansıyan önerilerinin Anayasaya aykırı olduğunu savunan muhalefet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) türbanla ilgili kararını anımsattı. AİHM kararlarının, Anayasanın 90. maddesine göre Türkiye açısından bağlayıcı olduğunu ifade edilerek, “Hadi ulusal yargının gerekçe bölümlerini ortadan kaldırıyorsunuz. Peki uluslararası yargının kararını nasıl ortadan kaldıracaksınız?” diye sordular.

Türbanın siyasi simge haline getirildiğini, bunun bir hürriyet meselesi sayılamayacağını, dinin zorunlu kıldığı bir icap olmadığını belirten çok sayıda ilahiyatçı olduğunu, Türk kadınının yüzyıllardan beri geleneksel bir başörtüsü taktığını ama türbanın bizim geleneklerimizde yeri olmadığını hepimiz biliyoruz.

Bu gün 24 Ocak. O uğursuz günde yine kötü haberler var. Uğur Mumcu ve İsmail Cem İpekçi'yi selamlar olsun.

Bakalım sırada ne var?

Nefesleri yetecek mi göreceğiz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sırada ne mi var? Parasına ve cebine güvenene 1 + 3 alma hakkı ... Umarım şimdi türbanı destekleyen kadınlarımız, o kararlarında da erkeklerin arkasında durur. Zırlamazlar. Ata erkil bir toplumda kadın dediğin ne ki? Altı üstü bir eksik etek diyecem ama sadece o gözle görmedikleri paketleme çalışmalarından belli!!

minesyr 
 24.01.2008 19:24
Cevap :
Kadın özgürlüğü ve de kültürümüz ile hiç bir alakası olmayıp tam aksine kadın özgürlüğünü perdelemek ve erkeklere daha rahat bir hareket alanı sağlamak için siyasilerin oy için, din istismarcılarının rant için kullandığı bir araçtır. Ne yazık ki en büyük şak şakçılarıda okuma (!) ve Dindarlık (!) heveslisi bir kaç bin bulanık zihinli... Annem 84 yaşında,başörtülü,namazında ve Atatürk'e duacı.Şimdi utanacaklarmı acaba?  24.01.2008 21:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 301
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5628
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Söz konusu Atatürk ve Laik Cumhuriyet ise; asla tarafsız olamam! Ben; İş ve özel hayatımda Cumhur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster