Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
986
 

Türban

Türban
 

“Efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve gereklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” K.ATATÜRK

Gün geçmiyor ki,demokrasinin tam yerleşememesinden,hukuksuzluktan,laiklikten ya da sosyal devletin
gereklerinden yakınılmasın.

Cumhuriyetin vazgeçilmez unsurları olan “demokratik,laik ve sosyal bir hukuk devleti” olma ilkeleri ne ya
zık ki ,yıllardır sömürüldü,kemirildi,yeterince anlaşılamadı,anlatılamadı ve en önemlisi özümsenemedi.

Maalesef ;din,laiklik ya da milliyetçilik konusunda cirit atan tacirler eliyle her şey birbirine karıştı.

Bu konularda boy gösteren tacirlerin; yaptıkları,söyledikleri olması gerekenler sanıldı,tabular yaratıldı..

Herkes bir şeylerin ardına sığınıp amaçlarına uygun kullanmaya çalıştıkça,etki,tepki mekanizmaları devreye girdi ve bu konuda 80 yılı aşkın bir sürede bir arpa boyu yol gidemediğimizi gördük.

Yaşanan samimiyetsizlikler, sözle öz arasındaki farkların yarattığı güven bunalımı da taraflar arasındaki güven
sizlik duygusunun en büyük nedeni.

Türban meselesinde de türban destekçilerine duyulan haklı güvensizlik nedeniyle bugünkü tartışmaların kilitlen
diği ve sorunun daha da karmaşık bir hal aldığı görülüyor.
Dünya ekonomideki dengeleri konuşurken, biz türbanı tartışıyoruz,ayrıca zamanlama kadar, türban tartışmaları
nın arkasında başka bir gündem olup olmadığı kuşkusu da toplumdaki endişeyi artırıyor.

AKP ise tüm karşı çıkışlara rağmen, toplumun endişesini gidermekten uzak,sürekli gündemi başka yönlere çe
kerek,hedef saptırma amacında.

Konu siyasallaştıkça çözüm zorlaşıyor.Birileri siyaseten nemalanıyor ve toplum uyutuluyor.
Küresel ekonomik krizin etkilerini en fazla hissedeceği belli olan cari açığı çok olan ülkelerde yabancı sermaye
nin kaçışı kaçınılmaz görünürken,Türkiye’de sanki hiç bir şey olmayacakmış gibi bir hava estirilmeye çalışılıyor.
Ekonomik kriz vurduğunda; türbanlısı da türbansızı da harç, borç içinde geçim telaşına düşünce mi gerçek
gündemleri hatırlayacağız acaba…

Özgürlük adı altında; laik,modern,çağdaş bir cumhuriyet ile her gün alay edenler;kara çarşafla, peçeyle, şalvar
la boy göstermeye, baş örtüsünün sadece üniversitelerde değil, tüm eğitim kurumları ile devlet kuruluşlarında serbest bırakılmasını istemeye,YÖK Yasası’nın ek 17. maddesinde türbanın tarif edilmesine tepki olarak, “Ta
nımı da biz yaparız, fetvayı da biz veririz” demeye başladılar.

Parti içi demokrasiyi işletmeyen ,demokrat olduklarını iddia eden siyasiler nasıl oluyor da bu konuda demokra
si, özgürlük kavramlarının ardına sığınıyorlar,anlamak mümkün değil.

Toplumsal bir uzlaşmadan uzak yapılan bu arayışlar sorunu çözmek bir yana, toplumu bölmekten başka bir a
maca hizmet etmeyen bir arayış haline geldi. İki partinin sayısal çoğunluğa dayanarak yaptığı bu uygulamanın en büyük mağduru da herhalde ;gerçekten okumaya çalışan başı örtülü genç kızlar olacak.

Türkiye ne Almanya,ne İngiltere, ama diğer yandan ne Arabistan, ne İran ne de Malezya.

Bu işi siyasallaştırmadan çözmenin bir yolu olmalı. Özgürlük adına…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkürler anlamlşı çalışma.

Yalnıztürk 
 09.02.2008 20:57
 

Çok güzel anlatmışsınız gün gelipte kafasını duvarlara vuracak olanlar okumalu bu yazınızı .teşekkür ederim bu güzel paylaşımınız için. Saygılarımla.

binnaz delen atılkan 
 08.02.2008 15:19
 

Türk Milleti Atatürk'ün aydın izinde nasıl Emperyalistleri perişan ettiyse, herhangi bir gün de başka güç ve şer odaklarını aynı akibete uğratmakta tereddüt etmeyecektir. Hiç kimse mahsum istek ve söylevlerle ne cumhuriyete zarar verebilir, ne de cumhuriyet geri adım atar! Kimse saf ve hayali hülyalara dalmasın. İran miran'la da işimiz olmaz, onlara bizi kimse de benzetemaz...!

Yalnıztürk 
 06.02.2008 22:55
 

sorun türban değil, dini siyasetin rant alanı haline getirmek. 85 yıldır karşı devrimin bayraktarlığını yapanların üretebildikleri tek siyaset yöntemi de işte bu. Ne yazık ki acınası. Sn Türkyılmaz'ın yorumuna gelince. Evet, İran bilimde ve teknolojide ayakları üzerinde durma savaşı veriyor tek dişi kalmış canavara karşı. Ancak bu binlerce yıllık medeniyetin geldiği noktaya içim sızlıyor; yola getirmek için insanlarına layık gördüğü ceza, vincin ucunda aleme ibret olsun diye adam sallandırmak ve kadınları boğazlarına kadar yere gömüp kalabalığa öldürene kadar taşlatmak. Bu toplumun nasıl çocuklar yetiştireceğini ve geleceğini düşünmek bile istemiyorum. Sevgilerimle.

Hakan Kildokum 
 06.02.2008 9:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 42
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

1962 İnegöl/Bursa doğumlu ve İşletme Fak. mezunuyum. Özel bir kursta kurum müdürü olarak görev yapma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster