Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
230
 

Türbana dolaşan demokrasi

Türbana dolaşan demokrasi
 

Yaygın deyimiyle Sekülerizim (yani dünyevi işler) öte dünya işlerini yönlendiremez. Uhrevi ilkeler (Öteki dünyaya ait ilkeler) de günlük yaşamı belirlememelidir. Bu tespit demokrasinin temel zeminidir. Zemin ne kadar kaygan ve tutarsız olursa o zeminde yürümek de o oranda zorlaşır. Yani kaygan zeminde yürümek sürekli düşüp-kalkmalara yani kaos’a yol açacaktır.

Bu çerçevede ülkemizde yaşanan türban problemine baktığımızda gelecekteki kargaşanın –kaosun görülmemesi ya art niyetin ya da basiretsizliğin ifadesidir.

Türban sorunu ;özgürlükler sorunu hatta kadının kendini ifadesi sorunu çerçevesinde tartışılıyor olması sadece bir aldatmacadır. Zira bir inancın getirdiği zorunluluk (örtünme zorunluluğu) ters yüz edilerek özgürlük ve kadının kendini ifade etmesinin bir göstergesi olabilir mi?.

Olamaz çünkü tartışılan sorunda alınan referans önemlidir. Sen inançsal bir veriyi , seküler bir alanda tartışırsan “sapla samanı karıştırmış” olursun. İşte bugün yapılan ne yazık ki o. Yani Sayın Tayyip Erdoğan çok zekice bir manevrayla bütün aydın ve demokrat bilim adamını peşine taktı günlerdir konuşturup duruyor.

Elbette inanan insanımız inandığı gibi yaşayacak, elbette inandığı için başını örtecek; ancak bu soruna çözüm “Laik”bir ülkede kanunları dinsel referanslara göre değiştirmeye kalktığın an işler sarpa saracaktır. İşte o zaman arkasından “Helal gıda standardı” (İslami usullere göre hazırlanan yönetmelik)gelecek, onun arkasından “Çalışma saatlerini namaz vakitlerine göre” ayarlama, dahası “inananların Cuma günleri çalışmama” talepleri ...v.b düzenlemeler gelecektir. Çünkü inançsal referanslı kanun yapımı bunları da zorunlu kılacaktır. Bu ardı –arkası kesilmeyen talepler giderek birilerinin bu toplumun inançlarının kendi siyasi emellerine alet ederek “Siyasi rant”elde etmenin yolu olacaktır.

Ben AKP’nin gerçekten İslam kurallarla yaşamak istediğini zannetmiyorum. Dönüp yaşamlarına baktığınızda bunu çok net bir şekilde görebilirsiniz. Her türlü rant ilişkisi, her türlü al takke –ver külah ilişkileri yanı sıra; birilerinin sırtından bir yerlere gelmek isteyenlerin yoğunlukta olduğu bir parti; gerçek anlamda “İslami Kuralların” toplumda yaygınlaşmasını istemez.

Bir düşünün; bir çok ihale yapılıyor, burada dönen üç kağıt, burada dönen rüşvet ve rant hangi İslam kuralla izah etmek olası. Ve yine alınan rüşvet ve rant parasıyla taraftar toplamak için dağıtılan onca “erzak ve kömür” İslam hangi kuralla açıklanır. Açıkçası haramla elde edilen onca servet elbette farklı teorilerle izahı mümkün.

Ama gelin görün ki türban gibi toplumsal hassasiyetlerin arkasına gizlenerek kendisini kamufle etmekteler. Sanki öyleymiş izlenimiyle bir taraftan götürebildikleri kadar rant götürüyorlar. Diğer yandan da “Dindar insanın” inançsal hassasiyetlerini kullanıyorlar.

Asıl şaşılacak olan “Liberal ve demokrat” kesimin feveranı; sanki bu güne kadar bu zeminin yeşermesine kendileri göz yummamışlar da yeni fark etmiş gibi bas-bas bağırıyorlar. Hayırdır inşallah “günaydın...!” ne erken uyandınız....!? Bu ülkede imam yetiştirmesi gereken okulları kimler niye açtı ve sayısı kaç yüzlerde bileniniz var mı? Her köşe başında gizli kaç kuran kursu var, kaç Işık evi faaliyet gösteriyor..? Her köşe başına bir Cami (cemaatsiz olsa bile) yapıldığını bilmiyor muydunuz? Bütün bunların sonucunda bugün geldiğimiz yere vardık. Artık gözünüz aydın nur gibi “dini referanslı bir Anayasanız “oldu hayırlı uğurlu olsun.

Her uğursuz şeyin güzel bir yanı vardır derler ya bunun da güzel bir yanı var bir kısım “tatlı su demokratı” nasıl olsa ASKER var bunların kafasına vurur; bunlar fazla ileri gidemez hevesindeydiler. Eh artık bu aymazlıktan kurtulurlar inşallah. Zaten ısrarla “Cumhuriyet kazanımları” dediğimiz şeyleri halkımız kazanmamıştı birileri vermişti, bu günde farklı birileri aldı gidiyor. İnsan kendi kazanmadığı şeye sahip çıkmazmış. Tıpkı şimdi çıkmadığı gibi. Gelecekte kendisi kazanır işte o zaman sahip çıkar UMUDUNU taşıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1300
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Düşünmeyi ve yazmayı çok severim. Yaşama ilişkin çelişkileri görmekte ısrarlıyımdır. Muhalif olmaya ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster