Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '09

 
Kategori
Kent Tarihi
Okunma Sayısı
4795
 

Türk Aşiretleri ve Haydanlı

Türk Aşiretleri ve Haydanlı
 

Beçin Kalesi, Kaynak: http://www.forumkapsam.com/showthread.php?t=3989


MENTEŞE BÖLGESİNDE YAŞAYAN TÜRK AŞİRETLERİ 

Muğla Ovası’nın kuzey kenarlarına, Oyulu Dağının eteklerindeki Asar Tepe’nin yamaçlarına kurulmuştur. Antik dönemdeki ismi Mobolla’dan gelir. Şehrin bulunduğu bölgeye antik devirde Kayra deniyordu. 

Şehrin kuruluşu kesin olanak bilinmemekle beraber, Arkeolojik verilerek kadar Helenistik Dönem öncesine kadar uzanır. Türk Dönemine kadar çeşitli devletler işgaline uğradı. 

Türkler XI asırdan itibaren Türk akınları başladı.Ünlü gezgin Ebu el-Fida’nın tespitlerine göre XII.asırda Antalya’nın kuzey-batısında, Denizli Dağlarında, Menderes havalisinden başlayarak, Menteşe Bölgesinde 200.000 çadır, tahmini 1.000.000 Türkmen’in yaşadığına söyler. El-Said el-Mağribi’de aynı tespitleri yapmıştır. 1.000.000 Türkmen’in varlığından haber verir. Daha sonra kuzeye yönelerek Kastamonu, Bursa, Bolu civarlarına dağılmışlardır. Bursa civarında 30 bin Türkmen’in olduğunu söyler. Anna Comneus Alexie isimli eserinde Anadolu’da Türklerin karınca sürüsü gibi çok olduğunu yazar. Menteşe Bölgesi’nin Türkleşmesi XIII.asrın ilk çeyreğinde tamamlanmıştır. 

Selçuklular Devrinde burası uç bölge idi. Selçuklu Sultanları burasına Menteşe Bey’e ikta olarak verildi. Kendi adına taşıyan beyliği kurdu. Menteşe Beyliğinin başkenti Milas şehridir. Bu devirde gelişen Peçin şehri beyliğin merkezi oldu. 1168/1754 tarihli Muğla vakıf kayıtlarında Milas’ın, Peçin’e bağlı bir kaza olduğu yazılıdır. 

Peçin, Milas yakınlarında kayalık bir mevkidedir. Kale sarp bir kaya üzerindedir. Kaleye çeşme yanındaki tek giriş kapısından girilir. Evliya Çelebi Peçin’i 1080/1699 yılında ziyaret etmiştir: “Peçin kalesinin cirmi dairen madar bin adımdır. Kapısı kıbleye nazırdır. Dizdarı ve neferatı vardır. Sert ve metin olmakla Menteşe hakimleri mücrimleri bunda muhafaza ederler hendeği yoktur. Yalçın kayalıktır. Kale içinde bir küçük mescid yirmi toprak örtülü ev vardır. Kale Milas sahrasına nazırdır. Amma taşra varoşu gayet büyük şehir imiş, hala asarı çoktur.” 

İbn-i Batute Peçin’i 730/1329 yılında ziyaret etmiş, burayı Menteşe Bey’i Orhan Bey tarafından kurulduğunu, camini tamamlanmadığı söyler. 

Peçin’in iç kale dışında Menteşe oğlu Gazi Ahmet Bey’in medresesi ve türbesi vardır.[1] 

Medresenin kitabesi:

“Talebi’l-ilm farizaten âla külli müslüm ve müslimete

Emere bi imarete haze el- medresete

El- mübareketeel-Emiri el-kebir el-mürabat Sultan

El-sevahil tâcü’d-devlete ve’d-dinGazi Ahmet bin

İbrahim’n azze nasrehu Fi senete seb‘a ve sebain ve seb‘a-mie

Kitabeye göre H.777/M.1375 de yapılmıştır.

Türbede Gazi Ahmet Bey’in türbedeki sandukasının baş şahidesi

Haze

Kad şeyd ve tevfi

El-merhum, el-mağfur

Es-said eş-şehid el-muhtaç ilâ

Ranmete rabbi’l-âli el-kebir el-müteali

Ahmet Gazi bey bin İbrahim Bey ibn-i Orhan Bey

İbn-i Mes‘ud bey ibn-i Menteşe Bey 

*** 

Kaynak kişi: 

Dr. Muharrem BAYAR 

Menteşe Bölgesine Yaşayan Aşiretler: 

1.Türkmenler:Bu bölgenin ilk sakinleri Türkmenlerdir. XI. asırdan başlayarak. XIII. asrın ilk çeyreğine kadar iskan olmuşlardır. 

2. Karakeçi Yörüklerinin iskanı: Oğuzların Bozok Kolundan Gün Han’ın çocuklarından Kayıdır.Kayılar bu koldan gelir.Karakeçili Yörükleri bu koldan gelirler. 1517/923 tarihli Menteşe Tahrir Defterinde Kayıların Peçin civarında yoğun halde yaşadıkları kayıtlıdır. Bunlar yazın , Aydın üzerinden Kütahya’ya geçip Türkmen ve Sündiken Dağları’nda yaylaya çıkıyorlardı..Günümüzde Aydın , Manisa, Balıkesir, Kütahya, Bursa civarında yaşayan aşiretlerin ataları bunlardır. 

H.990/1553 tarih de düzenlenen Tahrir Kayıtlarında Menteşedeki Kayıtlar hakkında geniş bilgi vardır. 

“Cemaatı Kayı an Hassa-i Hüdavendiğar tabi-i Peçin 

Tir-i Menteşe-i veled-i Turali an cemaat-ı Kayı nam-ı diğer Ekizce tabi-i Peçin 

Tir-i Resul veledi Davut (ser tir-i Hızır veled-i Yusuf der kenarı )tabi-i Peçin 

Tetümme-i tir-i Menteşe veled-i Turali tabi-i Peçin 

Tir-i Kayı ve Yahşi Bey an cemaat-ı Kayı mütemekkinan der kaza-i Ayasuluğ 

Tir-i Mehmet an cemaat-ı Kayı tabi-i Bozüyük 

Tir-i Balı veled-i İbrahim an cemaat-ı Kayı tabi-i Çine 

Tir-i Demirci İbrahim an cemaat-ı Kayı tabi-i Eski Hisar 

Tir-i an cemaat-ı Kayı tabi-i Eski Hisar 

Cemaat-ı hane-i Kayı:1038 

Çift:83, Nim:14o, Bennak:437, Kura:375[2] 

Bu aşiret 1038 hanedir, 375 köyleri vardır. Yazın Türkmen ve Sündiken Dağlarına yaylaya çıkarlar. Kışın Menteşe Bölgesine inerlerdi. Bu Batı Anadolu da ki Karakeçili Aşiretinin ataları bunlardır. 

Karakeçili Yörüklerinde yaygın olarak söylenen Yörük türkülerinden bir örnek: 

Aşağıdan algım salgım bir savaş görünür. 

Gecesi Ruşen güdüzü hayal meyal görünür. 

Korkarım yoldaşıma bir iş görünür. 

Er yollarına canını kurban eden albim benim. 

Gelin komşular ben can ciğerim aldırdım 

İki ellerim bütün al kanlar içine daldırdım. 

Canlar dayanmaz saltı kendi elimle saldırdım. 

Ilgıt ılgıt kanlarla mezara giren benim. 

Yörük yarimin mezarını yeşil çimen bürüdü 

Gözyaş ile kır atımız çılbırcığını sürüdü 

Hep oba halkı güzlasına kalktı yürüdü 

Obası yurt yerinde kurulu kalan serdar benim. 

Bu savaş Ertuğrul Gaziden kaldı bize eser 

Osman Gazi çok düşmanların başını keser 

Böyle ölüm her kavme olmaz müyesser 

Yerim tutarmı bilmem yadigarim oğlum benim. 


Dr. Muharrem Bayar 

3. Çepniler: Oğuzların Üç-Ok kolundan , Gökhan’ın 4 oğlundan birisi Çepni’dir. Bu aşiret bu koldan gelir. Anadolu’nun Türk yurdu. Olmasından önemli rolleri vardır. Batı Anadolu’da Balıkesir, Manisa, Aydın ve Menteşe bölgesinde yaşarlar. Menteşe bölgesindeki Çepniler Kızdulu Boyu 1640 yılında Sultan İbrahim zamanın ait tahrir kayıtlarından Menteşe köylerinde oturduğu kayıtlıdır. Aydın-Menteşe civarında Çepniler’in yoğun yaşadığı yerler: Merkeze bağlı Terziler, Söke’ye bağlı: Sofular, Helvacılar, Tire’ye bağlı: Çayırlar köyleridir. 

4.Kızılkeçililer 

5.Horzumlar: 

6. Kıbrıs’a sürülen Yörük Aşiretleri: Kıbrıs 1571 tarihinde fethedelilmiştir... Buradaki Türk nüfusun artırılması için Anadolu’da zaman zaman bazı aşiretler sürgün edilmiştir. H.1112/1700 tarihli vesikadan aldığımız bilgiye göre 1700 Anadolu’dan büyük bir aşiret kitlesi sürülmüştür. Bunlardan Şamlı, Kara Hacılı, Eski Yörükler, Kiselioğlu, Şeyhlü, Senetlü, Batraklı, Çıblaklı, Gediklü, Toslaklı, Ceridli, Saçı Karalı Yörük aşiretlerinden sayılarına oranlı olarak cemaatlar Kıbrıs’a sürülmüştür. Kıbrıs Valisi Mehmet Paşa gönderilen 1112/ 1700 tarihli hattı hümayun ile iskanı istenmiştir. Gönderilen emirde bu aşiretlerin sürgün değil bahşiş olduğu belirtilmiştir.[3] 

Adaya çıkarılan aşiretlerden Kiselioğlu ve Şeyhlü aşireti mensupları gemi kaptanın öldürüp, Anadolu’ya kaçmışlardır. Kaçanların büyük bir kısmı Menteşe sahillerine çıkarak yaylara çıkmışlardır. İskan sırasında köylere dağılmışlardır.Bu aşiretlere Bahşişli denir. 

7. Menteşelü Cemaatı: H.1010/1601 tarihli Saruhan Şer‘iye Sicillerinde bu cemaatla ilgili avarız kayıtları vardır. Budur ki Menteşelu cemaatından Hüseyin bin Nasuh nam kimesne Mehmet bin Resul nam kimesneye benden 1007/1598 senesinde perakende avarızından dört yüz seksen akça aldıktan sonra tekrar Kadımız alupsual olunsun dedikte gıbe‘s-sual almadım dediğü kayd olundu. Şuhudü’l-hal-H.1010 

8. Danişmentlü Cematı:H.1011/1602 tarihli fermanda Halep, Erzurum, Maraş civarından Bozulus Aşiretine tabi Danişmentli Cemaatının Haymana gelmişler, buradan Batı Anadolu’ya gelmişler Manisa, Aydın gelmişler, Muğlaya kadar uzanmışlardır. 

9. Şeyhoğlu ve Sindil Cemaatları:Vechi tahrir huruf budurki:devletlü defteri şıkkı evvel İbrahim Efendi ve hala matbahı amire emini saadetlü Halil Efendi hazretlerinin ber veche malikane iştira ve uhdesinde olan vilayeti Anadolu’da vaki yürükan mukatası mülhakatından Kütahya ve Aydın eve Saruhan eve Menteşe vi Biga ve Sığracık veBalkesir ve Hüdavendiğar Karahisar-ı Sahip ve Akşehir ve B[4]eyşehri ve Eskişehir sancaklarında ber mmucib defteri müfredat tahrir olunan Şeyhoğlu ve Sindil[5]cemaatı ahalileri bin yüz sekiz senesine mahsub olmak tahsiline müdehale eylemeleri Fi sene.1140 Bu haktı hümayunda belirtildiği gibi Menteşe bölgesinde yoğun olan Sindil cemaatının iskanı 1140/1727 yılında gerçekleşmiştir. 

Sendil Cemaatı şekavetinden dolayı 1743 yılında Kızılca- Burgos derbentine, derbentçi olarak yerleştirildi... Kethüdaları Mustafa bölükbaşı tayin edildi.[6] 

10. Karabağlı Cemaatı: H.1137/1724 tarihli fermanda Bu cemaatın Menteşe Bölgesinde yaşadığı bildirilmiştir. “Mafahirü’l-kuzatı ve’l-hükkam madinü’l-fezaili ve’l-kelam Anadolu’da vaki yörükan mukatası reayaları olan yerlerin kadıları zide fazlühüm tevkii refii hümayun vasıl olacak malum ola ki: Kıdvetü’l-emacidi ve’l-ayan matbahı amirem emini el-Hac Halil zide mecduh divanı hümayunuma arzıhal edüb yörükan mukatası malikane iştiraken uhdelerinde olub mukta-i mezbur mülhakatından Aydın ve Saruhan ve Biga ve Sığracık ve Menteşe ve Balikesir vaki yörükan Haremeyn reayalarındnadır.” 

Karabağlı Cemaatı Dağlık Karabağdan (Erran) 1470 den sonra Uzun Hasan tarafından sürüldükten sonra Aydın, Menteşe, Manisa ve Balıkesir’e gelirler. Buralarda konar-göçer yaşarlar. 1137/1724 tarihli fermanda bu cemaatın Menteşe’de yaşadığı belirtilmiştir. 

11. Deliler Cemaatı: Deliler, Göngörlü, ve Kırıntılı cemaatları Niğde Bor Ürgüp ve Ereğli civarında yaptıkları şekavetten dolayı Rakka’ya iskanı ferman buyrulmuştur. Bundan vazgecilerek Kıbrıs’a sürülmesi için Kıbrıs vali Osman Paşa’ya ferman gönderilmiştir. Bunlarda kaçarak Isparta, Denizli ve Menteşe’ye gelmiş. Köylere dağılmışlardır. [7]
Kaynak Kişi: 

Dr. Muharrem Bayar 

12. Haydanlı Cemaatı: Anadolu’daki Yörük Aşiretleri içinde ayrı bir özelliği olan aşirettir. Aşiretlerle ilgili vergi ve iskan kayıt defterlerinde Alanya-Tarsus-Gülnar-Mut civarlarında yaşayan yörük aşireti olarak gösterilir. Bu aşiret yazın Isparta üzerinden Sultandağları’na kadar gelmiştir. Kışın Silifke-Erdemliye kadar inip kışlamıştır. 19. asırda zorunlu aşiret iskanı yapılınca kışlakları olan Erdemli civarına dönemeyenler Akşehir köylerine ve merkeze yerleşmişlerdir. Bu gün Haydanlı ismini taşıyan aileler vardır. Akşehir Tapu ve Nüfus tahrir kayıtları incelendiğinde Haydanlı Yörüklerinden olduğu yazılıdır. 

Fatih Sultan Mehmet, Anadolu birliğini tamamladıktan sonra, aşiretlerin sayımı ve tahrir defterlerine yazılmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferine katılan aşiretler içinde Haydanlılarda vardır. Sefer dönüşü Haydanlıların bir kısmı Anadolu’ya dönmemiş, Şam civarında kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında H.937/M.1530 tarihinde yapılan tahrirde Şam, Hama, Humus , Trabulus, Halep ve Kilis civarında yaşadığı kayıtlıdır. 19. asrın başlarında bu bölgede meydana gelen karışıklıktan dolayı buradaki Haydanlıların bir kısmı Amik ve Çukurova’ya gelmiştir. Bu tarihte yapılan Aşiret İskan ve Islahiye Kayıtlarında yanlış olarak Arap Aşireti olarak gösterilmiştir.Bu bölgede yaptığım alan çalışmalarında Halep-Şam arasında halen yaşayan Türk Aşiretlerini gördüm. Çoğu Arapça konuşuyor. Ama adet gelenek ve törelerini kaybetmemişler. Türk olduklarını söylüyorlar. 

Haydanlı Aşireti 15. asırda yayla sıkıntısı çektikleri için bir kısmı Batı Anadolu’ya göçmüştür. Buraya göçenler yazın Türkmen ve Sündiken Dağlarına yaylaya çıkmışlar, kışın Muğla-Milas ve Söke ovalarına inmişlerdir. Daha sonra bir kısmı yaylaya çıktığı bölgelere iskan olmuşlardır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında tutulan 438 numaralı Muhasebe-i Vilayeti Anadolu Defterinde H.937/M.1530 tarihinde Kütahya Vilayetine bağlı: 

Şeyhlü Kazasına Bağlı: Çivril, Koçak, İğdir, Balçıkhisan, Bulgur, Yamanlar, İnci, Yassı Höyük, Kavak, Gömce, Eksenli, Alan Buğdaylı köylerine yerleşiyorlar. Ayrıca Haydan Köyünü kuruyorlar. 1530 tarihli tahrir kayıdında”Şeyhlü Kazasına tabi Haydan karyesi19 hane olup 4249 akça geliri olan zengin bir köydür.[8] 

Haydanlıların bır kısmı Bursa civarına kadar giderek Göl Kazasına bağlı köylere iskan olmuşlar Haydan isminde bir de köy kurmuşlardır. 1530 tarihinde ki kayıtta: 

“Hüdavendiğar Vilayetine bağlı Göl Kazısına tabi Haydan Karyesi 9 hane olup, 2721 akça [9]geliri olan zengin bir köydür. 

Dr. Muharrem Bayar 

[1] 01.Mayıs.2005 günü Peçin’ de inceleme yaptım. Kitabeleri tesbit ettim. 

[2] TD.377, H.990/1553 

[3] ATA Vs.no.196.s.148-150 sene 1129 

[4] MAD.no:9956.s.178, 2492, 243 

[5] Bu cemaat bazı kaynaklarda Senetlü ve Sandal ismi ile geçer. 

[6] MAD.no:9956.s.178, 2492, 243 

[7] MAD. No:8458, s.170 

[8] Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri nr.438 (H.937/M.1530 ; s.61 

[9] Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri nr.166 (H.937/M.1530 ; s.60 

Kaynak Kişi: 

Dr. Muharrem Bayar 

*** 

NOT: Hocam Dr. Muharrem Bayar'ın yazısına noktasına virgülüne dokunmadan burada yayınladım. Kendisi ile birlikte zaman zaman çalışmalarımız devam etmektedir. 

Dr. Muharrem Bayar hocam defalarca Menteşe Bölgesini araştırdı ve hatta birkaçında ben de vardım. Bir araştırmamızda Fethiye'de (Meğri) Yörük Obaları program yapımcısı Ramazan Kıvrak'da vardı. İlginçtir Fethiye'de de Ahmet Gazi Türbesi var. 

Ayten Dirier bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 103
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1393
Kayıt tarihi
: 24.06.09
 
 

Haydanlı Eğitmen Aziz Doğan'ın oğluyum. Köyceğiz doğumluyum. Isparta Meslek Yüksek okulu muhasebe me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster