Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '07

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
8262
 

Türkçe' miz elden gidiyor mu?

Türkçe' miz elden gidiyor mu?
 

Askeri öğrencilik yıllarımdan itibaren en çok arzu ettiğim şey doyasıya uyumaktı; Okulda lise derslerinin yanında onlarca meslek dersini başarmak zorunluluğu, görevde iken ağır çalışma koşulları, tatbikatlar, nöbetler, özel görevler uykularımızın katili oldu; Emekliliği en çok bu nedenle arzuladım. Emekli olduktan sonra bizim evde saat 10.00 dan önce hayat başlamıyordu, ne müzik ne elektirik süpürgesi sesi yasaktı; Komşularımız bile alışmışlardı gürültü yapmamağa özen gösterirler bizim kapının zilini çalmazlardı. Uykularımın ve emekli maaşımın düşmanı diye sevdiğim, dünya tatlısı kalb ilacım torunum Başar İLHAN ile tanışıncaya kadar sürdü saltanatım. Annesi çalıştığı için işe giderken bize bırakınca soluğu benim yatak odamda alıyor " Dede kalk, uyan " komutu ile emeklilikte askerliği yeniden başladık.

Torunum dört yaşında olmasına rağmen mükemmel bir Türkçe ile konuşuyor, harika çümleler kuruyor; Lütfen, teşekkür ederim ve afedersiniz gibi kelimeleri ile tam bir küçük beyefendi idi. Geçen gün bana bir konuyu izaha çalışıyordu; Karşılıkla konuşmamız sırasında " Çaktın köfteyi " dedi. Kulaklarıma inanamadım, şaşırdım. Kanaryamın sesine karga sesi karışmış gibi cümlesi kulağımı ve ruhumu tırmaladı. Nasıl tepki vermeliydim? Büyük bir ihtimal kreşteki arkadaşlarından öğrenmişti. Yavrum bu kelimeyi nereden öğrendin ? Bu kelime hoş değil bir daha söyleme olurmu? diyebildim. İkinci bir şok dalgası geldi " Okey dedeciğim "

Çevremdeki iş yerlerinin tabelalarına baktım; uzun zamandır beni ve birçoğumuzu rahatsız eden Türkçe kelimelerin yerine özenti sonucu kullanılan kelimelere iç çekerken arabamın radyosundan türkçe, ingilizce ve argo çorbası olan bir müzik yükseliyordu. Güzel Türkçemizi bizler katlediyorduk. Türkçe de hızlı bir değişim var, çeşitli duygu ve düşünceyi anlatan kelimelerimiz hızla değişime uğramaktadır. Birçok Türkçe kelimenin yerini argo ve batı dillerinden kelimeler özellikle ingilizce sözcükler almaktadır. Kültürel, ekonomik, sosyal her gelişmede söz haznesi değişiyor dil sadeleşirken yabancı kelime akını başlıyordu. Konuşmamızda, şarkılarımızda, sevgimizi, kırgınlıklarımızı ifadede kullandığımız kelimelerimiz yabancılaştı farklılaştı örneğin iyi akşamlar, hayırlı akşamlara, hayırlı akşamlar, selama , selam bye bıraktı yerini; Çok değil 25-30 yıl önce kullandığımız kelimeler artık kullanılmıyor, ata yadigarı eşyalar antika diye özenle korunurken bir milletin en büyük değerlerinden olan dilimizi koruyamıyoruz, bunun doğuracağı sonuç ve tehlikeleri maalesef göremiyoruz.

Dilimizin en büyük koruyucusu olması gereken Türk Dil Kurumu bile öz Türkçe diye anlamsız ve kullanımı mümkün olmayan kelimeler türetmekte; Konuşma diline aykırı olmasına rağmen ayni yazım kuralına tabi kelimelerin bazılarında kurul diye ısrar ederken bazılarında ise gelenekselleşmiştir mazereti ile kuralı uygulamıyabiliyor.

Genelkurmay Başkanlığı Bütün birliklere emir yayınlıyarak Türkçe'nin kullanımına ve yazımına özen gösterilmesini istedi; bunu sağlamak için Binbaşıya kadar olan subaylar, Başçavuş' a kadar assubaylar ve uzman çavuşların seminerlere tabi tutulmalarını Türkçe dili konusunda sınava tabi tutulmalarını emretti. Bu personelin sınavda aldıkları notlar sicillerine eklenecek diğer üst rütbeli subay ve assubaylar konuyu önemle takip edecek ve uygulayacaklardır. Darısı diğer kurumların ve bizlerin başına, özellikle TDK Türkçemizin iyi kullanımı ve yazımı için paneller, yarışmalar düzenliyerek bu ulusal değerimizin korunmasına katkıda bulunmalıdır. Saygılarımla

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Figen hanımefendinin yazısını yeni fark ettiğim için cevap vermeden geçmek istemedim. Sayın GÜRPINAR'ın darısı başımıza diyerek bağladığı yazıya bu şekilde tepki göstermeniz hiç hoş ve şık olmamış. Özenle hazırladığınız ve Sayın GÜRPINAR'a yönelttiğiniz sorular sizin "elifi görünce mertek sanan" insanlara ait özelliğinizi ortaya koduğunun farkında bile değilsiniz. Kime ait olduğunu bilmiyorum ama bir yerde şöyle bir yazı okumuştum. "Bilgisiz kimse savaş davuluna benzer , sesi çok , içi boştur" Saygılarımla.

yigit 
 04.09.2007 19:17
Cevap :
Sevgili Kardeşim Figen Hanım yanıtını ben verdim; Sizde düşüncelerinizi belirtmişsiniz bir ara yorumunuzu yayınlayıp,yayınlamamak konusunda tereddüt ettim. Ben yanıtımda da belirttiğim gibi bu konuda uzman olduğumu iddia etmedim,ahkam da kesmedim nacizane bu konuda düşüncelerimi paylaştım ama bazı önyargılılar mutlaka öküz altında buzağı arayacaklar çünki maksatları üzüm yemek değil bağcıyı dövmek Bunların yazı yazmasını kim engelliyor lütfetsederde bizde yararlansak eleştiriler mutlaka olmalı ama nezaket kuralları içinde ve katkı söylemek adına , bu soruya ve önyargılılara bir ata sözü ile yanıt vermek mümkün ama bu bizim kültür ve terbiyemize uygun değil önemsemeyin lütfen  22.09.2007 20:47
 

Sayın Gürpınar; Endişelenmekte haklısınız. Hayatın her alanında olduğu gibi yaşayan dilimizde kültür emperyalizminden nasibini aldı. Bunun önüne geçilebilmesinide pek olası görmüyorum. Hakim kültür, medya vasıtasıyla yaşamımızın her alanında egemenliğini ilan etti. Direnerek malum sonu biraz geciktirebiliriz ama engelleyemeyiz diye düşünüyorum. Bilişim teknolojilerindeki baş döndürücü gelişme ile diller ve kültürler iç içe geçti. Arı dil özlemi ana dili İngilizce olmayan tüm ülkeler için geçerlidir sanırım. Sevgili torununuzun "Sen Çaktın Köfteyi" tarzı konuşmalar ise yıllardır sokakta konuşulduğunu düşündüğüm argonun 2006 yılı versiyonu olsa gerek. Bu vesile ile Beyaz'ı da burada sevgiyle anmış olalım. Düşüncem sizin yaratmaktan ısrarla kaçındığınızı hissettiğim polemiği başlatmak değil. Ancak Tülay Hanımefendinin düşüncelerini açıklarken daha açık sözlü olmasını dilerdim.

sefa çikan 
 09.06.2007 22:09
Cevap :
Sefa Bey Ben dil uzmanı değilim tüm dil bilgimiz okullardaki bilgi ile sınırlı TSK bir kampanya başlattı hem bunu duyurma hemde yozlaşmaya dikkat çekerek karınca kararınca yardımcı olmaya çalıştım bunu yazılarımda belirttim ama bazılarının maksadı üzüm yemek değil bağcıyı dövmek ; Herkezin bu konuda özen göstermesi gerektiğini birkez daha hatırlatıyorum.  09.06.2007 23:53
 

"SELAM SEKİZYÜZ YILDIR DİLİ CANLI YUNUSA" diyen Behçet Kemal Çağlar'ı rahmetle anıyorum.Bir ulusun yaşamına etki eden dilden daha önemli bir faktör yoktur.Dil,kendi kanunları içerisinde yaşayan,ferdi ve milli,kişilik ve kimliğimizide içinde barındıran,kendi kuralları içerisinde sürekli çelişen,değişen ve gelişen canlı bir varlıktır.Yüce ATATÜRK'ün bırakmış olduğu kurumun başında bulunanların da bilimsel yanlışlıklar yapmaması gerekir diye düşünüyorum.Bu arada "A"harfiyle başlayan assubay kelimesi için alfabetik sıralamayı ilga edenleri bilimsel düşünmeye davet ediyorum.Saygılarımla.

yigit 
 30.03.2007 5:36
Cevap :
Hatalarımızdan dersler almalıyız benim yazım bir hatırlatma idi hatadan dönmek fazilettir bunu anlıyacaklarını umuyorum  31.03.2007 15:14
 

Türkçemizi tanıtmak için önce Türkiye'nin tanıtılması gerekiyor. Bunun da tek yolu yurtdışına açılmak. Yurt dışına açılmak için de yabancı dil şart. Kendi dilimizi en iyi şekilde bilmek tabi ki de önemli ancak bir başka kültürün dilini bilmek, türkçeyi bir başka kültüre götürmenin öğretmenin tek yolu. O zaman biz başkasının kelimelerini günlük hayatımızda kullanmak yerine onlar bizim kelimelerimizi günlük hayatlarında kullanırlar. Öyle değil mi??

Tuana 
 07.03.2007 14:52
Cevap :
Farklı bir yorum getirmişsiniz teşekkürler. Ben dil uzmanı değilim özen göstermeme rağmen hatalar yapabiliyorum Zaten Türkçe dediğimiz kelimelerin birçoğu arapça,farsça, ve diğer dillerden dilimize yerleşmiş bunları bile baş tacı yapmaya razıyız ancak konuşma dilinde internet te SMS mesajlarında o kadar farkı kelimeler kullanıyoruz ki bunlar dilimizi yozlaştırıyor mümkün olduğu kadar özen göstermeliyiz Bir ülkenin var oluşunun ta dilin önemi büyüktür. Teşekkür ederim  08.03.2007 14:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 716
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 10109
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

1948 Edremit doğumluyum.Kara Kuvvetleri personel okulu ve Dicle üniversitesi sosyal bilimler Sevk ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster