Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
223
 

Türkiye İçin İstifra Vakti!

Türkiye İçin İstifra Vakti!
 

Uzun zamandır izliyorum ülkede olanları. Özellikle son zamanlarda gittikçe artan acayiplikler daha da dikkatimi çekiyor.

Halkın tepkisi hiçe sayarak alınan kararları, tüm muhalif seslerin anında kısılmaya çalışılmasını, yapılan adaletsiz uygulamaları, satılan fabrikaları, bölünme noktasına getirilen üniversiteleri, çat diye bir anda aldıkları seçim kararını... falan filan!

Zırt pırt değişen eğitim "sistemini", işsizliği, ekonomiyi, müthiş (!) dış politikamızı bir kenara koydum!

Yaşananları sorgulayan akılla, bilimle falan izah etmek zor, zira ne mantığı var ne de kuralı! Vicdana oturtmak zaten mümkün değil!

Geleceğimizle ilgili alınan kararlarda ne söz konusu kişilerin ne de işin uzmanlarının görüşüne başvuruluyor, fikri soruluyor.

Her karar, "ben dedim oldu!" dercesine alınıyor.

Bu ülkenin bilim insanları, konusunun uzmanları, liyakat sahibi kişileri, umurlarında bile değil!

Sonrasında elde var bin tane sorun, isyan noktasına gelen insanlar ve zulme uğramış bir kitle!

“Yanıldık, pişman olduk” denilse de iş işten geçiyor. Zaten ders mers alındığı da yok!

Doğa “kanunlarla” işler. İsteseniz de onlara aykırı bir iş yapamazsınız. Yapmaya kalkarsanız ters teper, bedelini ödetir size acı acı!

Tabiat kuralıdır, her şey "kendinde var olan düzene" dönmeye çabalar. Siz ne kadar bozmaya, uğraşsanız da o kendi bildiğini okur!

"Kirliliği" sevmez!
Uygun olmayan yere bina yapsanız seller alır, tohum ekseniz yeller alır.
Bünyeye kötü bir besin sokanın önce midesi bulanır, sonra soluğu tuvalette alır.
Bünye bu, tutmaz illâ ki atar "gereksiz ve zararlı" ne varsa!

Mideler bulanıyorsa;
Ya yenilen bir "herze" vardır,
Ya hasta adam olmuşsunuz demektir,
Ya fena halde korku sarmıştır bünyeyi,
Ya da ferah günlere "gebedir" o bünye!

Şimdi gündemimiz seçim.
Türkiye seçime giderken, geçenlerde önemli bir seçim daha oldu. Ülkemizin, taraftar kitlesi en fazla kulüplerinden biri olan Fenerbahçe başkanını seçti.

Uzun yıllar başkanlık yapan Aziz Yıldırım, koltuğunu Ali Koç'a bıraktı. Bırakın FB'li olmayı, rakip takımı tutanlar bile bu seçime ilgi gösterdi ve sonucunu sevinçle karşıladı.

Fenerbahçe ve eski başkanı Aziz Yıldırım, geçmişte zor günler geçirdi, ağır bedeller ödedi. Dik duruşuyla takdir topladı. 20 yıllık yönetiminde muhakkak güzel işler de yaptı. Ama görevi bırakma sürecinde sergilenen tavır, keşke böyle bitmeseydi dedirtti herkese. İnsanlar neden koltuğa otururken medenîdir de koltuktan kalkarken medeniyet ve insanlık ölçüleri rafa kalkar?

Bugüne kadar yaptığı güzel işler için Aziz Yıldırım'a teşekkür ederiz.

Bölmeyen, birleştiren, dostluk dolu yapıcı mesajlar veren Ali Koç'un da bu zorlu görevde yolu açık olsun.

Aslında bu konu pek ilgi alanıma girmese de ben de dahil, hatta Fenerbahçe taraftarı olmayanların bile bu seçime ilgi göstermesinin önemli bir nedeni var.

Ülkemizde her alanda görülen seviye düşüklüğü, nezaketten uzak dil, işi ehline vermeme ve adam kayırma insanları fazlasıyla bıktırdı. Artık her işin başında; ben dedim oldu diyen değil akılla bilimle yöneten, küfretmeyen, bölmeyen birleştiren yöneticiler görmek istediğimiz için Fenerbahçe'deki bu değişim, umut oldu herkese. Darısı ülkemizin başına diyelim.

Ne zaman ki her alanda dürüst, kavga ettirmeyen, birleştiren bölmeyen kaliteli yöneticileri seçeriz, işte o zaman çıkarız düzlüğe.

Kim ki bünyeyi bozar, insanlığını hırslarına ve kinine kurban eder, ruhumuzun akorduyla oynar; bilin ki o bünye "doğalını" bozan ne varsa önünde sonunda hepsini çıkarır atar! Tabiat kanunudur.

Ülkenin başı dönüyor, midesi fena halde bulanıyor!

Anlayacağınız, güzel bir şeye gebeyiz galiba!

Hadi hayırlısı.

 

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zor bir dönemde yaşıyoruz, çözümsüz veya çözümü zor olaylar çoğaldı. Tespitleriniz ortada, durumu iyi olanlar ülkemizden kaçmaya başladı, ama kaçış da bir çözüm değil ya kalanlar? Selamlar...

Yurdagül Alkan 
 07.06.2018 13:51
Cevap :
Merhaba Yurdagül Hanım, Haklısınız, zor bir dönemde yaşıyoruz ve de bu zor dönem daha ne kadar sürecek meçhul. Ama her zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka vardır. Önemli olan, kimin ne yaptığı ya da yapmadığından ziyade, bizim ne yaptığımızdır bence. Nefes aldığımız sürece, ümidimizi kaybetmeden, iyi ve güzel adına mücadele etmek boynumuzun borcudur. Her birimiz elimizden geleni yapmakla mükellefiz. Buna adam olmak da dahil. ?? Gerisi gelir zaten. Güzel katkınıza çok teşekkür ediyorum. Selam ve sevgilerimle. ??   08.06.2018 2:08
 

Doğa ana yasalarını işletir ümit ediyorum, dimağınıza sağlık, selamlar Meltem hanım.

Nizamettin BİBER 
 07.06.2018 9:27
Cevap :
Merhaba Nizamettin Bey, İstesek de istemesek de işletir yasalarını o “doğa ana” merak etmeyin. ?? Bence biz, kişisel olarak üstümüze düşen görevleri yerine getirip getirmediğimize kafa yormalıyız. O yasalarla ne kadar barışığız ne kadar uzağındayız? Mesele bu. ?? Güzel yorumunuza teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle. ??   08.06.2018 2:09
 

Tamam Meltem hanım, güzel şeylere gebeyiz de ne doğuracağımız bence belli. Tamam doğa kanunlarının geçerli olduğu konusunda sizinle hem fikirim. Ancak ne var doğa kanunlarına göre de hep güçlülerin kazandığı bir dünyada yaşıyoruz. Bırakın Türkiye'yi dünyanın bütün demokratik ülkelerinde de halkları güçlü liderler yönetmiyorlar mı? Liyakat sahibi uzmanlardan, bilim adamlarından söz ediyorsunuz. Peki hani nerede o uzmanlar, bilim adamları? Onların sesi çıkıyor mu? Ali Koç'un Fenerbahçe başkanı olması sizi yanıltmasın. O da ülkenin en varlıklı Koç ailesinin bir ferdi değil mi? Siz veya ben ağzımızla kuş değil kartal bile tutsak Fenerbahçeye başkan olabilir miyiz? Hayal kurmayın derim, o doğa kanunlarını iyi okuyalım. Demokrasinin kuralı tamda doğa kanunlarının emrettiği gibidir. Halk daima kendi gibi olanı seçer, kendisinden daha bilgili, daha erdemli insana hiç ama hiç değer vermez, iltifat etmez ve de demokratik oyunu vermez. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 07.06.2018 9:04
Cevap :
Merhaba Sayın Matilla, Ali Koç örneği, bir figür olması adına önemlidir. Neyin figürüdür; birleştiren, barıştıran, kavga ettirmeyen bir insanın, yönetici konumuna tercih edilebildiğinin bir figürüdür ki bu da umut vericidir. Halkın kendisinden daha bilgili ve erdemli insanlara değer vermemesi bir doğa kuralı değildir. Bugünün genel görüntüsünün böyle olması, yarın şartların değişmeyeceği anlamına gelmez elbet. “Aydın” kitlemiz konusunda söylenecek çok şey olsa da; konuşan, her türlü şarta ve riske rağmen doğruyu anlatmaya çabalayan bir çok ehil insanımızın da hakkını yememek lazım kanımca. Bir de güçten ne anladığımız da tartışılır elbet. Güç her zaman para, karizma, nüfuz vb olmak zorunda değil. Kaldı ki doğada kazanan “güçlüler”, aynı zamanda türünün en zeki olanları, yaşam koşullarına (yani doğaya) en iyi uyum sağlayabilenler ve doğa yasalarıyla kavga etmeyenlerdir. Son söz: Biz bireysel olarak düzelirsek, toplum da düzelir. O yüzden enerjimizi kendi yapabileceklerimize vermeliyiz.   08.06.2018 2:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 254
Kayıt tarihi
: 11.11.14
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. İÜ.İkt.Fak.’den mezun oldum. Bir holding bünyesinde; bütçe, finans ve p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster