Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
847
 

Uludere olayı unutulmaz!

Uludere olayı unutulmaz!
 

28 Aralık 2011 günü Uluderede 34 Kürt yurttaşın paramparça olması ile sonuçlanan katliamın üzerinden tam 5 ay geçmesine rağmen olayın müsebbipleri hala bulunabilmiş değil; aslında olayın aydınlatılması ve faillerin adaletin önüne çıkartılması için ne o masum sivillerin tepesine bomba yağdıran TSK ve ne de TSK 'ya kol kanat geren iktidar partisinin böyle bir çabasının olmadığını zaten biliyoruz.

Bu çerçevede oluşturulan Meclis Uludere araştırma komisyonunun mehter takımı gibi bir ileri-iki geri gitmekten başaka da birşey yapmadığını görüyoruz.
Devletin bu olayda kasıt ve ihmal olup olmadığına dair bir merak ve araştırma isteminin olmadığını zaten çoğumuz biliyoruz, aradan geçen 5 aylık sürede BDP'nin ve kısmen CHP 'nin  TBMM çatısı altında olayı gündemden düşürmemek ve sorumluların ortaya çıkarılması için verdikleri sınırlı mücadeleden başka da genelde siyaset olayın çok uzağında kaldı.
 
Tüm bu unutulmuşluğun ve olayın örtbas edilme telaşının yaşandığı süreçte "Amerkan Wall Street Journal gazetesi, Uludere'de meydana gelen ve 34 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan hava operasyonunun, ABD'nin verdiği istihbarat üzerine gerçekleştirildiğini " haber yapması gündeme adeta bomba gibi düştü.
Gazete haber detayında olayın yaşandığı ana dair çok sarsıcı bilgiler veriyordu; haberin içeriğinde şöyle yazıyordu:" WSJ'nin ayrıntılarına ulaştığı ABD Savunma Bakanlığı'nın Uludere olayıyla ilgili raporuna göre, 28 Aralık gecesi ABD'ye ait insansız hava araçları, sınırın Irak tarafında Türkiye'ye doğru ilerleyen bir konvoyun varlığını tespit etti.
 
Ankara'daki Bütünleşme Hücresi'nde bulunan ABD askeri görevlileri, teröristlerin sıkça geçiş noktası olarak kullandığı bu bölgede tespit edilen konvoydakilerin terörist mi yoksa sivil mi olduğunu belirleyemedi ve Türk tarafına durumu bildirdi.
 
Rapora göre, Ankara'daki hücrede bulunan ABD'li görevliler, Türk tarafına konvoyu daha yakından görebilmeleri amacıyla insansız hava aracını yaklaştırabileceklerini iletti. Ancak Türk tarafı bu öneriyi kabul etmeyerek, aracın daha uzak bir noktaya yönlendirilmesini istedi.
 
ABD de bu talebi kabul ederek, aracın yerini değiştirdi. ABD'li yetkililere göre, bu tarz isteklere uyulması standart bir prosedür..."
 
Doğrusu tam 5 aydır olayın aydınlığa kavuşması için uğraş veren bir kısım siyasilerin ve basının bu çabaları amerikan gazetesinin servis ettiği haber kadar etkili olamadı, hal böyle olmalı ki Başbakan Pakistandan olaya dair ilk defa bu kadar geniş kapmsamlı bir açıklama yapma gereği duydu, başbakanın demeci aslında olayın sorumlularını  bulup ve olayın ayrıntılarını açıklamaktan öte olaya dair "gereği yapılmıştır"  çıkışı ile TSK 'yı adeta daha da dokunulmaz kılmıştır diye düşünüyoruz.
 
34  gencecik bedenin paramparça edilmesi için hükümetin tepesindeki adamın bu tarz bir yaklaşımla adeta rest çekmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Sözüm ona İslami gelenekten gelen bir başbakanın geldiği geleneğin adeta manifestosu gibi duran Hz. Ömer'in o meşur sözünde dile getirdiği : " bir koyun kaybolursa Diclenin kenarında sorumlusu benim" düşüncesine kendilerini acaba ne kadar yakın görüyorlardır ve başbakanın evlatlarını yok yere toprağa veren Kürt köylülere yönelik "tazminatsa tazminat" tarzındaki açıklamasına bu ülkenin bir yurttaşı olarak aynı soruyu sormak istiyorum,  sayın başbakanım Allah korusun sizin evladınız böyle bir olayda yaşamını yitirse ve birileri sizin karşınıza çıkıp alın size şu kadar para ve olayın üstünü kapatıp unutun derse sizin cevabınız ne olur doğrusu merak ediyorum.
 
Uludere olayı iktidar partisi ile özellikle Kürtler arasında çok kalın bir duvar örmüş durumda, Kürtlerin onuru kırılmış, İktidarın olayın sorumlularını bulmak bir yana olayın bir iş kazası gibiymiş algılanması için verdiği çaba insanların acısını katmerlemiştir.
 
Hem iktidar, hem askerin ellerini vicdanlarına koyup olayın aydınlatılıp olayda kasıt veya ihmalleri olanların yargı önüne çıkarılmaları için bir an önce harekete geçmelerini umuyoruz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

başbakanın açıklaması olayın oluş şeklinden bile daha vahim. yani bir kişi kazara arabasıyla bir başkasının 34 koyununu ezse suçluluk duygusuyla ancak böyle konuşabilirdi. akşam saatlerinde içişleri bakanının söyledikleri ise daha vahimdi. ölmeselerdi kaçakçıkıla suçlanacaklardı diyor. bu insanlar giderken heronlar görüyor, karakolun bilgisi zaten var, çünkü bu ticaret her zaman yapılan bir iş. zaten karakolun bilgisi olmadan o yoldan bir keçi bile iki defa geçemez. üstelik daha vahimi bu insanlar pkk ile savaşan korucu. giderken görüntülenen bu kişiler o sırada terörist değiller, ama dönüşte ilginç bi şekilde pat diye terörist oluyorlar. başbakan rest çekerek olayı büyütmeyin kapatın gitsin diyor. gerçi bu güne kadar ne kapatılmadı ki? bunca faili meçhul cinayetin yanında 34 kişinin daha ölmüş olmasının kıymeti harbisi mi olur? bu olay kürtlerde derin bir travma yaratmış, kimin umrunda. sonra da bu kürtlerin neyi eksik, ne istiyorlar, neden terörist oluyor derler. cevap açık değil mi?

hazandagüzeldir 
 24.05.2012 5:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 519
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster