Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '09

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
1152
 

Üniversitelerde Mezuniyet Coşkusu

Üniversitelerde Mezuniyet Coşkusu
 

Üniversitelerimizde geleneksel hale gelmiş olan akademik mezuniyet töreni, bu yıl da büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Üniversiteler, emeğin yolculuğunun İlköğretimden başlayıp ortaöğretimde olgunlaştığı ve nihayetinde de yüreklerde idealleşen hayallerin taçlandırıldığı yerler olarak görülür. Kimi zaman zorlu bir yarışın sonu, kimi zaman da hayat maratonunun başlangıç yeri olmuştur üniversiteler. Üniversitelerde mezuniyet günü İki, dört veya daha fazla yıllara yayılmış olan yüksek öğrenim günlerinin, yıllar önce ilköğrenimde heyecanla açılmış olan gözlerin hüzün ve birazda endişeyle kapandığı gündür. Akademik takvim bitiminin yazın ilk aylarına rastlaması törenlerdeki coşkunun daha sıcak bir ortamda kutlanmasına neden olurken, bu yıl dünyada yaşanan küresel ekonomik krizin gölgesi de etkisini iyice hissettirerek artırmıştır kafalardaki gelecek telaşı ve korkusunu.

Yüksek öğrenim kurumu olarak ilk okulun geçmişi 425’li yıllara dayanır, bugünkü anlamda ilk üniversitenin ise 9.yüzyılın başlarında Abbasiler döneminde Bağdat’da kurulduğu belirtilmektedir. Özgür ve felsefi tartışma ortamında fikirlerin olgunlaştığı, aklın duygusal sürecin önüne geçerek olay ve olguların farkına varma yollarının pozitif bilim ışığında aydınlandığı yerler olma misyonu varlık sebebidir üniversitelerin. Bu yüzden, evrensel değerleri benimseyen, araştırmacı ve sorgulayıcı yöntemlerle bilgiye ulaşan, duyarlı bir yaklaşım sergilenmesi beklenir üniversite mezunundan. Çünkü nitelikli meslek insanı yetiştirirken, insanı bütün değerlerin merkezine koyan evrensel bir kurumdur üniversiteler.

Yatırımların en pahalısı, en önemlisi ve de en uzun vadeli olanı insana yapılandır. Kuşkusuz insana yapılan bu yatırımın en önemli kısmını eğitim ve öğretim oluşturur. Çünkü sabırla yoğrulmuştur çekilen zahmet ve özveri giderek hedefi yüceltmiştir. Çok uzun, yorucu ve aynı zamanda yarışmacı bir çalışma maratonundan sonra “liselim” şarkıları artık yerini “işletmelim” veya “fakültelim” melodilerine bırakmıştır lise kapısından üniversite kampüsüne atılan ilk adımlarda. Ailelerin “çocuğumuz zeki ama çok çalışmadı, şayet çalışsaydı kesin daha iyi bir bölüme girerdi” diyerek tebrikleri kabul ettikleri bu kıvanç dolu günlerde başlar üniversite yılları ve yarınların telaşı.

Kimileri için yaşamın en güzel, kimilerine göre de en zor yıllarıdır üniversite yılları. Çoğunlukla, yeni bir şehir, yaşam ve farklı kültürler ile tanışmakla başlar sosyal olgunlaşma süreci, cefakâr ailelerden gelen harçlıklarla ay sonunu getirmeye çalışırken de ekonomik olgunlaşma evresinden geçer üniversite öğrencisi. Tanıma ve adaptasyon dönemiyle başlayan üniversite yılları, tatlı bir koşturmaca ya bırakır yerini bir süreliğine. Son yıla gelindiğinde ise mezun olmanın sevinci ile alıştıkları bu yaşamdan, edinilen arkadaşlık ve dostluklardan ayrılmanın hüznü karışmıştır birbirine. Birazda keder eklenmiştir gelecek ile ilgili hayallerin kurulduğu ders aralarındaki çay saatlerine.

Değişik basamaklarından yürürken hayatın, yol ayırımları çıkar karşımıza ve tercih yapmaya zorlar çoğu zaman. Tercih, “Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli sayma”’ olarak tanımlanır. Yani, “ya yardan ya da serden vazgeçmek gibidir” bazen veya verilecek en kötü karar gibidir tercih yapmak bu yüzden zordur. Ancak, insan hayatında her son yeni bir başlangıca vesiledir ve geçmişte kalmıştır yaşananlar.

Aileden gelen sevgi ve şefkat iyi bir evlat ve sağlıklı bir kişilik meydana getirirken, çevreden gelen sevgi de iyi bir vatandaş yaratır çoğunlukla. Güç koşullarda bile kendi geleceğini biçimlendirmeyi başaran insanın izlediği yol haritası, aldığı sosyal olgunluk ve eğitsel birikimin bir sonucudur.

Mazeretleri engel olarak görmeden izlenecek yol haritasında, mesleğini sevmek ve iyi bilmek, akılcı ve sorgulayıcı bakış açısına sahip olmak, teknolojiyi en iyi şekilde kullanırken aynı zamanda sosyal olmayı başarmak hedefe emin adımlarla ulaşmayı sağlayacak en önemli kilometre taşlarıdır meslek hayatında. Eh biraz da şans gerekir, çalışkan ve başarılının yanında olanından.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2656
Kayıt tarihi
: 02.07.09
 
 

Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi’nden 1997’de mezun oldum. Aynı Üniversitede yüksek lisans ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster