Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '15

     
    Kategori
    Üniversitelinin Sesi
    Okunma Sayısı
    2285
     

    Üniversiteye hoşgeldin, Allah başka dert vermesin :)

    Üniversiteye hoşgeldin, Allah başka dert vermesin :)
     

    Pek popüler olan ve her sene defalarca paylaşılması rituel haline gelmiş olan üniversiteyi kullanma klavuzumuzu siz yeni kazananlar için bir de Milliyet Blog'da paylaşıyorum :)

    ÜNİVERSİTEYİ KULLANMA KILAVUZU

    (Üniversite sizi kullanamasın diye hazırlandı.)

    Yıllar önce açtığım ama bir kenara fırlatıp attığım bloguma dönüş yapıyorum, huzurlarınızda. Konu seçiminde de hiç zorlanmadım. Malum gündemimizde acayip sevinmece var. "Üniversiteli olduuuuuuuuum" sevinmecesi... Hevesinizi kursağınıza kadar ittirirsem eğer şimdiden özür dilerim. Yazının sonunda güzel şeyler de var ;)

     Aslında bu konuyu kızlar ve erkekler, ailesinin olduğu şehirde okuyanlar ve okumayanlar olarak ; ayrıca daha aklıma gelmeyen birçok başlık altında ayrı ayrı incelemek lazım ama ben de insanım, bunu okuyacak olan sizler de insansınız ve en önemlisi ne olursan ol hepsi aynı bo..un soyu.

    Başlayalım canım. Öncelikle tebrik ediyorum yıllarca çalıştın, kitaplardan başını kaldırmadın, kafanda saç kalmadı dökülmekten ve birinci hayalin ilk maaşınla saç ektirmek.(bu şimdiye kadar gerçekleşmediyse de üniversitede mutlaka gerçekleşir merak etme sen) evet, sen. Aramıza hoş geldin. Tabi ki hoş geleceksin çünkü kızsan evliliği, erkeksen askerliği erteledin en başta. Bunu tut aklında bak olumlu yönlerinden biridir bu ama en önemlisi hoş bulmak. bakalım hoş bulabilecek misin?

    Farklı bir şehri kazandıysan şimdiden başlamıştır telaşı. İlk yıl yurt tercih edersin büyük ihtimalle. Ailenin maddi durumu yerindeyse eve çık, hayattan erken soğuma derim ben. E tabi ilk yıldan zor olur ev düzeni ama zaten bunu bi şekilde atlatacaksın. Öyleyse neden yurtta sürünesin ki? Ama "yok arkadaşım ben yapamam" diyorsan güzel yurt seç. Giriş, çıkış saatleri esnek olsun (bir arkadaşımın kaldığı erkek yurdunda giriş saati 21.00dı. Şaka gibi değil mi?), terası bulunsun, kablosuz internet her yerde var da artık hızlı olsun. Yemeklerine dikkat edin. ve size vaad edilen şeyler gerçekleşmediyse sesinizi çıkarın. Para veriyorsunuz o yurtlara, karşılığını vermek zorundalar. Muhtemelen 2.dönem arkadaşınızın evine çıkmak isteyeceksiniz ama yurt ile aranızda imzaladığınız esaret sözleşmesi yüzünden yurttan ayrılmanız halinde kalan ücreti sizden tahsil edeceklerini söyleyeceklerdir. Bu da size kurumun "ya benimsin ya da karatoprağın" deme şeklidir. En baştan düşünün derim ben, tabi maddi durumları da göz önünde bulundurun ki özgür olmak uğruna sefil olmayın.

    Memleketinde üniversite okuyacak arkadaşlar, gelin hadi çay koydum. Biz kendi aramızda konuşalım, şehir dışına gidenler duymasınlar bu özel bilgileri. Şaka şaka :) Ailenin yanında kalmayı tercih ettin, ne iyi halt ettin öyle sen. Rahatsın tabi. Evin hazır, hazırlaman gereken, boyundan büyük ebatlara sahip olan bavulun yok en azından. Ama sen de gözünü açık tut, güvenebileceğin birini seç ve yavaştan ikinci evin olarak yerleşmeye başla. Benim can dostumun öğrenci evi var, haftada bir kez gidip 5 gün kaldığım zamanlar oluyor. Ailenin güvenmesi şart tabi.

    Yer problemini hallettiniz ya da halledemediniz. Zaten kayıt günü kampüste yurtların açtığı standlar ve her dakika yanınıza gelip yurt tanıtımı yapmaya çalışan akbabalar olacaktır. O gün mutlaka bulursunuz kendinize uygun bir şeyler. Kayıt günü demiştim değil mi? Hayır hayır kıyamet günü o. Eğer birkaç fakültenin kaydı aynı günse yandınız. Ben kendi şehrimde okuduğum için gece nizamiyedeki güvenlikten sıra numarası almıştım, sonra da eve gelip rahatça uyumuştum. Sabah da 10. olarak giren grubun içindeydim ve rahatça kaydımı yaptırmıştım. Ama eğer farklı şehre gidiyorsan tam kayıt sabahı orda olsam yeter düşüncesinde olabilirsin. Sil at onu kafandan; bir gün önce git, evraklarını da tam götür.

    Kestirmeden gitmeye çalışıyorum ama yaz yaz bitmez bu konu. Sıkılmış olabilirsin ama yaşayarak tecrübe etmekten iyidir. Okula başladın diyelim. Eğer hazırlık okuyacaksan ve yabancı diller yüksekokulundaysan çömezler kampına hoşgeldin. Öyle bir yer ki liseden fırlayan tüm çocuklar orda sanki. Eğer az bi şey olgunsan çok gülüp, çok sinirleneceksin bil istedim. İlk bir ay herkesin elinde Parliament, Marlboro, Kent, en kötü ihtimalle Winston paketi olacaktır. Şaşırma herkes zengin değil, sadece ilk izlenim olayı... Ama daha sonra göreceksin ki o güzelim pahalı sigaraların yerini Lark, West, Tekel, hatta Prestige ve adını bilmediğim daha bir çok kaçak sigara alacak. Nasıl derler buna; sanırım maskeler düşüyor. Ama keşke tüm maskeler bunun gibi olsa bir de hiç düşmeyen maskeler var ki siz onları insan sanırsınız. Bir diğer hazırlık sıkıntısı da devam zorunluluğunun, ve devamsızlık hakkının çok az olması. Buna da dikkat et. Batak, okey, tavla vs. oynamak için sürekli okuldan kaçma. Okul çıkışına da yapılacak bir şeyler bırak ki sıkıldım ya bu ne biçim hayat triplerine girme. Ailesinin yanında okuyan arkadaşım, sen bir şeyleri okul çıkışına bırakamayabilirsin bu konuyu ailene göre kendin değerlendir.

    Eveeeeet, herkesin merakla beklediği konuya geldik: SEVGİLİ. E daha da çok beklersiniz demiyorum sırf hevesiniz kursağınızda kalmasın diye. Bekliyorsunuz değil mi? Bugüne kadar yaşadığınız kalp kırıklarınız orda geçecek prensimi/ prensesimi bulacağım diyorsunuz. İsteyin tabi Allah'tan umut kesilmez ama biraz gerçekçi olalım hadi.

    Bundan önceki zamanlarda siz nasıl yara aldıysanız üniversiteye gelenlerin çoğu da aynı şekilde yara almış olacaklar. Hepsi aynı düşüncede, birbirinizden hiç bir farkınız yok. Sen diyorsun ki "ya bulayım birini unutayım şunu artık". Emin ol karşındaki de aynı şekilde düşünüyor. Dikkat et amacın yarana merhem bulmaya çalışmakken yaptığın şey tuz basmak olmasın. Kızlara tavsiyem: Popüler tiplere ağzınızın suyunu akıtıp da "bi gün benimle de takılsın ya hem bana çok güzel şeyler söylüyor kesin benden hoşlanıyor" diyereek sadece kendinizi kandırırsınız. karşınızdaki zaten bu işlerin ustasıdır, sizinle eğlendikten sonra umrunda olmazsınız belki de gönlünün prensesini arayıp "dön gel yalvarırım kimse senin gibi olmuyor" diye yalvarır. Kimsenin piyonu olmayın, kendinizi ağırdan satmak için de Kezban moduna da girmeyin. Velhasıl dikkatli olun. Ha bunların hiçbiri umrumda değil beni üzmez takılmacalar dersen de hayat sana güzel. Erkeklere tavsiyem: Paranın ucunu hemen gösterdiysen yandın. Çünkü hem paranı hem seni harcarlar. Cimri ol demiyorum aksine cömert ol. İlk buluşmada kızın "yaa ben öderim hep erkekler mi ödeyecek" zarfını yeme. Git paşalar gibi öde hesabını. Ama sonrakilerde Alman usulu yapabilirsin. Neyse eğer çakal kızlar seni yolunacak kaz olarak görürlerse aşkı bulamadığın gibi paranı da bitirirsin. Harcama demiyorum harca ama salak durumuna düşme.

    Kötü günlerin olacak. Paran bitecek, acı çekeceksin, ağlayacaksın... Sakın isyan etme! bu günler gerçek dostlarını bulman için varlar.

    Her" param yok borç verebilir misin" diyene inanma! Ailesinden tonlarca para aldığı halde dengesizce harcadığı için parası bitenler gördüm. Yardım, gerçekten ihtiyacı olan kişiye ulaştığında güzeldir.

    Kıyafetlerinin marka olmasına gerek yok, kişiliğin marka olsun yeter.

    Aylarca seninle konuşmayıp işi düştüğünde yanına kanka nabeer? diyerek gelenler olacak şaşırma. İlgilenmezsen giderler.

    Yıllarca "ah bi kazansam yatarım" dedin ama asıl yatamayacağın yıllar seni bekliyor. Her bir vize YGS-LYS zorluğunda, bil istedim.

    Biliyorum kazandığına pişman oldun ama bekle güzel şeyler de var.

    Ne olursa olsun, ne yaşarsan yaşa, hangi bölümde okursa oku kendini geliştir. Okul kulüplerine katıl. Fotoğrafçılık olur, tiyatro olur, dağcılık olur, yüzme olur, her türlü şeyin kulübü olur üniversitede. Başka hiçbir zaman vakit bulup da yapamayacağın şeyleri üniversitede yapabilirsin. Geziler en güzel yanıdır. Beyaz Show gezileri çok ünlüdür. Kahvaltısından yatacak yerine kadar her şey dahil 150tl'ydi yanlış hatırlamıyorsam. Bu bir örnek tabi ki her organizasyonun fiyatı farklıdır, okula göre değişir. Yurt dışı eğitim fırsatlarını iyi değerlendir, konserlere git, üniversiteyi ve imkanlarını sonuna kadar kullan.

    İyi yönleri çok az gibi görünse de aslında daha çok var. Ama iyi yönüne karşı uyarılmazsınız, herkesin iyi anlayışı farklıdır. Ama kötülük herkese aynıdır. Bu uyarı yazısı olduğu için böyle. Ben ne yazarsam yazayım, sen ne okursan oku; çoğu şeyi tecrübe ederek öğreneceksin, okuduklarının çoğunu unutacaksın. Aklında bir iki cümle kalırsa yeter o işte. Çok kanacaksın, kandırılacaksın, aynı zaman da sen de sistemin bir parçası olup kandıracaksın :) Ama yaz tatiline girdiğinde de okulunu deli gibi özleyeceksin.

    Bunları buraya yazıyorum ama benim de ders alacağım daha çoook olay var, senin de. Yine de;

    Tebrik ederim

    Hayatta bir level daha atlamış oldun

    Sokrates, Emef bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 2285
    Kayıt tarihi
    : 14.02.15
     
     

    Yüksek Topuklar Yüksek Umutlar kitabının yazarı. ..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster