Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
607
 

Uyan....

Uyan....
 

Birbirinden çok sevdiği oğulları ve kızları vardı. Akşam uyumadan öne çocukları kendisinden masal anlatmasını isterdi. O masallarını anlata dursun çocuklar uykuya dalmadan önce hep zengin, başarılı ve güçlü olmanın hayallerini kurarlardı.

Yıllar yılları kovaladı. Çocuklar büyüdükçe ruhlarının taaa derinliklerinde hissettikleri geçici duygulara, anlık sevinçlere, öfkelere yenilmeye başladı.

O’nun ise çocuklarını sadece uzaktan seyretmek ara sıra uyarmaktan başak elinden bir şey gelmiyordu.

Her geçen gün çocuklarını daha da tanıyamaz olmuştu. Çocukları zamanla onunla olan ilgilerini kestiler. Onun isteklerini dikkate almaz, nasihatlarını duymaz oldular.

Zamanın her şeyi düzelteceğini, bir gün gelip yaptıkları yanlışları anlayacaklarını düşünmekten, umut etmekten başka hiçbir umudu kalmamıştı.

Oysa ki her şeyin en güzelini çocuklarına vermişti. Tek isteği itina ve özenle büyüttüğü her şey için çocuklarının da aynı özeni göstermesiydi.

Hırs, arzu, güçlü olma, her şeyin daha fazlasına sahip olma gibi istekleri her geçen gün arttıkça çocuklarda birbirinin kötülüğünü ister duruma gelmişlerdi.

Her şeyini sahip olduğu çocuklara adamış olması ve sonuçta çocuklarının bu denli değiştiğini görmesi onu her geçen gün daha çok üzmekteydi.

Kendi çocukları onun sahip olduklarını elinden almak için hem birbirleriyle hem de kardeşleriyle acımasızca savaşıyorlardı.

Çocuklarının hem ona hem de birbirlerine karşı bu denkli acımasız olabileceğini hiç düşünmemişti.

O yaşlandıkça, eski gücü kalmadıkça anladı ki verdiği bütün güzellikler boşa gitmişti.

Artık göz bebeği gibi baktığı çocuklarının kendisini anlayamayacağını net bir şekilde görmüştü.

Ayrıca çocuklarının hem kendisine hem de birbirlerine olan acımasızlığı devam ettiği sürece yapabileceği hiçbir şeyin olmadığını da.

Tükenmesine az bir zaman kaldığında anladığı tek gerçek vardı. Çocuklarının yaş ça büyük olmalarına rağmen halen daha uykuda oldukları.

Onları daldıkları uykudan uyandırmanın imkansızlığı karşısında ise çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

Çocuklarda anlık zevkler için kendilerine ve çevrelerine verdikler zararın farkında değillerdi.

O ise uykunun sonunun kabusla biteceğini biliyordu. Ama yapacak hiçbir şeyi yoktu. Çünkü çocukları o kabusu görmeyi kendileri tercih etmişti.

Kabusun sonucunun büyük bir yıkım getireceğinden ise habersizdiler.


Duyun Beni from Greenpeace Turkey on Vimeo.

Melike Demirağ ve Greenpeace'den yeni bir video: Duyun Beni.

devamı: http://www.greenpeace.org/melikedemirag

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview();

http://nukleer.greenpeace.org/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 226
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster