Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
784
 

Ve adımıza insan diyoruz...

Ve adımıza insan diyoruz...
 

"Bir yanağı okşamak neye yarar anlarım, taşları oynatmak neye yarar anlarım. Ama bir insanı öldürmek çok saçma. Bir gün zaten ölecekti."[1]

Mağara insanlarının yaşamını anlatan bir filmin saçı sakalı birbirine karışmış kahramanının sözleri bunlar. O küçük huzur içinde yaşayan topluluğun cinayetle ilk tanışma şaşkınlığı ile edilmiş bir cümle. Henüz hayat basit ve doğal dengesinde akmakta. Öldürmek sadece karınlarını doyurmak için yapılan bir eylem... Açlıktan ölmemek için zorunlu oldukları bir eylem... İnsan öldürmek ise akıllarına bile gelmiyor. Çünkü bir mantığı yok bunun. Bir tavşan, bir geyik öldürüp karınlarını doyuruyorlar, insan öldürerek ne kazanacaklar ki...

O devirler uzak çok uzak zamanlarda kaldı. Bizler geliştik akıllarımız da öyle...Öyle mantıklı olduk ki; doğa kanunları bizlere basit ve anlamsız gelmeye başladı. Kendi kanunlarımızı koyduk ve doğaya kahkahalarla güldük. Öyle ya onun o basit ve bizlere hiç bir şey kazandırmayan kanunlarının bir anlamı yoktu. Doğa bize diyordu ki: "Sadece hayatını devam ettirmek için öldürebilirsin.Sadece hayatta kalabilmek için." Biz burun kıvırdık ona. Spor için öldürmeye başladık mesela. Doğanın koynundan koparıp aldık yavrularını sadece kendi gücümüzü kendimize kanıtlamak için. Doğa kendi türünü öldürme diyordu. Biz öfkeden kudurduk. O kudurgan öfke ile sırf bizim gibi düşünmüyor diye kendi türümüzün kanını içtik. Kan kokusu ile sarhoş olup tek bir insanla yetinmedik, toplu öldürmenin yollarını aradık ve başardık da... Kandan denizlerde yüzdürdük gemilerimizi. Ve buna güç dedik...

Doğa toprağı sundu bizlere. Karnını yarıp içine küçük tohumlar atmamıza izin verdi. Yağmurlar yağdırıp ekinler büyüttü bizim için. Ağaçların dallarını meyvelerle donattı. Yetinmedik. Akıl geliştikçe gözlerimiz hırs bürüdü. Onun karnını olabildiğince yarıp kara bir sıvı çıkardık. O kara sıvı için kan gölüne çevirdik her yanı, insanları kıtır kıtır kestik. Akıl gelişiyor bizler hırstan kuduruyorduk. Dünya yetmiyordu bize. Akıl gelişiyor yürek ise küsüp içine kapanıyor, bizi terkediyordu. Bizler çıkıp insanız diyorduk ve okullarda mağara devri insanlarını okuyup kahkahalar atıyorduk. Oysa içimizde en insan olan taraf bizi bırakıp gitmişti. Görmüyorduk...

Şimdi kan gölü içinde çırpınan bir türüz. Ve adımıza insan diyoruz...

RESİM:Marek Zochowski

[1] RRRrrrr! Yönetmen: Alain Chabat

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekler bu kadar acı işte maalesef. Bu gerçeklerden de biz insanoğlu hep kaçar, daha doğrusu kaçmasa da herbirine bir kılıf uydururuz. Herşeyi elimize yüzümüze bulaştırmakta üstümüze yok maşallah. Sınırlarımızı bilmiyoruz belki de, belki de biliyoruz da o hırs dediğiniz duygunun esiri oluyoruz. Oysa doğduğumuz an olduğu gibi hep masum kalabilsek keşke... Saygı ve sevgiyle.

drgayemm 
 25.01.2007 16:24
Cevap :
Sevgili Drgayemm, Keşke o masumiyeti tutabilsek yüreklerimizde ve bu kadar kirlenmesek.İnsan olmayı vahşi olmak sanmaktan vazgeçsek. Hırs gözümüzü karartıyor ve bizi insanlıktan usul usul çıkarıyor galiba.Çok teşekkür ederim yorumun için.Sevgiler...  25.01.2007 18:19
 

Dünya üzerinde sadece 2 canlı cinsi vahşidir. 1- İnsan 2- evcil kedi... Neden diye sorulacak olursa sadece bu 2 tür ihtiyacı olmadığı halde öldürür... Gelişmiş toplulukların vahşi, ilkel vb. değerlendirdiği topluluklar ise doğayla barışık ve gerçekten "insani anlamda gelişmiş" topluluklar olarak çıkıyor karşıma... Teknoloji olarak gelişmeyse insani anlamda gerilemeyi de getiriyor diyebiliriz... Irkçılık yapmak istersem de bütün dünya üzerindeki saçmalıkların doğu, afrika ve yerli amerika topluluklarından değil direkt olarak avrupanın hastalıklı insanlarından çıktığını söyleyebilirim rahatlıkla... Sevgiyle...

Barış 
 23.01.2007 12:09
Cevap :
Sevgili Barışcığım, Bu yorum üzerine ne ekleyebilirim ki...Çok teşekkürler ve sevgiler...  23.01.2007 18:57
 

naber kız.. bak yazılarını okuyorum super yazıyorsun. ama istanbula gelip aramiyorsun.. nasil is bu kaaaardesim... kendine iyi bak.

tazmania78 
 23.01.2007 11:35
Cevap :
Canım Erdem, Bana çok kızdınız belki:( Ama geçerli sebeplerim var inan. Beni okumaya devam et canımmmm. Kucak dolusu sevgiler...  23.01.2007 18:59
 

Canım Fulya, Sanırım sahip olduklarımız şımarttı bizi. Elimizdekilerle yetinmeyi bilemedik. Başkasının sahip oldukları içimizdeki elde etme duygusunu harekete geçirdi. Elde etmek için bambaşka bir kimliğe büründük de büründüğümüzü fark edemedik. Şimdi de ne acı ki , birilerinin sahip olduklarına haset ederken, başkalarının düşünce biçimine de taktık. Hazmedemedik. O kişinin beynine girip düşünmesini engelleyecek bir gücün olmadığını bildiğimizden, bari onu beden olarak yok edelim,göz dağı verelim dedik cinayet işledik. Çoğul cümleler kuruyorum maalesef ama hepimizin katkısı vardır belki de , bir şey yapmaktan ya da bir şey yapmamaktan. Ama gün gelecek insanlar yine sadece karnını doyurmak için ve hayatta kalmak için öldürmeye başlayacak. Çünkü doğa bizi cezalandırıyor,üzerindeki fazlalıkları atmayı düşlüyor. Bu fazlalıklar da maalesef kardeş kardeşe yaşamayı bir türlü beceremeyen biz sevgili açgözlü insanoğulları oluyoruz. kucak dolusu sevgiler.

guguk kuşu 
 22.01.2007 14:59
Cevap :
Sevgili Hatice'ciğim, Tamamen katılıyorum sözlerine. Biz bir grup tahammülsüz ve birlikte bile yaşamayı beceremeyenleriz. Ve ne tuhaftır ki, insanız diyoruz. Oysa doğanın ve kendi doğamızın hiç bir kuralına uymuyoruz. Yazıklar olsun... Dileyelim de farkına varalım artık insanlıktan çıkışımızın.Kucak dolusu sevgiler...  22.01.2007 18:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1062
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster