Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '14

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
3449
 

Ve insanoğlu otomobili yarattı !

Ve insanoğlu otomobili yarattı !
 

Citroen C4 Picasso


 

Bildim bileli otomobillere ve uçaklara meraklı olmuşumdur! Havacı bir ailenin otomotiv sektöründe çalışan ferdi olmayı da tanrının bir lütfu olarak görüyorum:)

Doksanlı yılların başında Renault 9 Broadway kullanıyordum! Yanlış hatırlamıyorsam, 93’te Renault Safrane satışa sunulduğunda yer yerinden oynamıştı. Araba konuşuyordu!! “Kapılar açık, emniyet kemerini bağla, benzin bitiyor vs.” diyordu! O yıllar için bunun ne müthiş bir şey olduğunu düşünebiliyor musunuz! Öyle pahalıydı ki bir Safrane alana bir Renault 9 Spring hediye ediyorlardı. Reklam mottosu da “Kendinize bir Safrane alın, eşinizin Spring’i bizden!” idi. Şaka değil, ciddi söylüyorum!

Sahip olduğum tüm arabalarımın motorlarını, elektrik sistemlerini kurcalamışımdır:) Yirmi beş yıl evvel Tofaş Şahin'imi -evin otoparkında- elektronik ateşlemeli hale getirmiştim ki servise gittiğimde ustanın distribütörü arayışı görülmeye değerdi:) O kadarla da kalsa iyi; bujileri, hava, yağ ve benzin filtrelerini, balataları da ben değiştirirdim hatta hızımı alamaz komşuların arabalarına da girişirdim:)

Gerçi şimdiki arabamın da üzerinden elimi çekemiyorum; kucağımda bilgisayar, işletim sistemiyle kanka olduk; gücünü 170 hp’den 210 hp’ye, torkunu 240 Nm’den 300 Nm’ye çıkardım; ama aslında -2006 yılında sahip olduğum- Citroen C4 ile mekanik şovuma son verdim:( Araba bir teknoloji harikasıydı ve kullandığım iki sene boyunca her gün yeni bir özelliğini keşfettim. 2007 Frankfurt Motor Show’da -arabamla ilgili memnuniyetimi- konuştuğum bir Citroen yetkilisinin şu sözlerini unutamıyorum.

“Otomobil teknolojisi uçak teknolojisi kadar hızlı ilerleyebilseydi, sürücüye daha az gerek duyulur ve kazalar büyük oranda önlenebilirdi.”

Sanki bu sözler yeni miladın başlangıcıydı ve o tarihten sonra üreticiler arasında öyle Ar-Ge savaşları başladı ki ortaya çıkan otomobiller; teknolojisi, konforu ve güvenlik kalkanlarıyla baş döndürüyordu!

Artık kötü otomobil yok! Eskiden olduğu gibi 3 bin kilometrede bir yağını değiştirdiğimiz, kopan kayışların yerine naylon bayan çorabı bağladığımız, aküsünü şarja verdiğimiz, senede bir egzoz susturucusunu yenilediğimiz; bir iki senede paslanıp boya-kaporta isteyen, elli binde segman atılan arabalarla uğraşmıyoruz! Galvanizli saclarla paslanmazlık garantisi 12 yıla, çok katmanlı pvc astar ve cilalı boyalarla da boya garantisi 3 yıla çıktı. Katalitik konvertörlü arabam aynı susturucuyla altıncı yılında! BlueMotion teknolojisiyle dinamik, konforlu, verimli araçlar üretiliyor ve daha düşük emisyon ve tüketim değerleri elde ediliyor. Yüksek basınçlı, direkt benzin enjeksiyonlu küçük hacimli motorlardan çift şarj (turbo-kompresör) marifetiyle her devirde yüksek güç ve 2.5 bar basınç elde edilebiliyor. Böylece yüksek hacimli motorlara gerek kalmıyor ve ciddi vergi tasarrufu sağlanıyor. Dizel araçlarda ise; HDI motor, start&stop sistemi ve elektronik alternatör yönetiminin entegre çalıştığı yeni nesil e-HDI Teknolojisi ile yakıt verimliliğinde ve Co2 emisyonunda ciddi iyileşmeler sağlanıyor. C hatta B-Segment otomobiller dahi en modern aktif-pasif güvenlik sistemleriyle donatılmış durumda. Zaten yeni otomobil modelleri satışa çıkmadan önce belirli güvenlik testlerini geçmek zorundalar ve -40°C’den +80°C’ye kadar gerçek hava koşullarında test ediliyorlar! Finlandiya’da çalıştığım dönemde; Audi, Volvo ve Rolls-Royce'un Lapland'deki kış testlerini yakından izlemiştim. Araçların -çarpışma testlerinin yapıldığı- Euro NCAP’ten beş yıldız alması da önemli ve günümüzde bunu başaramayan marka yok diyebilirim. Siz de aracınızın ne kadar güvenli olduğunu öğrenmek isterseniz tıklayın.

Kaza anında; sönümlenen teleskopik direksiyon kolonu ve katlanan pedallar, gömük kapı kolları, alüminyum monokok gövde ve -gerilme direnci yüksek- ultra hafif çelik gövde elemanları, kapı içi barlar hatta -darbeyi kapılara doğru sürümeyen- noryl (polyphenylene oxide) çamurluklar sürücü ve yolcu güvenliğini artırıyor. Ayrıca; sürücü, yolcu, yan perde, tavan, bel ve diz seviyesi hava yastıkları olduğu gibi yaya güvenliğini düşünen hava yastıkları da var! Dilerim, başınıza gelmesin; ama bir yayaya çarptığınızda motor kaputunun arka kısmı piroteknik şekilde 10 cm kadar yukarı kalkarak yayayı sert motor yüzeyinden uzaklaştırıyor ve ön camın üzerinde -silecekleri de örtecek şekilde- büyük bir hava yastığı açılıyor ve çarpmayla havaya fırlayan yaya yastığın üzerine düşüyor! 20-50 km hız arasında çalışan bu sistem ön tamponda bulunan sensörler vasıtasıyla çarpılanın insan olduğunu bacak yapısından anlıyor!

Aerodinamik konusuna da büyük önem veren araç üreticileri testlerini tıpkı uçak üreticileri gibi rüzgâr tünellerinde yapıyorlar ve hava direnç katsayısını 0.22 Cw’ye kadar düşürmeyi başardılar. Kusursuz gövde tasarımının yanı sıra; hıza duyarlı “aktif arka spoiler,” "C sütunu uzantısı," ön teker bölgesinde türbülans oluşumunu önleyen “hava kanalları" ve "hava perdeleri”yle aracın yol tutuşu artarken Co2 emisyonunda ve yakıt tüketiminde de önemli düşüşler sağlanıyor.

Şimdi günümüz araçlarında sürüş emniyetini ve konforunu artıran özellikleri tanıyalım.

- Önce gizli kahramanlar:

ABS: Anti-blokaj fren sistemi.
AQS: Hava kalitesi kontrol sistemi.
ASR: Elektronik patinaj önleme sistemi.
BAS: Fren yardımcısı.
CDC: Elektronik amortisör ayarı.
CSV: Viraj dönüş kontrolü.
EBA: Acil durum fren desteği.
EBC: Motor fren kontrol sistemi.
EBD: Elektronik fren basıncı dağıtıcısı.
EDL: Elektronik diferansiyel kilidi.
ERM: Devrilme önleme sistemi.
ESP: Elektronik stabilizasyon programı.
FPS: Yangın önleme sistemi.
TCS: Elektronik motor çekiş kontrolü   

- Halojen ve xenon farların yerini yavaş yavaş led farlar almaya başladı. Otomobillere önce stop ve sinyal lambalarıyla giren led teknolojisi artık kısa-uzun farlarda da kullanılmaya başlandı. Enerji tüketimi daha az, daha parlak, daha küçük, daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü. Led gündüz farları ise zaten birkaç yıldır çoğu marka araçta kullanılıyor.

- Gözlerimiz karanlığa alışabilmek için yaklaşık 35 dakikaya ihtiyaç duyar. Sürüşe Duyarlı Akıllı Far Sistemiyle (Adaptive Headlights) gece sürüşü de gündüz kadar güvenli hale geliyor. Bir tünele girildiğinde ya da hava karardığında otomatik olarak kısa farları yakan, direksiyon tepkilerini sürekli kontrol eden sistem ön camda bulunan bir kamera vasıtasıyla far hüzmesini ve yönünü farklı hızlara, manevralara, hava ve trafik koşullarına göre ayarlıyor. Yaya, şehir içi, çevre yolu, otoyol, kötü hava, viraj, kavşak aydınlatmaları için farklı ayarlar sistem tarafından otomatik olarak yapılırken uzun hüzme de karşıdan bir araba gelmesi ya da önde bir araba olması durumunda otomatik olarak kısa hüzmeye geçiyor.

- Farlar arabanızı park ettikten sonra da -önceden ayarladığınız süre boyunca- eve yürüyüş yolunuzu aydınlatmaya devam ediyor. Sabah evden karanlıkta çıktıysanız, yine sizi karşılıyor! (Follow-Me-Home)

- Darbe alması halinde dağılmayan solar reflect lamine ön camlar; solar enerjinin %35'ini, UV ışınlarının ve IR radyasyonunun %97’sini engelleyerek güneşin ön panel, direksiyon, koltuklar üzerindeki negatif etkisini azaltıyor. Böylece klima daha az çalışıyor, konfor ve yakıt tasarrufu sağlanıyor.

- Immobilizer Sistemi; çipli anahtarınızın, kontağa taktığınız anda -kaput altında gizli- ana üniteyle haberleşmesini sağlıyor ve şifreli kodun doğru olması durumunda aracın çalışmasına izin veriyor.

- Hırsızlık Önleme Sistemi (Anti-theft Alarm), araca izinsiz girilmesi durumunda ya da eğim sensörlerince park konumunda bir değişiklik (taşıma yoluyla hırsızlık) saptanması halinde -backup batarya üzerinden- dörtlü flaşörü çalıştırıyor, gittikçe yükselen tonda kornayı çalıyor ve iç-dış tüm kameralarla görüntü kaydına başlıyor. Wi-fi bağlantısı varsa görüntüleri kayıtlı email adreslerine gönderiyor, aracın yerini GPS'te gösteriyor.

- Üzerinizde taşıdığınız akıllı kart ile aracınıza anahtarsız girebiliyor, bir düğmeye basarak çalıştırabiliyorsunuz! Araçtan 1 mt uzaklaştığınızda kapılar otomatik kilitleniyor! (Keyless Entry & Starting)

- Aynı aracı iki farklı kişinin kullanması durumunda; anahtarlara -kişiye özel- koltuk, ayna ve radyo ayarları programlanabiliyor ve kapı hangi kumandayla açıldıysa o sürücünün ayarları hazır bekliyor. Ayrıca, kumanda seyahat süresince pilini kontaktan şarj ediyor.

- Uzaktan Çalıştırma (Remote Starter) Sistemiyle aracınızı uzaktan çalıştırabiliyor, içini ısıtıp soğutabiliyorsunuz! Karlı bir sabahta sıcacık evinizden çıkıyor, sizi bekleyen sıcacık arabanıza giriyorsunuz! Otomatik olarak ısıtılmış silecek suyu da ön camınızı yıkamaya hazır!

  - Start-Stop Sistemi, mesela trafik ışıklarında duran aracınızın otomatik olarak stop etmesini sağlıyor. Debriyaja bastığınızda ya da ayağınızı frenden çektiğinizde otomatikman tekrar çalışıyor. Böylece yakıt tasarrufu sağlanıyor.

- ECO mode, -özellikle şehir içi kullanımlarında- aracın performansını azaltarak %10'a kadar yakıt tasarrufu sağlarken Co2 salınımını da düşürüyor.

- Vites Değiştirme Göstergesi (Gear Shift Indicator), manuel araçlarda, -optimum motor verimliliği için- uygun vites konumunu sürücüye ekranda tavsiye ediyor. 

- Yakıt tüketimini artıran klasik otomatik şanzımanların yerini sessiz ve vites geçişlerini hissettirmeyen, yakıt tasarrufu sağlayan çift kavramalı, 8 ileri-2 geri otomatik şanzımanlar aldı. 

 - Yükseklik ve derinlik ayarlı, ısıtmalı, hava yastıklı, progresif, çok fonksiyonlu elektro-mekanik servo direksiyon üzerinden -vites dahil- aracın önemli kontrollerini yapabiliyorsunuz.

- Direksiyonu çevirdiğinizde arka tekerler de ön tekerlerin aksi yönünde hafifçe sağa-sola dönüyor! Böylece aracın çevikliği ve manevra kabiliyeti artıyor, virajlara daha güvenli giriyorsunuz. (Integral Active Steering)

- Gece sürüşlerinde gösterge panelinin ışıklarını kapatabiliyor, önemli değerleri (Anlık hız, cruise kontrol, yakıt vb) ön camda ya da ön panelin hemen üzerinde açılan polikarbon head-up ekranda görebiliyorsunuz.

- Analog göstergeler yerlerini yavaş yavaş panoramik HD ekranlara bırakıyor. (Citroen C4 Picasso, Renault Scenic)

- Büyük bilgi ekranlarında; yol bilgisayarı, telefon, güvenli park, media (Radyo-cd-tv-dvd-internet) ve navigasyon fonksiyonlarını kullanabiliyorsunuz.

- Sesli komutlarla yönetebildiğiniz Dijital Ses İşleme Sistemi (Digital Sound Processing), her koltuğa eşit ve dengeli ses deneyimi yaşatırken, -farklı noktalardaki hoparlörlerle- dinleyiciyi sarmalayan bir konser salonu atmosferi yaratıyor.

- Araca girdiğiniz anda telefonunuzla eşleşen Bluetooth Sistemi (Bluetooth Dial-Up-Networking), aracın anten yapısı üzerinden sağladığı bağlantıyla görüşmelerinizi -kritik kapsama alanlarında dahi- optimum düzeyde yapmanızı sağlıyor. Sisteme entegre mikrofon ve hoparlörle hands-free olarak gerçekleşen görüşmeler seyahat güvenliğini artırıyor. Sistem, laptop ve tabletler için modem görevi de görüyor.

- Enerji için gerekli 12V ve 230V güç soketlerine ilaveten; usb, aux ve iPhone&iPad girişleri laptop’ınızın, tabletinizin, telefonunuzun araçla bilgi alışverişinde bulunmasını sağlıyor.

- Araçta anten görmüyorsunuz! Oysa arka cama entegre ve gövde içinde GSM (Cep tlf), GPS (Küresel konumlama-Navigasyon), Diversity (Radyo), TV Tuner ve Uzaktan Çalıştırma Sistemi antenleri bulunuyor.

- Adaptif Hız Kontrol Sistemi (Adaptive Cruise Control), özellikle otoyol kullanımlarında aracın ayarladığınız hızda -gaz pedalına basmaksızın- seyrine olanak sağlıyor. Siz sadece direksiyonu tutuyorsunuz. Frene bastığınız anda sistem devre dışı kalıyor. Sonra yine tek tuşla, ayarladığınız hıza çıkıyor. Sisteme aracın max hız limitini de girebiliyorsunuz (Speed Limiter). O hıza erişildiğinde sesli olarak uyarılıyorsunuz ve gaz pedalı tepkilerinize cevap vermiyor! Acil durumda gaz pedalına arka arkaya iki kez basarak sistemi devre dışı bırakabiliyorsunuz.

- Yol Bilgisayarı (Trip Computer); gösterge paneli ya da bilgi ekranı üzerinde anlık ve ortalama yakıt tüketimi, mevcut yakıtla kaç km yol gidilebileceği, ortalama hız, dış ortam sıcaklığı, toplam sürüş süresi gibi bilgiler veriyor. Dış sıcaklık 3 derecenin altına düştüğünde sesli ve görsel olarak "buzlanma" uyarısı yapıyor. Ayrıca, optimum yakıt tüketiminin sağlanabilmesi için aracın tüm parametrelerini izliyor ve sürüş performansını analiz ederek sürücüye daha ekonomik sürüş için tavsiyelerde bulunuyor.

- Otomatik İklimlendirme Sistemi (Climatronic), ısı-nem-infrared sensörleri yardımıyla devamlı olarak araç içi, dışı sıcaklık ve nem değerlerini ölçüyor. Araç içi sıcaklığını -üç bölgede- sürücünün belirlediği değerlerde tutarken; camların buğulanmayacağı, sürücünün burun akıntıları yaşamayacağı nem oranını da kendi belirliyor.

- Ön camda bulunan sensörler vasıtasıyla, yağmur yağdığı algılanıyor ve silecekler otomatik olarak çalışmaya başlıyor. Silme hızı da yağmurun ve aracın hızına göre otomatik ayarlanıyor. (Rain-sensing Wipers)

- Elektrokrom iç dikiz aynası gece otomatik olarak kararıyor ve böylece arkadan gelen farların sürücünün gözünü alması engelleniyor. (Auto-dimming Rear View Mirror)

- Buğu önleyici ısıtma sistemine sahip hafızalı dış dikiz aynaları içeriden ayarlanıyor, otomatik katlanabiliyor ve sürücü tarafı gece otomatik olarak kararıyor. Geri vitese takıldığında, sağ ayna otomatikman aşağı dönerek -özellikle kaldırım kenarlarına- park etmeyi kolaylaştırıyor.

- Asferik aynaların görevini üstlenen Kör Nokta Uyarı Sistemi (Blind Zone Alert), arkadan -sürücünün göremeyeceği bir konumda- yaklaşan araçları tespit ediyor ve yan dikiz aynasında turuncu bir led yakarak sürücüyü şerit değiştirmemesi konusunda uyarıyor.

- Yaya ve Bisikletli Tespit Sistemi (Pedestrian&Cyclist Detection), çevrenizdeki yayaları ve seyir halindeki bisikletleri tespit ediyor. Aniden önünüze kıran bir bisikletli olursa sesli ve görsel olarak sizi uyarıyor. Potansiyel çarpma noktasıyla araç arasındaki mesafeyi devamlı ölçen sistem, uyarıları dikkate almamanız halinde -çarpışmayı önlemek için- otomatik fren yapıyor. Gece sürüşlerinde de uzun mesafedeki yayaları algılıyor ve onları bilgi ekranında “aydınlatılmış” olarak gösteriyor.

- Aktif Silindir Yönetimi Sistemi (Active Cylinder Technology), 130 km/s hızın altındaki -düşük tork ve devirli- kullanımlarda 2 ve 3 numaralı silindirleri -yakıt enjeksiyonunu ve ateşlemeyi keserek- kapatıyor. Böylece, ihtiyaç duyulduğu kadar güç kullanılıyor ve yakıt tasarrufu sağlanıyor! Kapatılan silindirler yüksek güç gereksiniminde 11 ms içinde tekrar devreye giriyor.

- Enerji Geri Kazanım Sistemi (Recuperation), gaz pedalına basılmadığı anlarda -araç mevcut hızıyla yol alırken- oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürüyor ve geçici olarak aküde depoluyor. Araç hızlandığında yine araca yönlendirerek alternatörü rahatlatıyor ve yakıt tasarrufu sağlıyor.

- Konfor ve güvenliğe yönelik teknoloji kullanımı arttıkça araçların enerji ihtiyacı da artıyor ve tek akü yeterli olmuyor! O nedenle, marş motoru ve merkezi elektrik sistemi için ayrı aküler kullanılıyor. Merkezi Kontrol Ünitesi akülerin şarj durumunu sürekli denetlerken gerektiğinde birbirlerine destek olmalarını sağlıyor. (Dual Battery Concept) 

- Geri vitese takıldığında, dış hava girişi -içeriye egzoz gazı girmemesi için- otomatikman kapatılıyor ve iç sirkülasyon devreye giriyor.

- Adaptif Şase Kontrolü Sisteminde (Adaptive Chassis Control), aracınızın sürüş karakterini her yolculuğunuza göre “Sport, Comfort, Normal” olarak ayarlayabiliyorsunuz. “Sürekli Süspansiyon Kontrolü”nü seçerseniz, sistem bu ayarlamayı yola ve sürüş şeklinize göre kendi yapıyor.

- Takviyeli Çekiş Sistemi (Grip Control); aracınızın kar, çamur, kum şartlarında daha güvenli yol tutmasını sağlıyor.

- Hidraktif Süspansiyon Sistemiyle (Hydro-Active Suspension), aracınızı yükseltip alçaltabiliyorsunuz. Otomatik modu seçtiğinizde sistem aracınızı sürekli aynı yükseklikte tutuyor ve ağırlığın artması durumunda da alçalan tarafa artı basınç uygulayarak yükselmesini sağlıyor! Panik fren yaptığınızda araç öne yığılmıyor! Ve gerektiğinde -ön iki teker yerinde kalmak şartıyla- üç teker üzerinde yol alabiliyorsunuz:) Arka tekerlerden birinin patlak olması önem taşımıyor!

- Lastik Basıncı Kontrol Sistemi (Tyre Pressure Control), ABS'in tekerlek devir sensörleri yardımıyla lastik basınçlarını sürekli ölçümlüyor. Basınç ve ısı değerlerini -hem sürüş öncesinde hem de sürüş esnasında- bilgi ekranında gösteren sistem, bir anormallik tespit ettiğinde sürücüyü görsel ve sesli olarak uyarıyor. Lastik teknolojisi de ilerledi ve patlasa dahi 80 km gidebilen run-flat lastikler üretiliyor artık. Dolayısıyla araçlardan stepne kalkmaya başladı. Bu da ağırlık ve maliyet avantajı demek.

- Bir insan yaklaşık 20 dk boyunca odaklanabilir! Bu sürenin sonunda konsantrasyon hızla azalmaya başlar ve sürücünün saatte ortalama 10 kez dikkati dağılır! Sürücü Dikkat Takip Sistemi (Fatigue Detection), 60 km/s üzeri hızlarda sürücüyü sensörler ve kameralarla devamlı kontrol altında tutuyor! Sürüş tarzında bir bozulma ve yorgunluk tespit ettiğinde sürücüyü mola vermesi için sesli ve görsel olarak uyarıyor.

- Gün içinde sürekli oturup kalkmanın insan vücudu üzerindeki etkisi büyüktür. Öyle ki akşamları boyumuz 2 cm kadar kısalır. Koltukların önemi uzun yolculuklarda ve tehlike anında ortaya çıkar. Isıtmalı, kaydırmaz, baş destekli, farklı sürücülere göre hafızalı-çok yönlü, masaj fonksiyonlu koltuklar sürüşü keyifli ve güvenli hale getiriyor. Araç durduğunda, sürücünün rahat inebilmesi için geri kayıyor.

- Akustik Park Destek Sistemi (Acoustic Parking Support), ön ve arka park sensörlerinden gelen veriler doğrultusunda sürücüyü araçla engel arasındaki mesafe hakkında sesli ve görsel olarak bilgilendiriyor.

- Park Asistanı (Park Assist), aracınızı otomatik olarak park etmenize ve park ettiğiniz yerden çıkarmanıza yardımcı oluyor. Park boşluğunun ölçümünü, manevra hareketlerinin kumandasını sistem kontrol ediyor. Siz ekrandaki talimatlara uyarak sadece ileri-geri vites hareketlerinden, gaz ve frenden sorumlu oluyorsunuz.

- Geri Görüş Kamerası (Rear Assist), geri sürüşlerde veya park sırasında araç arkası bölgenin gerçek görüntüsünü bilgi ekranına yansıtıyor. Aracın izleyeceği yol renkli şeritlerle ekranda gösteriliyor ve sürücüye park etme sürecinde destek olunuyor.

- 360° Görüş Sistemi (Area View Monitor), aracın ve çevresinin kuş bakışı görüntülenmesini sağlıyor. Aracın sağ-sol, ön-arkasına yerleştirilmiş geniş açı kameralarla alınan görüntüler dijital olarak işlenip bilgi ekranına yansıtılıyor. Böylece, sürücü her trafik durumunda yakın çevreyi izleyebiliyor.

- Trafik Levhası Algılama Sistemi (Traffic Sign Recognition), ön camda bulunan bir kameranın levhayı görsel olarak tanımlaması prensibine göre çalışıyor ve sürücüyü önemli levhalar için (Girilmez, park edilmez, hız limiti vb) uyarıyor.

- Hareketli Nesne Algılama Sistemi (Moving Object Detection); özellikle, yan görüşlerin yetersiz olduğu otoparklardan geri geri çıkan aracın arkasını 180° görüş açısıyla tarıyor ve yaklaşmakta olan nesnelere karşı sürücüyü sesli ve görsel olarak uyarıyor.

- Yan Rüzgâr Asistanı (Crosswind Assist), -özellikle römork/karavan taşınan seyahatlerde- aniden çıkan rüzgârı fark eden ESP sensörleri yardımıyla -aracın uygunsuz tepki verme olasılığını ve muhtemel sapmaları önlemek için- tekerlere farklı fren müdahaleleri yapıyor ve aracın şeritte kalmasını sağlıyor.

- Dinamik Direksiyon Önerisi (Dynamic Steering Recommendation), ESP savrulma sensörleri tarafından algılanan tehlikeli durumlarda sürücüye -aracı dengelemek için- direksiyonu kırması gereken yönde destek veriyor. Bunun için elektro-mekanik servo direksiyon kontrol ünitesi, ESP’den gelen sinyal ile besleniyor ve direksiyon desteğini doğru yönde arttırırken, yanlış yönde azaltıyor.

 - - Şerit Takip Uyarı Sistemi (Lane Assist); seyir halindeyken, istenmeyen bir şekilde şeridinizden ayrıldığınızda (ahh şu cep telefonları) sizi sesli ve koltuğunuzu, emniyet kemerinizi, direksiyonu titreterek uyarıyor.

- Eğim Kalkış Destek Sistemi (Hill-Hold Assist), yokuş yukarı durduğunuzda kalkış torkunu düzenliyor ve ayağınızı fren pedalından çektiğinizde frenleri 2 sn daha tutmaya devam ederek aracı geriye kaydırmadan hareket ettirmenizi sağlıyor.

- Eğim İniş Destek Sistemi (Hill Descend Assist), motor devrini kısarak ve gerektiğinde fren de yaparak dik yokuş inişlerini güvenli ve kontrollü yapmanızı sağlıyor.

- Elektro-mekanik park freni motor durduğunda otomatikman devreye giriyor, kalkış anında devreden çıkıyor.

- Tek dokunuşla açılıp/kapanan yan camlar (Power Window), kapatma kuvvetinin belirlenen değerin üzerine çıkması halinde, sıkışan nesneyi serbest bırakmak için 25 cm açıklık kalacak kadar geri iniyor.

- Açık kalan kaput, kapılar, yakıt deposu kapağı ve bagaj kapağı için sürücü görsel olarak uyarılıyor; aralık kalan kapılar ve bagaj kapağı ise otomatikman kendilerini kapatıyor. (Vacuum Door Lock)

- Arızalanan/arızalanmak üzere olan aracınız kendi servisiyle -data hattı üzerinden- sizden gizli haberleşiyor! Sizi arayan servis görevlisi arızayı ve yapmanız gerekenleri bildiriyor!

- Mesafe Takip Sistemi (Automatic Distance Control), çarpışma riskini azaltmak için sürekli olarak öndeki araçla mesafeyi izliyor. Bu mesafenin azalması durumunda -sürücü fren yapmazsa- sistem otomatikman fren yaparak çarpışmayı önlüyor. İstanbullular, köprü trafiğindeki faydasını düşünebiliyor musunuz:) Kendinizi teknolojiye emanet edip gazetenizi rahatça okuyabilirsiniz:)

- Çarpışma Önleme Yardımcısı (Collision Prevention Assist), 30 km hızdan itibaren önde giden aracı ve/veya duran nesneyi algılıyor ve sürücüyü sesli-görsel olarak uyarıyor. Bu arada, adaptif fren yardımcısı olası bir çarpışmayı önlemek için gerekli fren basıncını hazırlıyor. Aynı sistemin uçaklardaki ismi TCAS (Traffic Alert and Collision Avoidance System.) 

- Proaktif Yolcu Koruma Sistemi (Proactive Occupant Protection), direksiyondakinin bir “Trafik Canavarı” olduğunu sürüş tarzından anlıyor ya da -kameralar vasıtasıyla- gözlemlediği çevrenin kaza potansiyelini yüksek buluyor ve perde hava yastıklarının etkisini arttırıyor, cam tavanı kapatıyor, yan camları hafifçe açıyor ve emniyet kemerlerini geriyor!

- İkincil Çarpışma Freni (Multi-Collision Brake), kaza anında devreye giriyor ve elektro-mekanik park freni üzerinden aracı frenliyor. Böylece, çarpmanın etkisiyle geriye hızlanan araç yavaşlatılarak ikincil kazalar önleniyor!

Üretici firmalar; araç, yolcu, yaya ve çevre güvenliği adına her yıl milyonlarca euro yatırım yapıyor. Havacılığın da içinde biri olarak şunu samimiyetle söyleyebilirim ki -yukarıdaki donanımlara sahip- günümüzün süper teknolojik araçlarıyla kaza yapabilme becerisi gösteren sürücüler tebrik edilmeli. Belki de sürücü siperliğine bizim buzdolabının kullanma kılavuzundaki not konulmalı:)

Uyarı: Bu araç; fiziksel, sensörik, zihinsel veya ruhsal yetenekleri sınırlı olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır !

Dolar-euro uçmuş, devalüasyon %30; vergilerle benzin kanka olmuş ve siz pes edip bisiklet almaya karar verdiyseniz, hiç değilse tıklayın da hayal kurun:(

 

Murat HACIOĞLU bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Dost, Sayın Ata Kemal Şahin : Bu arabanın içi geçenlerde Antalya'da 48 derece sıcaklığı gösteren araba ile aynı, yoksa yanılıyor muyum? Bundan önceki yorumum da da yazdım siz artık arabaların mucidi profu olmuşsunuz. Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 06.07.2014 0:56
Cevap :
Otomotiv ve havacılık ilgi duyduğum alanlar ve otomobiller de ailemizin bir bireyi, canımızı emanet ediyoruz! O nedenle -yeni bir araba alma öncesinde- aylarla ifade edilen bir süre araştırırım, defalarca test sürüşü yaparım. Satıcılar da bıkar tabii:)) Teşekkürler, sevgiler.  06.07.2014 16:46
 

Çok doyurucu bir değerlendirme olmuş. Araba alacaklar için mükemmel bir rehber. Elinize sağlık. Önerilerime aldım. Selam ve muhabbetle..

Murat HACIOĞLU 
 06.04.2014 9:29
Cevap :
Saydıklarımın tamamını bünyesinde bulunduran bir araç yok! Olsa, fiyatı milyona vurur herhalde! Müşteri beklentisine göre özellikler değişiyor! Araçta öncelikle motor, şanzıman ve güvenlik ekipmanları önemli. BMW'nin 7 serisi 3.0 260Hp 2 tonluk aracının 100 km'de 5.6lt yaktığına inanabiliyor musun? Sanki o aracı alan adamın yakıt tasarrufu yapmaya ihtiyacı vardır; ama maksat teknolojik şov yapmak! Bence yılda 50 bin km'den az yapanlar turbo destekli 900, 1000, 1200cc benzinli motor tercih edebilirler. Güçten ödün vermeden hem yakıt hem de vergi tasarrufu sağlayacaklardır. Teşekkürler, sevgiler.  06.04.2014 12:24
 

Berkin araya girdi ancak bugün okudum blogu. Ata bey, valla ne diyeyim rüya gibi bir araba(arabalar)... Akla ziyan bi durum. Ankara-Şabanözü yolculuklarım ve çocukluğum geldi gözümün önüne. Çubuk'tan çıktıktan sonra sardığımız rampada(kışın) minibüsten çocuklar dahil herkes iner, hep birlikte ittirip yokuşun sonunda tekrar binerdik. Bir de Skoda pikaplar vardı, onunla da yolculuk yaptım yine bir kış günü. İçinde piknik tüp yakarak; "önümüz kavurga kavurur, arkamız harman savurur" halde ısınmıştık! Hele yine aynı güzegahta eski tip otobüslerde gazyağı tenekesi üzerinde 80 Km. yolculuk yapmanın refahını(!) yaşamış biri olarak, kıskanılmaz mı şu yazıda tanımladıklarınız? Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 13.03.2014 20:32
Cevap :
Berkin’e kahrolduk! TV’de haberleri izlediğim tek kanal var; spiker hıçkırdı, biz de koyverdik:( Ülkece o küçük bedenin çevresini sardık. Çirkin insanlar gölge düşüremedi milletin birliğine! En fazla 5 mt boyundaki otomobile yüklenen teknolojiler gerçekten de etkileyici; ama öte yandan, 64 mt boyunda 300 tonluk bir uçağın 239 yolcusuyla -onlarca uçak, gemi ve uydu tarafından aranmasına rağmen- bir haftadır bulunamaması da anlaşılmaz!! Onca hızlı gelişimine rağmen, teknolojinin yetersiz kaldığı durumlar da olabiliyor! Altmışlı yıllar, Skoda pikapları unutur muyum hiç! Arka tekerleri iyice içe dönüktü ve arkaya yük aldığında düzelirdi:) Ağrı’dan Horasan’a burunlu otobüslerle seyahat eder, İstanbul’a gelmek için Horasan Ekspresi’ne binerdik! Kuşetlide günlerce yolculuk! Düşünüyorum da yaşam sade ve kolaydı. Mutluyduk! Böylesine çirkin değildi gündem! Ecevit de Demirel de gelse başa; hırsızlık, yolsuzluk, rejim değişikliği korkusu olmazdı insanlarda! Teşekkürler Hüseyin Bey, sevgiler.  14.03.2014 6:10
 

Merhabalar Atabey. Evet o zaman ki otomobilimiz Ford Taunus ve tek kapılıydı. Vites kolu da direksiyondaydı. Arabalara karşı hiç ilgim olmadığı için Ford Taunusla çekilmiş bir fotoğraf karesi bile yok maalesef. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 10.02.2014 0:16
Cevap :
Ford Taunus'un 17m ve 20m modelleri vardı. Türkiye'de çok tutulurdu ve hatta SW olanlardan ambulans yapılırdı. Teşekkürler dostum, sevgiler.  10.02.2014 16:16
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8314
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1118
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster