Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '09

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
1133
 

Vecihi Timuroğlu'la söyleşi / Şemsettin Murat

Vecihi Timuroğlu'la söyleşi / Şemsettin Murat
 

Yazar ve şair Vecihi Timuroğlu


Yunus Emre, " Divan" sahibidir. Şiirlerini tümüyle aruzla yazmıştır. Farsça'yı çok iyi biliyor.

Feridettin Atar'ın " Risalet-ül Nushiye " adlı yapıtını Türkçeye çevirmiştir. Demek ki ümmi değildir, diyen yazar ve şair Vecihi Timuroğlu'yla 04.10.1998 tarihinde, Gaziantep'te bir söyleşi gerçekleştirmiştim. İşte sorduğum sorular ve kendisinin verdiği yanıtlar :

Sayın Vecihi Timuroğlu, bundan 16 yıl önce ( 1982'de ) Yaba dergisinde sizinle yapılan bir söyleşide şiirle ilgili şöyle demişsiniz : " Şiirden vazgeçemem. Mürüvvet - i Osmani'yle başlayan şiiri sürdürecğim. Bu arada öykü çalışmalarına da başladım. Gazavatnameleri, müslimnameleri, ışıknameleri inceliyorum. " Sormak istiyorum efendim : O günden bugüne şiir alanında ne gibi gelişme gösterdiniz ?

Şiirin ağırlığına inanıyorum, ancak, şiirimi değiştirdim. Çünkü şiir, dünyada çok farklı bir yere geldi. Eski şiirimin daha zayıf olduğunu gördüm. Çağdaş şiir , düzyazı biçimlerini bile şiire çekinmeden koyabiliyor. Bir de Türk şiirin reddettiği düşünce , bugün batı şiirinin çekinmediği bir malzeme. Gazavatname: Anadolu'nun İslamlaştırılması sırasında önemli görevler yapmış olan Arap ve Horasanlı birtakım kahramanların savaş öyküleridir. Battal Gazi bunlardan biridir. Müslimname: Eba Müslimi Horasanı'nın serüvenlerini anlatır. Işıkname: İdeolojik içeriklidir. Genç Haci Bektaş müritlerinin öğretilerini yayma öyküleridir. Bunlar, serüven olarak çok değerli olmasalar bile halk diliyle yazılmış düzyazılardır. Türkçe bakımından önemlidir.

Cumhuriyetle birlikte canlanan halk tarzındaki şiir, kesinlikle halk şiiri değildir, demiştiniz. Niçin ?

Halk şiiri ; Dertli, Emrah, Bayburtlu Zihni gibi şairlerin döneminde artık kullandıkları imgeler bakımından bile Divan şiiriyle bütünleşmişlerdir. O dönemde aşıklar zümresi de dağıldığından halk şairleri (aşıklar) kendi yeteneklerini yeni dönemlere bırakmışlardır. Aruzla yazma hevesi aşk şiirini bitirmiştir. Yalnız, Seyrani büyük bir ironiyle Tanzimat'a karşı çıkıp halk şiirinin son temsilcisi olmuştur. Cumhuriyet dönemi , ulusal kültürü yakalamak için halka yönelik bir
kültür politikası izlemiş, Türk Ocakları'nı kapatarak Halkevleri'ni kurmuştur. 1932'de, Sivas'ta, Ahmet Kutsi Tacer " Aşıklar Bayramı " yapmış . 1933'te bütün halk ozanlarına Cumhuriyet'in onuncu yıl dolaysıyla birer destan yazdırmıştır. Bu aşıklar ; geleneklerini, eleştirel tavırlarını bırakmışlar, yönetimi övgüyle karşılamışlardır. Ali İzzet ve Aşık Veysel gibi şairler, hatta Kars ve Ardahan aşıkları devletin emrinde, halkevlerinde, iktidarın siyası anlayışına uygun şiirler yazmışlardır. Talibi dışında hepsi halkevi şairleridirler. Bu yüzden halk şiiri bitmiştir, dedim. 1960'tan sonra devrimci halk ozanları kuşağı yetişti. Mahsuni Şerif, Kul Ahmet, Zamani, İhsani gibi şairler bilmedikleri bir devrim şiirine yöneldiler. Bu şiirde de halk motifleri yoktur. Sadece biçimsel bir halk şiiri vardır.

Şaşırtıcı güzellikte Türkçe şiirlerle dünya edebiyatında yerini alan Yunus Emre'nın okuma yazma bilmediğini edebiyat kaynaklarından ve ders kitaplarından öğreniyoruz. Fakat siz, tersini iddia ediyorsunuz. Yani, Yunus Emre'nin eğitim gördüğünü söylüyorsunuz. Bu konuda bilmediğimiz bir şey mi var ? Bizi aydınlatır mısınız ?

Var. Bir kere Yunus Emre " Divan " sahibidir. Şiirlerini tümüyle aruzla yazmıştır. Farsça'yı çok iyi biliyor. Feridettin Atar'ın " Risalet-ül Nushiye" adlı yapıtını Türkçe'ye çevirmiştir. Demek ki ümmi değildir.

Enver Gökçe'nin anısına şiirler yazdınız, onun hakkında düzyazılarınz yayınlandı. Bazı kişiler, " Enver Gökçe'nin şiirleri slogancı şiirlerdir." diyor. Bu yargıya katılıyor musunuz ?

Enver Gökçe, zaman zaman slogan kullanmıştır, fakat, 1940 kuşağı içinde lirik öğeyi en iyi saklayan, böyle bir duyarlığa sahip olan şairdir. " Eğin Türküleri"nin duyarlığını şiirlerinde taşıyabilmiş. Bana göre 40 Kuşağı içinde şiire en yakın adamdır. " Kirtim Kirt " ve " Yusuf Destanı " şiirdir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 155
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 1530
Kayıt tarihi
: 20.09.08
 
 

Diyarbakır doğumluyum. Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü mezunuyum. Hazro TÖB-DER Şubesi başkanlığını y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster