Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1794
 

Venedik, şehr-i efsun...

Şehirler karnında taşıdığı binlerce, onbinlerce hatta milyonlarca çoçuğa ne fısıldar? Kuşkusuz bir Tanrı gibi bütün ceninlerine farklı şeyler söyler. Orada sessiz sedasız duranlara farklı, olduğu yerde kıpırdayıp duranlara farklı, yeri çok rahat olsa da yerinde duramayıp o karnı terketmek isteyenlere farklı...Tabii bir de şehrin fısıltılarını duymayanlar var ki bunlar çoğunluktadır ...Oysa dinlense en büyülü sözcükler şehirlerin nefeslerinden bir nazlı gelin gibi süzülürler.

   Bu hafta bir arkadaşımdan Venedik 'te çekildiğimiz fotoğraflar mailime gelince,onlara bakarken bütün bunları düşündüm. Avrupa'nın bir çok kentini gezdim ama vurulduğum şehir Venedik oldu. Gözyaşlarına boğulmuş kentin kanallarından yükselen hüzünlü italyanca şarkılar, evlerin derisini soyup, onları çıplak ruhlarıyla yalnız bırakan suların yaralanmış çığlıklarıyla adeta sizin ruhunuzu teslim alıyor, gönüllü esir oluyorsunuz şehre. Gondolla kanalda gezinti yaparken, kendinizi bir başka geçmiş çağda zannedip büyülü bir dünyanın içindeymiş hatta bir masal ülkesindeymiş gibi hissediyorsunuz.

  Karnaval zamanı, soğuk ama güneşli bir gündü. Strazburg'tan bindiğimiz otobüsle 8 saatlik bir yolculuktan sonra Venedik'e varmıştık. Daha o anda büyülü bir dünyanın kapısında olduğumuzu hissetmiştik. Sehrin fısıltıları usulca ruhumu sarmışı bile. Dört kişilik grubumuz içinde diger arkadaslarım ne düşündü bilmiyorum ama ben çoktan kendimi bu fiısıltıların beşiğine bırakmış sallanıyordum. Bundan on yıl önce Amsterdam'ı gördüğümde yanımda bulunan Venedik'i görmüş seyahat arkadaşları Amsterdam'ın Venedik'e benzediğini, fakat Venedik'in evlerinin çok eski olduğunu o yüzden Amsterdam'ın daha güzel olduğunu söylemişlerdi. Halbuki duyduğum fısıltılar bu evlerden yükseliyor sessiz bir çığlığa dönüyorlardı. Şehre ruh veren suların ortasında yıpranmis ama asaletini ve soylu güzelliğini başkaldırarak korumuş bu evlerdi aslında...

   Venedik'teki gezdiğim gördüğüm yerleri anlatmak değil amacım. İnternet sayfalarında şehirle ilgili çok bilgi var zaten. Bu şehrin bana söyledikleri ve bana hissettirdikleri çok farklı ve önemliydi. Şubat ayının rüzgarlı ve soğuk gününde şehrin kulağımdaki fısıltıları Güneş'ten yayılan sıcak damlacıklardı...Charles Dickens sözleri aslında duygularımın tercümanıdır: "Dünyada Venedik'le ilgili okuduğunuz hiç bir şey, şehirdeki muhteşem ve etkileyici gerçeğe eşdeğer değildir."

Not: Venedik fotoğraflarindan bir kaçını galeriye ekleyecegim..

 


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1275
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Öğretmenim, şu anda yurt dışında görev yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster