Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
866
 

Yağmurda ıslanmak...

Yağmurda ıslanmak...
 

Yağmur öyle güzel yağıyordu ki, pencerenin önünde durmuş onu seyrediyordum. Karşımızdaki küçük bir koru görüntüsü veren bahçede, tonu yeşilden sarıya kadar uzanan, çeşit çeşit renkte yaprakları olan ağaçlar vardı. Damlacıkların dallarda ve yapraklarda bıraktığı izlenim, yağmuru daha da seyredilmesi güzel bir hale getiriyordu.

O an, böyle bir yağmurlu günde, ormanlık bir yolda arabayla gittiğimi düşündüm. Sileceklerin nazlı nazlı iki tarafa savurduğu sular canlandı gözümde... Dümdüz, upuzun ve bomboş bir yol... Sadece bana özelmiş gibi...

İnsanın ruh dünyasını dinginleştiren, âdeta anlatamadığı bir huzurla yoğuran yağmurun, sel olup felâkete dönüşmesi gibi bir ihtimal hiç aklıma gelmiyordu. Oysa dağların eteklerine doğru süzülen sular, oralarda azgın bir dereye dönüşüp, önüne ne var ne yok katarak kontrolsüz biçimde denizlere doğru koşarlardı.

Bunu düşününce, âdeta büyünün bozulması gibi bir rahatsızlık hissettim. Bu güzelliğin bir kötülüğe dönüşmesini yadırgar gibi bir tavır takınıp düşünmeye başladım.

Ne zaman yağmurun yağmasından zevk alıyor, ne zaman endişe duyuyorduk? Islanmaktan korkup kaçtığımız zamanla, inadına yağmurun altında yürüme arzumuzun sınırları nerede başlayıp nerede bitiyordu?

Bir sevgiliyle elele tutuşup yağmur altında yürümenin romantizmiyle, evini su basan bir yaşlı teyzeyi elinden tutup çıkaran itfaiyecinin realizmi arasında nasıl bir bağlantı kurulabilirdi?

Olaylara hep iyi tarafından bakmakla, hep kötü tarafından bakmak veya bir şeyi gönülden istemekle, istememek çelişkisinin yansımasından ibaretti sanki her şey...

Ne olursa olsun deyip baştan rıza gösterdiğimiz ve içten içe yerine gelmesini istediğimiz dileklerimizin kabul olmasıyla, derin bir mutluluk yaşadığımız gibi, bir türlü kabullenemediğimiz ve "olmasın!" diye uğraştığımız şeylerin baskısından kurtulamamakla da mutsuzluğu yaşıyoruz demek ki...

Her şeyin herkes için ayrı bir anlam taşıması, hayatın bize tattırdığı cilvelerden sadece biri... Hepimiz göreceli bir yaşamın içindeyiz.. Yoksa aynı yağmurun altında ıslanan iki kişiden birinin delicesine mutlu, birinin de çıldırasıya mutsuz olmasını nasıl anlayabilirdik...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster