Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
 

Yardım kampanyasına dair

Yardım kampanyasına dair
 

İnanmıyorum!

Olamaz! Olamaz!

Darbeci vb savlarla cezaevlerinde tutuklu bulunan ordumuz mensuplarına yardım kampanyası düzenlenmiş. Resmi olmayan bu kampanya haberi inşallah doğru değilidr!

Bu haber ( http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=313834 ) doğru olamaz!

Olmamalı da...

Doğru ise bütün hayallerim paramparça olacak.

*

Neden mi?

Anlatayım hele;

12 Eylül'de içerdeydik.Eskişehir Sıkıyönetim Komutanlığı, askeri havaalanı içindeki, sıkıyönetim hapishanesindeydik. Neden tutuklandığımızı, suçumuzun ne olduğunu da anlayamamıştık. Ben ve diğer Eskişehir Belediyesi'nde görev yapan bazı şube müdürleri ve teknik ellemanları toptan içeri alınmıştık. Üstelik ben, 12 Eylül tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl önce Eskişehir Belediyesi otobüs İşletme Müdürlüğü'nden naklen Ankara'ya İmar ve iskan Bakanlığı'nda üçlü kararname ile Daire Başkan Yardımcılığı görevine atanmış, daire başkanı emekli olması sebebiyle de Daire Başkanlığı görevine bakıyordum. Gıyabımızda yargılanmış ve hakkımızda gıyabî tevkif müzekkeresi düzenlenmişti. Haberi alır almaz, dairede doktor raporu alıp, Eskişehir'e, doğruca Sıkı Yönetim Komutanlığı savcılığına müracaat etmiştim. "Aranıyormuşum, buyurun, ben buradayım" dedim. Savcı, bana hiç gerekçe söylemeden, gıyabi tevkif müzekkeresini vicahiye çevirip doğruca tutukladı ve ver elini ceza evi...

Tam 87 gün yattım hapishanede.

Bir yanımda en uç sol eylemci, öte yanımda nurcu iki idamlık ortasında tek yatakta yattım. Ağzına kadar doluydu hapishane.

Suçumun ne olduğunu bilmiyordum.

Şimdi Mustafa Balbay da belki benim gibi yani.

Unutmuyorum, koca cezaevinin bulaşıklarını tekme tokat-dayak atarak bize, üç tutukluya yıkatmışlardı.

Unutmuyorum, bugün Prof. Dr. olan yazar-gazeteci İsa Kayacan Anadolu' nun her tarafında yayınlanan yerel gazetelerde benim şiirlerimden oluşan yayınları, cezaevine kucak kucak gönderiyor ve cezaevinde şu an rütbesini hatırlamıyorum, bir komutan bunlar üzerine ((( er mektubu görülmüştür))) damgasını vurup bana-koğuşa göndermesini ve bir gün beni çağırıp (((Söyle bu gazeteleri gönderen adamına, yaz aslanım. Bıktım okumaktan bunları, yeter gayri göndermesin!!!!"))) diye bağırışını...

Veee;

Tutukluluğumun 15-20 gün sonrası avukatım tarafından iddiamenin sayfaları fotokopi olarak tarafıma ulaştırıldı.

İddianame geldiğinde gözlerime inanamamıştım.

Meğer biz ne hainmişiz, ne yaramazmışız, neler neler yapmışız???

İddiaların en önemlisi de (((CEZAEVLERİNDE YATAN ÜLKÜCÜLERE YARDIM AMACIYLA BELEDİYE PERSONELİNDEN PARA TOPLAMAK veya TOPLANMASINA GÖZ YUMMAK))) tı..

Şaşırıp kalmıştım. Görev süremde asla öyle bir olaya şahit bile olmamıştım.

*

Şimdi;

Yukarda verdiğim linkteki habere göre, avukatlar en az 180 Milyon Tl para istiyormuş, davaya bakmak için ve bu sebeple dayanışma maksadıyla en uç noktadaki subayımıza kadar resmen olmasa da bir destek ve yardımlaşma kampanyası düzenlenmiş.

*

İnanmak istemiyorum bu habere.

İnşallah doğru değildir.

*

Öyle ise, Doğru ise;

12 eylül yaram, hatıralarımın - düşlerimin arasında gül gibi kanayacak. Kar üstüne gül düşecek yüreğimde ve anlatamayacağım fırtınalar kopacak içimin dehlizlerinde.

*

Demir kapı, zindan ve hukuk...

Mahpushane çeşmesi yandan akıyor.

*

Güneşin hakikate doğacağı günleri özledim. Gölgeler gidin baş ucumdan, ufuklarımdan...

 
Toplam blog
: 28
: 2100
Kayıt tarihi
: 14.04.09
 
 

1952 ankara-Elmadağ doğumluyum. 1975 yılında A.D.M.M.A' den makina Mühendisi olarak mezun oldum. 2..