Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '18

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
384
 

Yarım Kalan Devrimin Sancıları

Yarım Kalan Devrimin Sancıları
 

Fenerbahçe; Haziran ayında gerçekleştirdiği tarihi kongre ile kongre üyelerinin önemli çoğunluğunun oyunu alarak 20 yıllık monarşi modelinden, kurumsal yapıya sahip bir yönetim modeline geçmiş oldu.

Merakla beklenen; hem en az bizler kadar Fenerbahçe sevdalısı hem de ülkenin önde gelen kurumsal şirketlerinin sahibi olan bir kişinin, kendi ifadesi ile Fenerbahçe’yi yönetimsel ve sportif açıdan Dünya Futbol Yönetimi modeline nasıl entegre edebileceğiydi.

Yine kendi ifadesiyle gerçekleşmesi en az 2 dönem (6 yıl) sürecek zorlu bir macera. Dile kolay, dünyanın dahi önde gelen iş adamlarından biri, sevdası uğruna işi gücü bırakıp, bu yolda bizden kat be kat daha fazla sıkıntı çekme yoluna giriyor. Çünkü amaç sadece başkan olmak değil, düzeni sil baştan değiştirmek.

Sn. Ali Koç’un seçim öncesinde toplantılarından birinde de bulundum ve yapmak istediklerini bizzat kendisinden dinleme şansına sahip oldum. Henüz kulübün nasıl bir mali durumda olduğu bilinmeden dahi kısa süreçte şampiyonluk sözü veremeyeceğini, ancak Fenerbahçe’nin her zamanki gibi yarışın içerisinde olacağını belirtti. Hayata geçirilecek modelin dünyaca ünlü takımlarda olduğu gibi, yaş grubu en küçük olan altyapı takımlarımızdan A takıma kadar aynı oyun sisteminin uygulanacağını bu yüzden kısa vadeli çözümlerle bunun gerçekleştirilemeyeceği, uzun soluklu süreçte sabırlı olmamız gerektiğini belirtti.

Taraftar olarak bu güzel düşüncelere katılmamak mümkün değil. Ki bu heyecan dalgası ile kombineler tükendi, forma satışları yıldız transferi yokken yüz bini aştı. Ancak futbolun adrenalinine kapılınca sabır kelimesi yükselen barometre ile eriyip gidiyor. Top sahaya inince taraftar desteği sürebilecek miydi? Bir yandan Ali Koç isminin yıldız futbolcuyu çağrıştırdığını düşünen ateşli bir kitle vardı. Bir tarafta da eski zihniyetin kinini kusmak için pusuda bekleyenler.

Hazırlık dönemi başladı. Devrim beklentisi hat safhada ancak sürecin ilk aşaması beklentiyi karşılamadı. Kelle isteyenlerden ziyade düşüncem; yeni bir anlayışa tamamen yeni isimlerle başlamanın daha doğru olduğudur. Bu sebepledir ki Aykut Kocaman ile yolların ayrılıp yeni teknik direktörle anlaşılması ve Volkan Demirel ile sözleşme uzatılması sürecinin gereksiz yere sürüncemede bırakılarak, zaman kaybedildiği düşüncem halen sabit. Kongre tarihin Hazirana bırakılması ve takımın eleme maçlarına geçecek kadar sürenin kısa olması üzerine kaybedilen 3 hafta önemli bir kayıptı.

Damien Comolli ve Phillip Cocu’nun imza süreci ile düşük maliyetli veya kiralık transferler beklendi. Altınordu’dan Berke ve Barış, Nijmegen’den Ferdi ile gençleşme ve geleceğe yatırım operasyonu başladı. Ancak FFP ve mali durum nedeniyle takımın yapısını direkt olarak değiştirecek tecrübeli oyuncu takviyesi gecikti. Dolayısıyla, Şampiyonlar Ligi ön eleme maçlarına geçen yılın vasat kadrosu ile hem de Benfica gibi zorlu rakip karşısına çıkmak durumunda kalındı.

Şampiyonlar Ligi gruplarına kalamama ve Ligden henüz ikinci hafta yaşanan Malatya mağlubiyeti ile geç kalınan temizlik operasyonu başladı. Bu süreçte ligin 3. haftasında Göztepe deplasmanında 2. mağlubiyet alındı. Her iki deplasman maçında da görüldü ki rakipler ilk 45 dakikada vasatı aşamadı. Ancak takım olarak bizim de varlık gösteremememiz nedeniyle ikinci yarılarda rakiplere gelen özgüvenle her iki maçı da 0-1 kaybettik.

Geçen yıldan kalan kadroda ciddi anlamda kalite sıkıntısı vardı ki Temmuz başında çözüm bulunabilirdi. Her sezonda hatalı goller yiyerek takımını zora sokan Volkan ile sözleşme yenilenmesi, Hasan Ali, Dirar, Isla, Alper, Topal, İsmail gibi devamlılığı olmayan vasat oyuncuların kadroda tutulması ya da alternatif bulunamaması hazırlık döneminin çöpe atılmasına neden oldu.

Mevcut durumda takımın belli bir oyun modeli sahaya sürememesinin nedenleri;

* Topu oyuna sokamayan Volkan'ın sürekli top isteyip, üstüne aldığı topları rakibe ya da taca degaj ile şişirmesi,
* Topu oyuna sokamayan Topal'ın geriden aldıklarını Isla ve daha çok Hasan Ali'ye teslim etmesi. Bu yüzden Hasan Ali topla en çok buluşan oyuncu konumunda,
* Ezeli rakibimiz Rodriguez, Onyekuru gibi topla ve driplingle adam eksiltip rakibi hazırlıksız yakalarken, biz Hasan Ali, Isla, Alper, Dirar gibi rakip defansının yerleşmesini bekleyen oyuncuları izliyoruz.
* Eljif dışında geçiş oyununu gerçekleştirebilecek ayağına hâkim oyuncu bulunmaması hem Slimani'yi yalnızlaştırıyor hem de takımın gücünü tüketmesi nedeniyle orta alanı oyundan düşürüyor. 
* En büyük sorun da Cocu bu hatalara müdahale etmekte gecikiyor.

Takıma yeni katılan tecrübeli oyunculardan Slimani; oyun içinde özellikle arkası dönük olarak pozisyon akışı sağlaması ve doğru koşularına bakarak Fenerbahçe'ye son 10 yılda gelen en akıllı ve yetenekli forvet olduğu iddiasında bulunuyorum. Ancak dünyanın en iyisi bile tek başına hiçtir. Çevresindeki 3 oyuncu tutarsa Slimani fark yaratır. Ayew’de ise henüz bir ışık göremedim.

Öncelikle mevcut şartlar bilinmekle birlikte Temmuz ayında yapılamayan temizliğin, yarım kalan devrimin sıkıntısı ile bazı hedeflerimizden saptık ve haliyle şuan panik havasındayız. Başkanın ifadesiyle panik transfer yapılmayacaktı ama mevcut kadroya güvenilerek yapılan hata o kadar pahalıya mal olmaya başladı ki mecburen geç de olsa düğmeye basıldı.

Guiliano ve Josef’in ciddi paralara elden çıkarılması takıma yapılacak takviyeler için Comolli’nin elini rahatlattı. Takıma yeni katılan Frey (forvet), Reyes (stoper) ve Jailson (orta saha) umarım olumlu katkı sağlar. Ancak bu takımın halen acilen sol beke ve kaleciye ihtiyacı var. Tabi olabilirse oyunu iki yönlü oynayabilen güçlü bir merkez orta saha ve hızlı kanat oyuncusu da elzem.

Lig maratonu uzun hem 4. hafta sonrası milli ara biraz soluk aldırır. UEFA Avrupa Ligi grup maçlarına 1 aya yakın süre var. Toparlanma ve alışma süreci aşılabilir.

Ancak ne olursa olsun en büyük transferimiz olan Ali Koç Başkana olan sevgi ve destek sezon boş geçse de muhakkak sürecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 294
Toplam yorum
: 228
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 5920
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

Bankacılığın stres ve yoğunluğundan fırsat buldukça, okumaya ve düşüncelerimi paylaşmaya çalışıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster