Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '14

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
6289
 

Yaşam Ağacı nedir? Neyin sembolüdür?

Yaşam Ağacı nedir? Neyin sembolüdür?
 

ADEM'DEN HZ.ADEM'E YOLCULUK

Adem kelime manasıyla, toprağın değişik yerlerinden yaratılan varlık*, yeryüzü elementlerinin birleşimi ** anlamına gelir. Tasavvufta Adem diye bahsedilen kainatın kendisidir. Görünen ve görünmeyen herşeyi kapsar. Özünde her bilgi mevcuttur.

Sadece maddeden oluşan bu kainata, Yaradan, ruhundan üfleyerek, durağan bir enerjinin, canlı bir forma dönüşmesini sağlar. Yaratılan ise, halifedir kainata.Toprak ile ruhun biraraya gelmesidir bu. İnsan, ruhun ve maddenin biraraya gelişinden ortaya çıkar. Bir uçta en ince seviyedeki ruh ile  diğer uçta en kaba titreşimde katı halin bütünlüğüdür. Sadece maddeden oluşan adem(kainat), O’nun ruhunun hayat vermesiyle, can bulur. Yaratılan Adem ise, mükemmel bir  formdur.Tektir. Madde ve ruhun kusursuz kombinasyonudur.

Ancak bu mükemmel Adem’in, tek başına canlılığı devam ettirmesi olası değildir. Bu sebeple bu tek nefs bölünür. Bölünmesi kendinde eksiklik yaratmasa da kendisinden bölünen eksiktir.

Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, on(un özünden maddesin)den de eşini var eden ve her ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Nisa Suresi / 1) 

Adem’den bölünüp, Ona eş olandan, Kuran-ı Kerim’de birçok defa bahsedilir.Ancak Havva adına hiçbir yerde rastlanmaz. Bölünerek yaratılan cins üzerinden anlatılmak istenen, kadın erkek cinsiyetinin vurgusundan öte, eksik bir nefsin yaratılmasıdır. Türeyenin heva, heves sahibi, nefsinin zulmetinde olan manasında Havva olarak isimlendirilmesiyle anlam kazanır. İçinde tüm özün bilgisini barındıran Adem, kendinden bölünen  ile yayılmaya başlamıştır. Bu yayılma için heva sahibi olan eşin, yasak olana yönelişi gereklidir. Bu da çokluk aleminin ortaya çıkmasıdır. Gerçeklik bilgisini özünde saklayan Adem, dualite ile kandırılarak, çeşitlilik, farklılık dünyasına dalar. Bu ilahi sistemin bir gereğidir. Böylece kanunlar, yasalar, prensipler ortaya çıkar. Adem’in zerresinde cevher saklıdır.Ancak O, Havva’ nın (hevesinin –nefsinin) peşinden sürüklenir.

Merkezden uzaklaşır. Madde dünyasında kaba titreşimlere tabi olur. Bedeninin ağırlığıyla,  nefsinin esiri olur. Kendini, bedeniyle bütünleştirir. Ruhunu hissedemez olur. Sahip olduğunu sandığı bedenin, geçiciliğini anlayamaz.

Artık çokluk dünyasında, aynasının üstü tozlanmıştır. Adem, şaşırtmacaların, yalanların, gürültünün içine düşmüştür. Kaygan bir  zeminde yol almaya çalışır. Dışardaki bilgilerin içinde hapsolur. Kalbindeki kuşu uçuramaz. Zaten kuşun da tek kanadı mevcut değildir. Adem’ in özüyle ilişkisi, gün be gün kesilir. Aşağı alemlere dalar. İllüzyonlar dünyasında uyuklar. Yoktan varedilmiş ilahi bir varlık olan Adem, bütünlükten eksikliğe, aynılıktan farklılığa doğru yol alarak, ölümlüler arasına düşer.

 Ancak gün gelir, bir eksiklik duygusu hisseder. Yoldaki engeller, tıkanıklıklar Adem’i geldiği yeri hatırlamaya yöneltir. Yanılgısının farkına varır. Kendisinin bedenden öte olduğunu anlar. İçinde gerçek huzurun, dinginliğin olduğu diyara yol almak niyeti doğar. Böylece zahirden batına, görünenden görünmeyene, Adem’den Hz.Adem’e yolculuk başlar. Arayış bir serüvendir. Zahiri Ben’den Gerçek Ben’e dönüşüm yolculuğudur.  

 Adem’in ruhunun bilgisinin tekrar açığa çıkması ’’Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.’’(Bakara 2/30) manasının açığa çıkmasıdır. Bu sürecin tamamı ''Yaşam Ağacı'' olarak sembolize edilir. Tohumdan  meyveye meyveden tekrar tohuma dönüşümdür. Kutsal kitabımızda bu tamamlanma birçok yerde ağaç metaforuyla anlatılır.

Allah, sizi de yerden ot bitirir gibi bitirmiştir. 
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır. (Nuh Suresi / 17)

…O lamba bir billur içindedir; o billur da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan çıkan yağdan tutuşturulur. (Bu öyle bir ağaç ki) yağı, nerdeyse, kendisine ateş değmese bile ışık verir. (Nur Suresi / 35)

Ancak beden algısından, ruhun ruhuna yol almak üzere sefere çıkan Adem’i, çok serüvenler bekler. Ne de olsa nefsine zulmetmiştir. Eksilmiş, bütünlüğünü, hevesine satmıştır. Samediyete erişmek, yetkinlik kazanmak ve cevherine kavuşmak için yolundaki taşları temizlemesi icap eder. Ne zaman ki taşlar temizlenir, yoldaki yırtıcı hayvanlar Adem’e zarar veremez olur, işte o zaman Adem kovulduğu cennete tekrar döner. Mübarek  ağaç, meyvelerini sunar. Bu, selamete erişmektir. Hakk'a dönüştür. Hakk olandır.

                                                                               Ayperi Ferda Oral

                                                                                 Eğitimci Yazar

      https://www.facebook.com/pages/Ayperi-Ferda-Oral/724668037678833?ref=hl

*Taberi Tefsiri(1.cilt/214) 

**İbn Manzur Lisanu'l-Arap  

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5904
Kayıt tarihi
: 06.02.13
 
 

Hacettepe Üniversitesi  İngiliz Dil Öğretmenliği mezunu Ayperi Ferda Oral, üstatlardan, Metafizik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster