Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '07

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
428
 

Yaz yaklaşıyor

Yaz yaklaşıyor
 

Bu sene hiç soğumayan havanın giderek daha çok ısınması, deniz mevsiminin yaklaşmasıyla “mucize diyetler”, çok “etkili” zayıflama ilaçları, bitkisel mucizeler tekrar gündeme taşındı. Bahar aylarının son dönemi, yazın iyi görünmek için yapılan beslenme hataları ile, sonbaharın ilk dönemi ise bu hatalardan kaynaklanan bazal metabolizma hızının yavaşlaması sonucu verilen kiloların, hatta daha fazlasının geri alımıyla geçiyor ve bu döngü her sene böyle sürüyor. Oysa sağlıklı beslenmeyi hayat tarzına dönüştürmek, hem ideal kilonun ömür boyu korunması hem de yanlış beslenmeden kaynaklanan ciddi sağlık sorunlarından korunmak için çok önemli.

Bazal metabolizmayı hızlandırmak için iki temel yol var; 1.sık ve düzenli beslenme, 2. fiziksel aktivite. Bu iki yöntemin dışında başvurulan tüm mucizeler vücudumuzda deformasyonlara ve onarılması zor hasarlara neden olabiliyor.

Havaların ısınmasıyla beraber vücudumuzdan su kaybı da artıyor. Bu nedenle günde 2, 5lt yani 8-10 su bardağı suyu kesinlikle ihmal etmememiz gerekiyor. Ter ile mineral kaybımız da olduğu için tuzu normal oranlarda tüketmek elektrolit seviyemizi dengede tutmamıza yardımcı oluyor. Eğer fazla kilolardan şikayetçiyseniz ana öğünlerden önce yenen salata ile içilen 2 bardak suyun hem daha dinç hissetmenizi sağladığını hem de hemen sonrasında yiyeceğiniz öğünde miktarları kontrol etmenize yardımcı olduğunu göreceksiniz.

Ana öğünlerin yeterli ve dengeli olması için 4 ana besin grubundan da tüketmemiz gerekiyor. Enerjiye en çabuk dönüşen karbonhidratlar olduğu için besin piramidimizin tabanını, yani en geniş kısmını karbonhidrattan zengin besinler olan tahıllar oluşturuyor. Günde 6-8 porsiyon tahıl grubu, 2-3 porsiyon süt grubu, 1-2 porsiyon et grubu ve 5-6 porsiyon sebze-meyve grubu tükettiğimizde ihtiyacımız olan tüm vitamin ve mineralleri almış oluyoruz.

Kilo kontrolünde dikkat etmemiz gereken grup ise şekerler ve yağlar. Yeterli ve dengeli bir öğünden sonra canımız hala tatlı istiyorsa (ki sık beslenme ile kan şekerimiz normal sınırlarda olduğu için canımız çok istemeyecektir) sütlü tatlıları tercih edebilir, ya da özellikle yazın çok cazip olan dondurmalı bir meyve salatası yiyebilir ve büyük oranda “ boş kalori”den korunabiliriz. Yine kırmızı et ile pişirilen yemeklere yağ katmamak, diğer yemeklerde de porsiyon başına düşen yağ miktarını (1tatlı kaşığı) geçmemek farketmeden çok daha fazla kalori almamızı önleyecektir.

Yaz aylarının kilo kontrolü üzerine en önemli avantajlarından biri de, fiziksel aktivitemizi açık hava sporlarıyla arttırabilmemiz. Hafta arası yürüyüş yapıp, haftasonlarını da yüzme, trekking, doğa koşuları, tenis gibi sporlar ile değerlendirirsek enerji alımı ile enerji harcaması arasındaki dengeyi kurmamız kolaylaşacaktır.

Tatil sırasında öğün atlamak, vücudumuzda yağ depolanması açısından oldukça sakıncalı. Öğünlerin arası uzadığında kan şekerimiz düşüyor ve bu açlığın hemen sonrasında yenen (genelde oldukça büyük porsiyonlar) insulin seviyesini aniden yükselterek yağ depolanmasını kolaylaştırıyor. Ara öğünlerde tercih edebileceğimiz lifli seçenekler bizi daha uzun sure tok tutacak, bir sonraki öğüne fazla yüklenmemize engel olacak ve kan şekerini dengede tutmamıza yardımcı olacaktır.

Güzel bir yaz geçirmek için önce sağlıklı olmak gerekir. Hedefimiz sadece kilo vermek değil, yaşam kalitemizi yükseltmek olursa sağlıklı günler de bizi bekliyor demektir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 869
Kayıt tarihi
: 02.04.07
 
 

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden 2003 yılında mezun oldum. UNICEF, Dünya Sağl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster