Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
384
 

Yazamadım...

Yazamadım...
 

Geç kalırdım hep okula. Ama geç kalmaktan mutlu olan bir çocuktum. Öğretmen kızarmış, ceza verirmiş umrumda olmazdı. Kural tanımayışımdan değil. Bunu nasıl anlatsam ki. Herkes içerideyken aynı anda ben dışarıda olmaktan ya da herkes erken gelmişken ben geç kalmaktan... Böyle mi? Değil, değil aslında, herkesin olmadığı anlarda olmaktan. Ben geç kalırdım herkese göre. Oysa geç kalan hissedilene, herkesti bana göre...

Geç kalırdım hep, ilk gün ışığına. Ama gün ışığında uyuyan bendim, belkide gün ortasına yetişirdim. Ben sabahlara geç kalırdım, gece karanlığına erken...

Şimdi karışık bir hikaye geç kalmak... Hiç saatim olmadı, kaç saat geciktiğimi nereden bileyim. Belki çok erkendi hep.

Yazamadım. Takvime bakmadım kaç zamandı geçen. Yazamadım, neyi yazacaktım ki? Hayatı, bir yanında yaşayıp gidiyor herkes. Kan ter içinde. Kimi hissediyor, kimi görmeden geçip gidiyor. Dünya yorgun, insan bi haber gerçekle hayalden...

Yazamadım. Biraz acıtıyordu canımı kalem. Yazamazken öylece siliyordum tüm bildiklerimi. Farkında olmanın en can acıttığı zamanlardı. Çocukların öldüğü, hastalandığı, işkence gördüğü zamanlardı. Yazamadım, dur diyecek farkındalığımı yitirmiştim. Ki yitirmesem de biliyordum, sesim kör kuyularda yankılanıyordu hep. Kimse duymuyordu. Duyanlar hep aynı fikirdeydi. Ama hep aynı kör kuyuda, karışıyordu sesimiz birbirine... O zaman susuyordu birileri. Bazan da herkes...


Yazamadım. Yaşananları okumaktan belkide. Yetişemedim değişene. Değişirken hızla değişemeyen herşey. Yetişemezdim. Öyle yalana, sahteye, riyaya, çıkara, kötülüğe... Yetişmekte istemedim. Ne yazdım, ne düşündüm bir an. Öylece karıştım hayata...

Geç kalacağım biraz kışa ama bahara herkesten önce gireceğim. Belkide geç kalmak bir yerde, başka bir yere erken gitmektir.

Şimdi karışık bir hikaye geç kalmak... Yazamadım ya, bu sebepten erken olsun yazacaklarım, geçince bu zalim çağ...

Şubat Yolcusu

Seni kim çizebilir şubat yolcusu
yalnız akşam olsun dağınık olsun
ceplerinde bozuk bir bulut uğultusu
geceleyin dörtte bir ölüm korkusu
dörtte dört sabaha karşı yağmursun
seni kim çizebilir şubat yolcusu
bütün çizgileri bozuyorsun...

Attila İLHAN


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim sevgili arkadşaım. Özlettin kendin. Yaz olur mu? Yaz her zaman. Kalemin acıtmasın canını. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 08.02.2009 9:07
Cevap :
Canım arkadaşım yazmayı ve sizin gibi dostlarla paylaşmayı çok seviyorum aslında. Daha sık yazmaya çalışacağım. seni ve oğluşunu kocaman öpüyorum  08.02.2009 12:50
 

Seni Onpunto'da iken ilk defa bu yazınla tanıdım...ve o yazınla yüreğimde yer açtım..o günden beri de seviyorum:) ...sık sık yazmaya çalış, sevgilerimle

ÇokEskidendi 
 08.02.2009 8:33
Cevap :
Bunu duymak ne güzel. Çok teşekkür ederim. Ben de seni onpuntoda tanıdım. Güzel yüreğine sevgilerimle  08.02.2009 12:53
 

Güzel yazılarda görüşmek umuduyla...

yeşilsoğan 
 07.02.2009 23:11
Cevap :
Çok teşekkürler arkadaşım. Sevgilerimle  08.02.2009 12:54
 

Aslında sen hiç bir yere geç kalmadın. Senin geç kaldığın yok, sadece dünya hızlı dönüyor. Sevgilerimle

TATLI KIZ 
 07.02.2009 21:20
Cevap :
Çok haklısın dünya öyle hızlı ki:) Çok teşekkürler sevgilerimle  08.02.2009 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 90
Toplam yorum
: 2077
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 19.05.07
 
 

 Ama hayatın farkındayım. Hem güzel, hem acı. İyi midir farkında olmak? Yoksa iyi midir farkında ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster