Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '07

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
509
 

Yazarsan yaz.

Yazarsan yaz.
 

Her geçen yıl daha kalabalık oluyor Mürefte!

Korkulukları şampiyon olan takımın renklerine boyanan ( Bu yıl sarı, lacivert) iskelede yeşil deniz kurtlarıyla kovamı doldurmaya çalışırken tanıştım Alaattin Ağabeyle….

İsmet Amcayı ansızın kaybettikten sonra pek balık arkadaşı edinmemeye çalışıyorum.

Lodos var.

Dalgalar beni donuma kadar ıslattı ama kimin umurunda!

Alaattin Ağabeyde yem, benim de iki kürek kırarak çıkarttığım kurtları kimseyle paylaşmaya niyetim yok!

- Selamünaleyküm, rast gele!

- Aleykümselam Baba.

- Ne yem var sende? ( Bu filmin sonunun biliyorum peşrev çekip, kesin kurt isteyecek )

- Kurt var üç beş tane!

- Bende de yem yok bugün……… Nerelisin sen?

Son dönemde cevap vermekte zorlandığım bir soru..Genel cevap veriyorum.

- Trakyalıyım.

- Yavv tamam hepimiz Trakyalıyız da! Neresinden

- Evim Çorluda İş yerim Silivri de.

- Şuayip’i tanır mısın?

- Tanımam mı! Çay bahçesi var..

- Süper kaleciydi o….. Ben de iyi kaleciydim.

“Hanginiz daha iyi kaleciydiniz?” diye soracağım, cesaret edemiyorum ( Yeterli samimiyet yok)

- Ben Çatalca spor’un kalecisiydim, Şuayip Silivri spor’un kalecisiydi.İyi Kaleciydi haaaa!........Bir keresinde sene 70- 71 Çatalca’da Silivri sporla oynuyoruz Kalede Şuayip var. Bunun kolu kırıldı. Çıkmaz kaleden. Hepimiz kendimizi paralıyoruz “çık” diye, adam “ Nuh” diyor peygamber demiyor. Limon sandığından iki tahtayı sardılar koluna, öyle bitirdi maçı!

- Sonuç ne oldu?

- Çatalca ile Silivri’nin yaptığı maçların tek sonucu olurdu. Maç Çatalca’daysa sonuç ne olursa olsun biz döverdik. Maç Silivri’deyse sonuç ne olursa olsun onlar bizi döverdi……… Ne günlerdi be kardeşim! Birde Çevik vardı Adı gibi! Adamı seyret seyret doyamazsın……….Selam söyle ikisine de….Çatalca sporun kalecisi Alaattin de

- Söylerim baba

- Yavv şu senin kurtlardan versene iki üç tane bana…….( İşte bildim)

- ……………………………

Vermedim tabii.

Hiçbir şey söylemeden yanımdan gitti

Arkasından seslendim

“ Ben gazeteye yazıyorum, yazayım mı bunları?”

……………………………………. Yazarsan yaz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

oysa, yıllar önce gittiğimde müreftenin sakinliğini çok sevmiştim,şarköyün kargaşası yanında muhteşemdi... ve... o üstteki resim...biraz flu olmakla beraber,madam anahit olmalı...ne çok anı çağrıştı şimdi,nur içinde yatsın ... sağlıcakla...

sedencik 
 06.08.2007 2:40
Cevap :
Resmi çiçek pasajında çektim, bir an için gerçekmiş gibi geldi bana, ben de deklanşöre dokundum... Dediğim gibi Mürefte her sene daha kalabalık oluyor...  06.08.2007 17:19
 

Hem iki tane kurdu esirgeyin hem de adamı yazıya malzeme yapın, görülmüş şey değil. Verseydiniz iki kurt size en az üç yazılık malzeme çıkardı. Ne kadar ekmek o kadar köfte...

Nilgün Akad 
 06.08.2007 0:56
Cevap :
Valla hiç kusura bakmasın...Lodos havada kurt çıkartmak için düştüğüm durumları görseniz....Bir elimde elek, bir elimde kürek...Şortun ipine 1 litre pet bağlı, önümden sarkıyor..Arabanın anahtarlarını ıslanmasın diye şortun lastiğine sıkıştırıyorum her eğilişte “döşümü” deliyor..Küreklerin kırılması, hiç tanımadığım adamlardan kürek istemek, onların küreğini de kırınca ağız dalaşına girmekte işin cabası....Pamela Anderson gelse, bana ne istersem verse! Yine vermem! Cebinde paran yok ne işin var manken peşinde......  06.08.2007 17:23
 

Yaşadığınız en ufak şeyi bile bu kadar keyifli dillendirerek kaleme almanızı çok takdir ediyorum. Tüm yazılarınızı tek tek yorumlayamıyorum, o nedenle hepsine ithafen yazdım belki ama zamanı gelmişti. :)

Seyran Aksoy 
 05.08.2007 20:27
Cevap :
Çok teşekkür ederim…Pastane maceramı anlatacağıma dair söz vermiştim aklımda! :)  05.08.2007 20:47
 

Ben de Almanya'da hapishanede futbol hakemliği kursuna gittim. Bu ara beni futboldan anlıyor zannettiler. Bir maç için ''sen futbol oynadın mı?'' diye sordular. Ben de ''oynadım.'' diye cevap verdim. En son 20 yıl önce oynamıştım, soru sorulduğunda. Boyum uzun ya, kaleye geçirdiler. Ben lâf olsun, biraz dışarı çıkayım diye girdim takıma. Maç başladı, bir duruyorum kalede ki ne duruş... Gören beni Berlin Panteri Turgay zannedecek. Abi 10 dakika içinde ani bir atak geldi kaleye ben ne olduğunu şaşırdım. Yattım yerlere ama sanki döşeğe uzanır gibi. Kaldırmasalar bir müddet uyuklayacağım hani. Karşı takımdan forvet oyuncusu arkadaşım, Yugoslav. Çocuk üstümden atlamasa kafa, kol, göz, kaş, burun Allah ne verdiyse gidecek. Çocuk beni kurtarmak için üstümden atlayınca gol atamadı. Ama bana da kızdı. Beş dakika sonra bir şut benim kaleye... Ben yumrukla değil de parmağımın ucuyla kurtarmaya çalıştım. Tabii top içeride... Ondan sonra bizim oyuncular ''Kaleciye dikkat'' diyerek oynadılar.

Mustafa Mumcu 
 05.08.2007 19:30
Cevap :
Askere gidene kadar ben de oynadım futbol… Askerden sonra halı sahaların vazgeçilmez adamı oldum..Bu iki yıl öncesine kadar devam etti. En son maçta rakip kalecinin iki parmağını ve sağ el bileğini kırdım..( Şaka gibi değil mi?)…Üç ay baktım çocuğa vidan azabı işin en kötüsü…. Şimdiler de yalnızca izliyorum..Oda evde yalnız…  05.08.2007 19:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 7729
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster