Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
266
 

Yazdıklarım gerçekten yaşansaydı?

Yazdıklarım gerçekten yaşansaydı?
 

RENK POTANSİYELİMİ PARAMPARÇA ETTİM...

En çok neye sinirleniyoruz biz ya da en güçlü sinir patlamalarımızı nelere tepki olarak veriyoruz? Gözümüz hiç bir şeyi görmezken yaptıklarımızın vicdan azabını çekiyor muyuz yoksa? Hepimiz haksızlığa, yalancılığa, iki yüzlülüğe gelemediğimizi söylüyoruz ama hayatımızın içinden bu faktörleri de çıkaramıyoruz.

Ama sanırım en çok kalbimiz yoruyor bizi. Aldatılıyor olabileceğimiz düşüncesi bile ani sinir krizleri geçirmemize yetiyor. Saatlerce beklemeler, gelmeyişler, aramayışlar, söz veripte tutmayışlar....

 

Böyle anlarda yazıya sarılmak en doğrusu diye düşünüyorum. Yoksa yazdıklarım eyleme dönüşecek ve ben renk potansiyelimi çarçur edeceğim. İşte böyle bir anımda yazdığım bir yazı:

''Masayı özenle hazırladı kadın..Kırmızı saten örtüyü açtı masaya, bordo porselen tabaklar, sarı iki kadeh, siyah kokulu mumlar..Damak tadına en uygun zevkleri sunan yemekleri yerleştirdi..Kırmızı şarabı açtı..Masaya şöyle bir baktı, her şey tamamdı..

Gidip çekmeceden sandal ağacı kokan tütsülerden çıkardı. Odanın köşelerine yerleştirdi. Sıra müzikteydi gidip cd’leri gözden geçirdi ve Ave Maria’ya karar verdi. Perdeleri kapattı, bu gece onları kimse izlememeliydi.

Adamın en sevdiği elbiseyi giydi, rujunu sürdü, müziği açtı, ışıkları kapattı..Şarabı alarak kadehleri doldurdu. Ama kapı çalmadı, çalmayacaktı da..Sadece ayrılmamışlar gibi hissetmek istedi, gelecekmiş gibi hissetti..Ve masanın üzerindeki bıçağa ilk defa bu kadar dikkatle baktı..

Masa örtüsünü ani bir hareketle çekti.. Özenle hazırladığı her şey özensizce saçıldı ortalığa..Yere diz çöktü, ellerini yüzüne kapattı. Aralanan parmaklarının arasından gözleri yerdeki bıçağı aradı..Buldu, bıçağı eline alarak aynaya doğru fırlattı..Çünkü aynada adamı görüyordu günlerdir..Ayna kırıldı, paramparça yere dağıldı..Kalkıp aynada yüzüne baktı, her parçada ayrı bir yüz...

Kırılmış parçaların üzerine uzanarak , gözlerini kapattı.Tenini kesti ayna kırıkları..Halı kıpkırmızı dökülen şarap ve kana bulandı. Canı acısın istemişti ama acımadı, acıyamazdı. Her şeyi parçalamıştı, kırmıştı, dağıtmıştı. Bu dağınıklıkta hayatını toplamak isteyecekti.

Hiç bir şey düşünmemeliydi. Sadece cam kırıklarının üzerinde kan kaybederek ne kadar kalabileceği geldi aklına ...

Not:Şimdi senin aynadaki görüntün benim ise bedenim paramparça..Gecenin kırmızısı da parçalandı bak ve gece simsiyaha boyandı..Yine renk potansiyelimi paramparça ettin..''

Bu yazı yaşananlar sonucu değil sadece hayal ürünü olarak yazılmıştır. Ya gerçekten yaşansaydı?

  Burcu...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ellerinize sağlık çok hoş olmuş...Ya yazdıklarınız yaşansaydı! Diye düşünmeden edemedim, sonunu çok güzel bağlamışsınız...Sevgiler

Sündüs Akkaya 
 23.12.2012 22:01
Cevap :
Teşekkürler Sündüs Hanım. Yazdıklarımı yaşamak istemezdim bende:) Mutlu kalın. Sevgiyle...  24.12.2012 6:42
 

MERHABALAR...Sevgili BURCU hanım :-)) Aman aman BUNALIM çok kötü psikolojik bir vakadır... :-( OOooo "Ave Maria " versiyonları çok olan ve klasik müzik sevenler için çok güzel klasik bir parça :-)) O bu güzel masayada can kurban denir yani :-)) Sanalda olsa o sanal adam birazcık aptalmış gibi geldi bana... Böyle kaliteli bir hazırlanış ve sunuşda hiç bir şekilde kaçırılmamalıdır herhalde :-)) Bu tip hikayeler genelde sanki PARİS romantiği gibidir...Yani Fransızlar " Ou alors il me semble, à moi à un moment."derler. Türkçesi ise şöyle herhalde " Yahut bana bir anda öyle geldi içimden :-)) gibi... Sevgiler ve selamlar size ve ANTAKYA' mıza :-)))

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 23.12.2012 0:12
Cevap :
Çok teşekkürler. Emin olun böyle güzel bir masaya bende kıymam:) Tek başıma bile tadını çıkarmayı bilirim:)) Antakya'dan da size selamlar, sevgiler...  23.12.2012 12:03
 

Merhaba, İçerikte başlangıç ile sonuç arasında bu kadar tezatlık ve tezatlığın keskinliği yazının niteliğine yansımış, evet çok üst düzey ilişki tanımlamaların ve empresyonist yaklaşımlarını gözlemliyorum. Bravo gerçekten. Felsefe yoğunluklu yazıların çok tadında.selam saygı ve sevgi ile.

Nizamettin BİBER 
 22.12.2012 23:57
Cevap :
İyi bir okuyucu; yazılanları yüzeysel olarak değil de, özümseyerek okuyandır. Nizamettin Bey, yorumunuz beni mutlu etti. Bazen insan hislerini sadece yazarak ifade edebiliyor. Böyle bir an yaşamadım ama yaşayadabilirdik:)) Sevgiyle kalın...  23.12.2012 8:30
 

Benzeri olayların gerçekten yaşanması da mümkün tabi.Değişikti sevdim vallahi.Sevgilerimle.

Şennur Köseli 
 22.12.2012 13:48
Cevap :
Ne güzel, içten bir yorum bu:)) Teşekkürler. Böyle anların yaşanmaması dileğiyle...  22.12.2012 15:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 875
Kayıt tarihi
: 22.09.12
 
 

1981 Hatay doğumluyum. Sınıf öğretmeniyim. Sanatın pek çok dalıyla ilgileniyorum.Gitar ve yan flü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster