Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
796
 

Yazıları koklamak

Yazıları koklamak
 

Mektuplar gelirdi sevgilimden, arkadaşlarımdan, ailemden...

Zarfın üstünde kırmızı mürekkeple "görülmüştür" damgası...

"Heyecanla zarfı açtım." cümlesini kurmazdınız ;çünkü zarflar açık oılurdu.

Yavaşça çıkarırırdım kağıdı zarfın içinden. Koklardım uzun uzun. Kokular sinerdi harflerin arasına. Yazılamayan sözcüklerin yerine kokular yerleşirdi. Onları sıraya sokardım: acı, öfke, kızgınlık; özlem, sevgi...Sonra yeniden katlar bir daha koklardım...Sıralar değişmezdi hiç..

Bilirdim ki sevgilim mektubu yarım saatte yazıp bitrimezdi. Günün her anını yansıtmak için değişik saatlerde birkaç satır yazardı. Sabahki satırlarda günaydın öpücüğü olurdu, öğlenki satırlarda hadi yemek yiyelim üstelemesi...Akşamüstü satırlarında Kurtuluş Parkı'nda sarılarak yürüyelim, sararmış yaprakların kokusuyla sarhoş olalım mı nazı, akşamki satırlarda ayrılığın ve hasretin hüznü olurdu.

Ben de bir solukta okumazdım mektubu. Günün her anını yaşamak için bazen on - on beş kere elime alır, koklayarak bakardım yazılara. Sadece bakardım . Yazdıklarının ne önemi vardı ki; çünkü onlar "görülmüştür" olurdu.


Annemin mektuplarında harfler eksik olurdu, her eksik harf beni güldürürdü, bazen de fazladan harfler olurdu, böyle yazardı annem, böyle yarım yamalak öğrenmişti. Okurdu ama yazamazdı
Bilirdim ki eksik harfler yemek yaparken soyduğu soğanların arasına karışmıştır. Annem ben evde olmasam da benim sevdiğim yemekleri yapardı, beni böylece yanına alırdı kendince. Sevdiğim yemeklerin de belli bir sırası vardı:cumartesi karnıyarık, pazar kuru fasulye, pazartesi bulgur pilavı...Mektubun yazıldığı günün tarihi olmazdı;ama ama ben pişen yemekten anlardım annemin mektubu ne zaman yazdığını.

O zamanle internet yoktu, e-mail yoktu, sms yoktu...

Çok özlediysen sevdiğini APS (acele posta servisi) ile gönderirdin mektubu. 24 saat içinde elinde olurdu sevgilinin. Öbür mektuplar en az üç günde giderdi çünkü. İletişimin böyle uzun sürmesi faydalıydı belki de anlık kararlar verip "ayrılalım" mesajını içeren bir mektup gönderdiğimizde mektup ona ulaşmadan kararımızın değiştiğini söyleyip özür dileme şansımızı vardı. Ya şimdi..

Neyse pek derinlere dalmayalım...

Ben yazıları koklamayı özledim.

Mektuplarla iletişim kurmanın güzelliğini yaşamamış genç arkadaşlara öneri :mektup yazın...

Sözcüklerin arasına sinmiş kokular size farklı şeyler anlatacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğer bu yazınızı bir kağıda dökerseniz koklayın lütfen.Kesinlikle "özlem" kokacaktır.Saygılarımla...

İbrahim Halil Yeter 
 04.11.2008 20:24
Cevap :
Evet, bu yazı biraz da özeleştiriydi.Katkınıza teşekkürler.Sevgiler, saygılar..  04.11.2008 22:00
 

sevgiyle

melike79 
 15.10.2008 10:37
Cevap :
Teşekkür ederim...Sevgiler, selamlar...  15.10.2008 10:53
 

internetten kendime bir kardeş seçtim:) Muğla'nın bir köyünden bir küçük kız...ilk mektubumu yazarken farkettim ki ben yıllardır mektup yazmamışım, hatta klavyeden ötürü doğru dürüst el yazısını bile unutmuşum, bir mektup yazana kadar on tane kağıt yırttım...

Dilek Fuçucı 
 10.10.2008 9:34
Cevap :
Ne güzel düşünmüşssünüz.Kaleminize sağlık.Sevgilerimle..  10.10.2008 22:37
 

Harflerin arasında ,yazılmamış sözcüklerin yerinde kokuyu duymak ne muhteşem duygu.

zirve özden özpınar 
 08.10.2008 18:29
Cevap :
O duyguları yaşadığım aşkları özledim bu yazıyı yazarken..Hani pişirirken doyarsınız ya ...Bu sefer de yazarken yaşadım.Katkınıza teşekkürler.Sevgilerimle...  08.10.2008 21:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 1504
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

1964'te Ankara'da doğdum. Meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirip fabrikada ve şantiyede çalıştım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster