Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '09

 
Kategori
Yeni Ürünler
Okunma Sayısı
1915
 

Yeni bir cep telefonu ve cep telefonun zararları

Yeni bir cep telefonu ve cep telefonun zararları
 

Samsun M8800


Ali Gülcü’nün sesi hala kulağımda, “eyvaf, sen cep telefonu almaya karar verdiysen en az 6 ay sürer” demişti. Sonunda altı ay sürmese de karar verdim. Sony Ericson w700i den ayrılıyorum artık. Yerine fotoğraf çekme sihirbazı Samsung M8800 aldım.

Bu telefona karar vermemde en büyük nedenden biri sar etkisinin düşük olması(0, 58) oldu. Ayrıca 8mp flaşlı kamerası, 16x zoom yapabilmesi, yüz tanıma ve nevigasyon özelliklerinin olması da etkiledi beni. Evde, tatilde, yolculukta, işyerinde telefonu istesekte istemesekte işimiz gereği heran yanımızda taşımak zorunda kalıyoruz. Anlık olaylarda ya da acil fotoğraf makinası gerekli durumlarında fotoğraf makinasını buluncaya kadar çok zaman geçiyor. Samsung M8800 ile Mete bebeğimizi ve Mert oğlumuzun her anını, en beklenmedik kareleri artık çekebileceğiz. Daha bir sürü özelliği var. Çözmem çok uzun zaman alacak gibi.

Aslında oldum olası cep telefonu ile konuşmayı sevmem. Çok uzatmam. Mümkünse yüzyüze ya da masaüstü telefon ile konuşmaya çalışırım. Eğer çok uzun konuşursam kafam kazan gibi oluyor. Yoğun cep telefonu alzheimer ve parkinson gibi hastalıkların oluşma riskini artırıyormuş. Ayrıca uzun yıllar cep telefonu ile yoğun konuşmanın baş ağrısı görme ve işitme güçlükleri gibi olumsuz sonuçlar doğurduğu da gerçek.

O zaman cep telefonunun zaralarından korunmak için ne yapmalıyız?

En başta bu aleti mümkün olduğu kadar vucudumuzdan uzak tutmalıyız. Özellikle çocuklarımız sussun diye oyun oynatmak için ya da yatarken baş ucumuzda çalar saat niyetine kullanmamalıyız. Bu iş için playstation ve bir çalar saat alabiliriz.

Kullandığımız ya da yeni alacağımız cep telefonun SAR(vücut tarafından absorve edilen eletromanyetik dalga miktarı birimi) değeri mümkünse en düşük olmasına dikkat edilmeli. Bunu http://www.fcc.gov.cgb.sar/ adresinden öğrenebilirsiniz.

Cep telefonun en çok radyasyon yaydığı zamanlar telefonun çaldığı ve çevirdiğimiz numaranın bağlandığı anlar olduğundan bu sıralarda telefonu baş bölgesinden uzakta tutabiliriz. Özellikle otomobil gibi dar ve kapalı alanlarda cihaz zor çektiği için daha fazla radyasyon ilettiğinden konuşma süresini minumum tutmalıyız.

Dışarıda insanlara dikkat ediyorum, cep telefonunu ellerinden maskot gibi hiç düşürmüyorlar. Başta genç arkadaşlarımız olmak üzere sürekli parmaklar faliyette. Sanki bir organımız gibi. O olmadan kendimizi tam hissetmiyoruz artık. 3G ile birlikte artık görüntülüsü de geldi. Tam bir bütün olduk. Görüntülü konuşurken ya da 3Gnin diğer özelliklerini kullanırken daha fazla radyosyona kaldığımızı unutmamız gerekir.

Cep telefonlarının görme, işitme, stres, yorgunluk, dikkat bozulması, baş ağrısı ve sersemleme gibi kısa vadeli zararlarının yanında beyin tümörü, sperm sayısında azalma, genetik yapının bozulması gibi uzun vadeli zaralarının olabileceğini çocuklarımıza anlatmalıyız.

Yardımcı Kaynak: Ferhat Zorlu.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Paraya kıymışsın... Dereye düşüp cep telefonumu değiştirmek zorunda kaldığımı anlatsam mı bir yazıda... “ Cep telefonu” denince İzzet geliyor aklıma... Dört telefonu altıda numarası var : ))

Ali Gülcü 
 26.11.2009 22:29
Cevap :
Anlat anlat. Valla çok güleriz.  29.11.2009 20:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 208
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 7089
Kayıt tarihi
: 08.11.07
 
 

1971 Fethiye’de doğdum.  2000 yılından beri evliyim. Büyüğü 8 yaşında, diğeri 3 yaşında iki o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster