Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
314
 

Yeni jenerasyonun eğreti aşkları

Yeni jenerasyonun eğreti aşkları
 

Geçenlerde öğle yemeği için işten eve geliyordum. Sıcaktan donumun şeyime yapışmış olması hasebiyle tavus kuşuna özenip yürüyüşünü unutan ördek misali paytak paytak yürüyordum. Sıcak yaz günlerinde 90-60-90 ebatlarında değme mankenlere taş çıkaracak kadar güzel hatunlar ve hatta başlamasına yarım saat kalan armageddon savaşları da dahil hiç birşey benim ilgimi cezbetmeyi başaramaz. Hele hele de biz fukara erkeklerin aklını almak için türlü makyaj yapan, düğün ve balo kıyafeti zerafetinde giyinen bayanlara da hiç pirim vermem. Kasaba minnet etmektense keser etimi yerim hesabı. Uzatmayalım, derken birbirlerine sırnaşan iki tane liseli kardeşimizi -ötekine bacım demem gerekiyordu galiba her neyse- gördüm. Oğlan kıza "aşşkımmm, sen benim herşeyimsin" diyordu. Lakin bir yandan da mini etek giydiğinden dolayı Türk milletinin damarlarında genetiksel olarak var olan maçoluk damarları kabarmış olacak ki kıza trip atmayı da ihmal etmiyor. Kızımız da "aşkııııımmm özür dilerim giymem bir daha" diyor kırıtarak. Neyse bu işin kıssa kısmı. Müsadenizle hisse kısmına geçelim. 

1- Ne kadar iddialı söz değil mi, "sen benim herşeyimsin." Yok arkadaş, hiçbirşey tek başına herşey değildir. Ben de çok demiştim rahmetliye herşeyimsin diye. (Öldüğü için rahmetli demiyorum tedavülden kalkmış yengenize yanlış anlamayın, tekmeyi kaba etime attığından beri gidişini ölüm gibi kabullenip daha ümit bağlamamak için merhume numarası yapıyorum) Düşünmüştüm sonra bir an. Gerçekten o benim herşeyim miydi? Eğer o benim herşeyim olmuş olsa sevgisi kalbimi doldurmuş olurdu ve gündelik hayatın kırıntılarına, yorgunluklarına, stresine yer kalmazdı. Ama ben kredi kartımın taksidini bile ondan çok düşünüyorsam demek ki o hala hayatım(ız)da ilk üç sıraya dahi girememiş. 

2- Günümüzde artık bireyler için kadın bir kimlik sorunu haline gelmiştir (öyle ota tota kimlik problemi diyen 3. sınıf sosyologlardan ben de hazzetmem ama ağzımdan çıktı bir kere affola) Ergenimiz hayata adımını atar atmaz ergenden bir tane kol çantası yerine kullanacağ bir hatun kişi aramaya koyuluyor. Arz talep mekanizması gereği tedavül değerini arttırdığı aperatif çıtırlar kendisine denk geldiğinde de her face mübtelası delikanlı gibi çakma Can Dündar kesiliyor. Aşk hakkındaki teorileri Marks'ın modern ekonomi hakkındaki teorilerine taş çıkartır vesselam. 

3- Yine klişe bir sözle gireceğim işbu maddeye ya hayırlısı bakalım. Efenim bu modern çağ ciddi ciddi kadını metalaştırdı. Yahu kardeşim piyasada 6 tane ard arda mantıklı ve anlatım bozukluğu olmayan cümle kurabilecek kızımız kalmaz mı? Şimdi erkek milleti der ki hep "önemli olan kalp güzelliği." Sıkmayın hemcinslerim sıkmayın. Ben de bu lafı Burcu Esmersoy'dan bozma yengenize çok kullanırdım ama biliyordum ki Allahına kadar önemli olan yüz güzelliği. Eğer önemli olan kalp güzelliği olsa bizim komşu kızı Hülya'nın taliplileri banka numaratörden sıra alamalılardı. Ama cildi cüzzamlı tavuk sırtına benzeyen garibim kız kaç yıldır evde kalmış gölgesinde serinleyeceği bir erkek bekliyor. Hâlâ ciddi ciddi "önemli olan kalp güzelliği" diyen varsa tel ve face bilgilerini verebilirim. Kız estetik açıdan kusurlu olabilir ama kalbi cidden çok temiz. Ayağının suyunu içsen 99 derde devadır (Nitekim 100.sü de ölüm zaten onun da devası yok) Kimse kusura baklmasın ama özellikle birçok bayan sanatçı ve mankenimiz (Hilal Cebeci örneğinde de olduğu gibi) vajinayı koruyan etten ambalaj muamelesi görmekten ileri gidemiyor. Sinemanın duayenleri Türkan sultan gibi değerli sanatçılarımız bunun dışında tabi. 

Neyse efendim, teoriyi parçalamanın lüzumu yok. Daha fazla feministlerin tepkisini çekip de kadın programlarının günah keçisi ve maskarası olmak istemem. Ama itiraf edelim be dostlar. Lütfen elimizi vicdanımıza koyalım. Şirket kurarken bile kârını paylaşacağın ortağına dikkat eder de evlenip hayatını paylaşacağı eşine neden dikkat etmez insan. Yahut da kalpler ne kadar yavşamış gevşemiş de ay çiçeği gibi her hormonşları kıpraştırana meylediveriyor. Yunan mitolojisine göre insan hayatında sadece 3 kere gerçekten aşık olabilirmiş. Peki erken ergenliğimizde yaşadığımız tertemiz o saf duygularımız gerçekten aşksa ahir ömrümüzdeki kalbimizin depreşmesi ne anlama geliyor? Neyse, malum yarın mesai var traş olmam gerek selametle "panpişlerim"!! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 349
Kayıt tarihi
: 20.06.11
 
 

Uludağ Üniversitesi 2006 mezunuyum. Kim olduğumun 3. tekil şahıslar için çok da önemli olduğunu düşü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster