Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '15

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
23801
 

Yerli Uçak dosyası; Halkı alenen kimler aldatmaktadır, Uçak Fabrikası 1928'de kapatıldı mı? (2)

Yerli Uçak dosyası; Halkı alenen kimler aldatmaktadır, Uçak Fabrikası 1928'de kapatıldı mı? (2)
 

Dönemine göre yüksek teknolojik makine imali; Ciddi bir altyapı, onlarca yıllık çalışma ve büyük maliyetler sonucudur.


Bir doğruya ulaşmanın en basit yolu, bir iddayı delilleri ile birlikte, karşı iddiası ile ortaya koyabilmektir. O zaman gerçeklerle ilgili her şey "Tabaktaki Meyve!" misali  ortaya çıkmaktadır.

...

İddia 1; (Kaynak; THK Web sitesi-Tarihçe)  

-Türk Hava Kurumu Cumhuriyet'in ilanından 16 ay sonra, 16 Şubat 1925'de Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün emirleriyle "Türk Tayyare Cemiyeti"adıyla kurulmuştur...
THK; 1926 yılında ilk olarak "Tayyare Makinist Mektebi"ni ardından, Kayseri’de TOMTAŞ Uçak ve Motor Fabrikasını hizmete açmıştır. Böylelikle A-19 ve A-20 uçaklarının üretimi ile bakım ve onarımları Türkiye’de yapılmaya başlanmıştır. Fabrika 1929 yılında Milli Savunma Bakanlığına devredilmiştir. Halkın ilgisi o kadar büyük olmuştur ki toplanan gelirler ile ilk 10 yıl içerisinde THK, 351 uçak imal ederek ya da satın alarak Türk Hava Kuvvetlerine teslim etmiştir...  

-Cumhuriyet döneminde Vecihi Hürkuş, Mühendis Selahattin Reşit Bey ve  işadamı Nuri Demirağ da havacılık alanında birçok başarılı çalışmaya imza atmıştır. Uçak üretimi konusunda TOMTAŞ’tan sonra THK atölyesi fabrika haline getirilmiş ve İngiliz Magister eğitim uçaklarının seri montajına başlanmıştır. Etimesgut’ta kurulan uçak fabrikası 1940’da tam üretime geçmiştir. Bu fabrikada Magister uçaklarının yanı sıra çeşitli THK serisi planörler ile eğitim, akrobasi, sağlık  ve nakliye uçakları da üretilmiştir. 1944 yılında Atatürk Orman Çiftliği'nde ilk uçak motor fabrikası kurulmuş ancak, 1952 yılında üretimler durdurulmuş ve fabrikalar kapatılmıştır...” (1)

Alıntıyı burada noktalarken, Meraklıları lütfen işaret edilenleri not etmelidir.

-Kurulan Uçak Fabrikası hangi gerekçe ile Savunma Bakanlığı’na devredilmiştir?

-Uçak Fabrikaları’nın (–iddia edildiği gibi-1928’deki) kapatılmaları ile ilgili bir bilgi neden yoktur?

-1952’de üretimin (neden) durdurulduğu açıklanmamış veya neden geçiştirilmiştir?

...

İddia 2; Adil Buyan (Kaynak:TTGV NükTe Platform)

-Uçak Sanayisinde Nasıl Aldatıldık?

VE BİZ BU TEKNOLOJİLERİ ISKALAMIŞIZ!!?...

...aşağıda inanılması zor ancak acı gerçekleri yazdım. Okudukça üzüleceksiniz. Ancak tarihini iyi bilmeyen hem atılım yapmada, hem de proje üretmede çok zorlanır. Bu nedenle biz Mühendislerin özellikle Türkiye'nin Sanayileşme tarihini iyi bilmemiz gerekir...

-Atatürk'ün emriyle 16 Şubat 1925 tarihinde "Türkiye Tayyare Cemiyeti" kurulur... Gayesi planörcülük, motorlu tayyarecilik, paraşütçülük ve modelcilik dallarında kamplar eğitim tesisleri yarışma vb. faaliyetler düzenlemek. 1928 yılında ise "Tayyare Makine Mektebi" açıldı.

Fransa ve Almanya'ya uçak mühendisliği eğitimi için öğrenciler gönderildi. 1925 yılında Ankara-Akköprü de kurulan marangoz atölyesi daha sonraları Planör imalathanesi halini aldı...

Atatürk'ün "Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve hava harp sanayinin bu esasa göre inkişaf ettirilmesi icap eder" sözleriyle 1925 yılında Tayyare Otomobil ve Motor Türk Anonim Şirketi TOMTAŞ kuruldu.

6 Ekim 1928 de Kayseri de Türk-Alman işbirliği ile Junkers A-20 modeli uçak üretimine başladı. Daha sonra çıkan anlaşmazlık nedeni ile 3 Mayıs 1929 da Alman lar tüm hisselerini TH Kurumuna devretti. 1932 yılına kadar;

Junkers A-20 den 15 adet üretildi ve uçakların telsizleri de mevcuttu. 1932 den sonra Amerikan Curtis-Wright montajına başlandı.

1938 yılına kadar; 145 adet Alman Gotha, 112 adet İngiliz Miles-Magister tipi uçak imal edildi.

1939 yılında Uçak üretimi Türk Hava Kuvvetlerine verildi.

1945 yılında başlayan Amerikan yardımları nedeni ile üretim durduruldu. Atatürk ün sanayi devrimlerindeki ilk geri adımın ölümünden 6 yıl bile geçmeden gelmesi ne kadar enteresan değil mi?

Özel sektör ise;

1936 yılında Nuri Demirağ ile havacılık sektörüne girdi. İstanbul-Beşiktaş'ta tasarım ve prototip atölyesi, Sivas-Divriği de uçak fabrikası ve havacılık okulu tesisi kurdu.

1937 de Selahaddin Alan Beşiktaş-Hayrettin iskelesinde Etüt Atölyesi, 1945 de Divriğ de Gök Uçuş okulunu kurdu.

Nuri Demirağ Yeşilköy'de Şimdiki Atatürk Hava limanı olan yerde havaalanı yaptırdı. İlk Paraşüt imalatını da Nuri Bey bu tesisler de yaptı. THK na 65 adet Planör, 10 adet eğitim uçağı yapıp teslim etti. Kendi geliştirdiği NUD- 36 modelinden 24 adet imal etti.

Almanlar ile NUD-38 modeli uçak geliştirdi. İmal edilen uçakların şartnameye aykırı olduğu iddiası ile uçaklar reddedildi.

Mahkeme bilirkişisi Nuri beyi haklı bulmasına rağmen davayı kaybetti. İkinci dünya savaşında uçak yedek parçası üretimi yapan tesis üretimi durdurdu.

İspanya, Irak ve İran'dan gelen Uçak taleplerine hükümet engel oldu. Gök okulları kapatıldı. Havaalanı istimlak edildi. Elde kalan uçaklar ise devredilmeyip hurdacıya satıldı.!!

...THK Uçak motorları fabrikası Gazi Orman Çiftliği'nde kuruldu. Tesis önce Gipsy uçak motoru yaptı. Kapasite altı çalıştığı için musluk, piston, kuyu tulumbası vb. gibi birçok üretimi gerçekleştirdi. 1950 yılında dönemin en büyük hava tüneli kuruldu. AHT (Ankara Hava Tüneli). 1956 da Genelkurmaya devredildi. Depo olarak kullanıldı. O yıllarda bu işlere genelde karşı duran Demokrat parti iktidarı devam etmekteydi.

Sürekli uçak ithal eden hükümet nedeni ile yeterli siparişi alamayan tesislerden 1952 de Uçak fabrikası ve 1954 de Motor fabrikası sessizce kapatılmaları için Makine Kimya Kurumu'na devredildi.

Motor fabrikası 1955'de Türk Traktör fabrikasına dönüştürüldü. Şimdiki ODTÜ-Ostim ara bağlantı yolunun sağındaki fabrikadır.

Uçak fabrikası ise 1959 yılında üretimi durdurdu. Yedek parça üreten tesis 1968 yılında Tekstil makineleri fabrikasına dönüştürüldü. Yeri ise Etimesgut eski Onkoloji Hastanesi karşısıydı. Böylece bu iki fabrika derdest edilip kapanmış, ABveD'li dostlarımızın isteklerini Demokrat Parti harfiyen uygulamıştı. . . . . İşte Havacılık TEKNOLOJİSİNİDE BÖYLE ISKALAMIŞIZ. . . !!!!!!!

...Yıllar geçer "o kafalar" pek de mutludurlar. Ancak bu mutlulukları Özal ile sona erer. Bu işleri iyi bilen bir başbakan 1982 de göreve gelir. 15 Mayıs 1984 yılında TAİ -TUSAŞ adıyla 160.000m2 kapalı olan ve toplam 2.300.000m2 alana sahip fabrika Ankara Akıncılar mevkiin de kurulurken aynı esnada Eskişehir'de de TEİ motor fabrikası kuruluyordu.

Her iki fabrikada 1987 yılında tamamlanıp üretime geçti. %49 si ABD'li Lockheed Martin (Generel Dynamics) firmasına ait TAİ'nin mevcut deneyimi; F-16 Savaşan Şahinler, CN-235 hafif nakliye uçakları, SF-260 eğitim uçakları, Cougar AS-532 helikopterlerinin ortak üretiminin yanı sıra, kendi tasarımı olan insansız hava aracı, hedef uçağı ve zirai ilaçlama uçağı gibi ürün geliştirme programlarını kapsamaktadır.

T. Hava Kuvvetleri için 232 adet F-16 üreten tesisi ayrıca Mısır'a 46 F-16, 34 adet eğitim uçağı, 50 adet nakliye uçağı (CASA CN-255) üretimi gerçekleştirmiştir.

Birçok uluslararası projeye dâhil olan TAİ Airbus ve Boeing başta olmak üzere çeşitli uçak firmalarına yardımcı sanayii olarak çalışmaktadır. Toplam 278 adetlik F-16 üretimi sırasında TAI yüksek bir kalite oranı yakaladı.

12 yıllık imalatta 29 sıfır hata, 3 adette mükemmel uçak yapıldı. Şu ana kadar ABD de üretilen 4000'in üzerinde uçaktan sadece 9'unun mükemmel uçak olduğu göz önüne alındığında TAI'nin imalat kalitesinin ne kadar yüksek olduğu ortaya çıkıyor.

12 Kasım 2000 yılında yapılan son teslimat ile F-16 projesi tamamlandı. 12 Ocak 2005 yılında Yabancı hisselerin tamamı TUSAŞ tarafından satın alınmış ve %100 yerli bir tesis haline gelmiştir.

Atatürk 15 yıl daha yaşasaydı, tahminim Türkiye'nin en az 3 uçak fabrikası ve 15/20 Nükleer Santralının olacağına adımdan daha çok eminim. Gerçekler bizden Yorumlar sizlerden...” (2)

Bu içerikte de işaret edilmesi (ileride karşı iddiası da verilecektir) gereken husus, yazıda;

- “Sürekli uçak ithal eden hükümet nedeni ile yeterli siparişi alamayan tesislerden 1952 de Uçak fabrikası ve 1954 da Motor fabrikası sessizce kapatılmaları için Makine Kimya Kurumu'na devredildi.” Denilerek Demokrat Parti Hükümeti (tek karar sahibi gibi) açıkça suçlanmıştır.

-Bu kadar mükemmel uçak İmali (TAİ gibi) yeteneklere, tesislere sahibiz de, sormazlar mı; dün kurulan çakma devlet İsrail'e ve Heron'larına neden oyuncak olduk, oluyoruz?

...

İddia 3; (Kaynak; Prof Dr. Ahmet Nuri Yüksel (İTÜ Uçak-Uzay bilimleri Fakültesi -eski- dekanı)

TURKIYE’de HAVACILIK SANAYİİ KURULUŞU, GELİŞMESİ, AKIBETİ

..İlk motorlu uçuşu takiben, 1914 Cihan harbinden evvel. 1903’de ABD, 1906’da İngiltere, 1910’da Fransa, Polonya ve Romanya uçak yapım faaliyetlerine geçmiş ve oldukça mesafe almışlardı (Almanya bunların hiçbirinden geri değildi, hatta daha ileride idi. Bizim filolarımızda daha çok Alman uçakları vardı.)

...1915’de İtalya, harbin bitiminden sonra 1920’de Belçika ve Rusya, 1921 de Finlandiya ve Japonya, 1923’de İspanya ve 1926’da Türkiye, 1927’de Arjantin’de uçak yapım faaliyetine geçildi.

Bizim, 1926’da Tayyare ve Motor Fabrikası adı ile. Kayseri ve Eskişehir ayaklı olarak kurulan resmî devlet şirketimizde lisans altında uçak ve motor imâl ediliyordu. Ama, nedense, sebebi dahi belirtilmeden 1928’de bu fabrika kapatıldı...”

Şimdi bölümü uzatmamak için alıntıyı (İlerideki bölümlerde vermek üzere burada kesiyor ve Sayın Yüksel’in konu ile ilgili diğer anlatımına geçiyoruz.

1987 veya 1988’de, 28 Şubat curcunası sırasında askeriyenin anî bir talebi ile alelacele bir yüksek havacılık şûrası toplanmış idi. Yaklaşık on sene evvel, 1950’den beri okutulmakda olan eski ve eskimiş dizayn metodu yerine, 1970-80 sıralarında geliştirilmiş yeni ve modern dizayn metodlarını getirmiş ve lisans ile yüksek lisansda okutmaya başlamış idim. Bundan hız alarak, bir başlangıç eğitim uçağı dizayn etme misyonu ile, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından, aynî olarak desteklenen İTÜ-SSM Uçak Dizayn Ofisini kurmuş, seçkin bir ekip ile yüksek yoğunluklu bir faaliyet sonunda SSM’nin takdirini kazanacak mertebede başarılı olmuş idik.

Bir yerlerden bu faaliyetin durdurulmasına karar verilmiş olmalı ki, bir şekilde, akla gelmez çeşitli metodlarla bu ekip dağıtıldı; çalışmalar dumura uğratıldı. Türkiye’de başarılı olma açısından tek olmamıza rağmen Dekanlıkça bu şûraya alınmadık.

Cumhurbaşkanlığı, Savunma Bakanlığı ve Hava Kuvvetlerine başvurarak ekibimizle beraber bu şûraya katılımı sağladık. İşte bu şûra sırasında, verilen ilk arada, söz konusu ilk teşebbüsümüz olan bu Tayyare ve Motor Fabrikasi’nın kapatılma sebebini birkaç orgeneralin bulunduğu heyete sordum. Bilmedikleri cevâbını alınca ben fikrimi söyledim:

-“Henüz birkaç yaşında olan Cumhuriyet, iki senelik başarılı sonuçların ardından, durup dururken bu kararı neden versin? Herhalde geçirdiği badireler ve etrafını çeviren Avrupa’nın baskısı ile verdiği söz veya imza ettiği anlaşmalar gereği, zor altında, baskı sonucu bu kararı vermiş olmalı”,

dedim.

Bir orgeneral, şöyle, bu görüşü küçümsermiş gibi bir hava içinde omuz silkerek..

“Peh!..” dedi, “Atatürk’e söker mi?”

Böyle bir cevaba, o günün şartlarında, lahavle çekmekden başka ne dersiniz?

O Atatürk senin Atatürk’ün be adam!..

Bir de İngiliz, Alman, Fransız, Amerika., hattâ (meselâ) bir Bulgar’a sor bakalım ne diyecek.

Zavallı millet, ne günlere ve kimlere kalmışız.. “ (3)

Sayın Yüksel Devam ediyor;

...Türkiye’de de görevi Nuri Demirağ’dan devralan THK’nın lisans altında ve yerli dizayn uçak ve motor yapmaya devam ettiği bir dönem yaşanırken., dönem sonunda, evvelki paragrafda sözünü ettiğim Marşal Yardımı denen, bizim için yardım değil felâket olan dalavere sebebiyle faaliyetine son verme zorunda kalınmış; uçak yapımı ile ilgili neyimiz varsa (Etimesgut THK fabrikası vs) dağıtıp bu işe son vermek kaydı ile ordumuz 2.DH (Dünya Harbi) artığı avcı uçakları ile donatılmışdır (!?).

Bu bir katliamdır bence: Yetişmiş-tecrübeli insan birikimi, senelerin ürünü arşiv ve takım-tezgâh bütün fabrika yok edilmiş; ama ordumuz, sözde daha modern uçaklarla takviye edilmişdir.

Sevinelim mi, ağlayalım mı? O günlerde THK Etimesgut uçak fabrikasında çalışan, lisans altında ve yerli dizayn uçak imal eden mühendisler (meselâ, her ikisi de 90’lı yaşlarında ve hâlen sağ Zafer Orbay ve Şükrü Er) o devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın huzurunda, kendi tabirleriyle “koskoca herifler” ağlayarak,

-“bizi dağıtmayın; bir salon tahsis edin; çayımızı verin; size, gelişmeleri takip ederek durmadan dizayn yapalım-geliştirelim; birgün oradan tekrar başlarız”

diye yalvarmışlar ise de kulak veren olmamışdır.

Hocam Zafer Orbay’dan dinlemiş idim: Sâdece bir general, yarı güleryarı ağlar durumda, gerçeği şu sözle açıklamış:

-“Çocuklar, gâvur bedava veriyor; buna can mı dayanır?’(4)

Gel de çatlama... Babasının hayrına mı vermektedir? Üstelikte sömürgeci bir devlet...

Hurdalara sonradan ödenecek yedek parça ve bakım  giderleri kimsenin aklına gelmedi mi?

Bizler bu kadar mı basiret fukarasıyız?

Millet olarak elbette değiliz.

Buradaki (sakat) anlayış, Eğitim-Öğretim Sorunu'muzda yatmaktadır.

...

Meraklıları bu  içerikte ileri sürülen şu hususları da not etmelidir.

-1928’de Uçak Fabrikaları (iddia edildiği gibi kapatıldı ise) neden kapatıldı? Ve bu konuda neden hiçbir bilgi bulunmamaktadır?

-Marshall (Marşal) yardımının bir sömürgeleştirme aracı olduğunun bilinmesine rağmen neden dönemin, siyaset-asker bürokrasisi bu (gönüllü!) Tuzağa (hangi anlayışın sonucu olarak düşer) düşmüştür?

-Burada ilginç bir tespit daha  olmalıdır. Cumhuriyeti kuranlar, Uçak Fabrikalarını (görünür isteklerine karşılık) –neden- istememekte midirler? İnönü’nün de ilginç olarak (Demirağ'în Tesislerini) ikinci kapatmada ismi geçmektedir.

-Devam edecek...

-Türkiye, "Yerli Uçak Teknolojisi" üretiyor mu?

 

www.canmehmet.com

Kaynaklar;

İlgili konularla ilgili meraklıları bakabilirler;

-http://www.canmehmet.com/cumhuriyetin-ilk-yillarinda-yerli-ucak-urettik-mi.html

-http://www.canmehmet.com/yerli-ucak-dosyasi-fabrikalari-1928de-ataturk1950de-inonu-1952de-ordu-mu-kapatti-1.html

(1)Daha fazlası için bakınız;  http://www.thk.org.tr/web2011/thk_sg2014.html

(2) Daha fazlası için bakınız; http://www.nukte.org/usnasilaldatildik

(3 ve 4) “TÜRKİYE’DE İNSANSIZ UÇAK ALDATMACASI “ Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel, 1. Basım, Mart 2012 sahife; 214

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sonuçta Junkers, 3 Mayıs 1928’de 520.000 Lira karşılığında tüm haklarından vazgeçerek hisselerini Türk Hava Kurumu’na devreder ve ortaklıktan ayrılır. Fabrika 1929 yılı boyunca kapalı kalmasına karşın bakım ve onarım işlerini sürdürür. 1931 yılında tamamen Milli Savunma Bakanlığı’na devredilen fabrika, Kayseri Tayyare Fabrikası adıyla yeniden açılır. Ertesi yıl uçak üretimi için ilk anlaşmasını Amerikan The Curtiss Aeroplane and Motor Company Inc. ile yapan Kayseri Tayyare Fabrikası kapanana kadar çeşitli Amerikan, Alman, İngiliz ve Polonya uçakları üretir. Fabrikanın ürettiği son uçaklar ise İngilizlerden alınan lisans altında üretilen Miles Magister tipi eğitim uçakları olur. TOMTAŞ olarak başlayan ve Kayseri Tayyare Fabrikası olarak devam eden süreçte, 6 Ekim 1926’daki açılışından itibaren TOMTAŞ’ın ürettiği ve montajını yaptığı uçakların sayısı ve .....

mehmet binlik 
 13.05.2015 14:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 927
Toplam yorum
: 2493
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1586
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisinde öğrenciliğim sırasında bir kamu iktisadi kuruluşunda başladığım çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster