Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1263
 

Yıldırım aşk, işte böyle oldu...

Yıldırım aşk, işte böyle oldu...
 

Sevdiğini alamayanlara...O'nu elinden kaçıranlara nasıl acırım...

Bir ömür boyu kavuşamadığı yavuklusuna ''yananlar'' bu evrenin en ''Garip'' insanlarıdır...

Seven kalp unutmaz...Hep kanar , akşamın kızıllığında yanan kızıl güller gibi...

Elinden aniden uçup giden bir güvercinin bir daha dönmesi için yalvaranlar ne acılı insanlardır...Kim bilir...?

Bir kız sevmiştim bir zamanlar...İlk aşkımdı...Küçücüktüm...Top oynadım onunla, acıktım...Evime döndüm...

Deprem başlamıştı...Her yer sallanıyordu...Ben oyun derdindeydim...

Evin içindeki kovaların devrilişini görüyordum...Elimde ekmek arası peynir-domates...

Ahşap evimizin her tarafından uzun ve paslı çivilerin sesleri geliyor; lambirilerin seslerine karışıyordu...

Zavallı annem, bir taraftan beni ve iki kardeşimi kanatlarınına altına almış...Evden çıkarmaya çalışıyordu...

Ben, ilk aşkımı düşünüyordum...Bir daha görebilecek miydim acaba ? Minik bir kalp böyle mi severdi ?

Depremi ucuz atlatmıştık...Herkes yaralarını sararken benim küçük aşkım yok olmuştu ortalıktan...

Ailesi korkmuş, hemen köy evlerine taşınmışlardı...Beni kim dinlerdi ki...Derdimi anlatsam...

Çocuk işte...Aklı ermez...Gülüp geçerlerdi...

Babam, tayin işlemlerini tamamlayıp oradan kaçarcasına Ankara'ya dönmüştük...

Okullar peşisıra devam ediyor...Yaşam tüm hızıyla bindiriyordu ...beşer beşer yıllarla...Yirmilere gelmiştik...

Lisede gelip geçen küçük aşk maceraları...

Üniversitede ilk beşe girecek yakışıklılardan olmama ve çevremde ''Pervane olan Tanrı'nın sihirli varlıklarına '' rağmen, bir türlü ilk aşkıma benzer bir kız göremiyordum...

Anneme sormuştum...''O kız ne oldu ?'' diye...Annem, kızın son halinin çok çirkinleşmiş olduğunu; hatta evlenip boşandığını da araya sıkıştırıvermişti...Üzülmüştüm...

Bir gün, artık hayata atılma günü gelmişken...Mesleğimi ve de ekmeğimi elime almışken , can yoldaşım, anacığım karşımda bitiverdi...

''Seninle özel ve güzel bir konu görüşeceğim...Gel yanıma bakalım'' dediğinde hemen dizlerine başımı koymuştum...

O, benim saçlarımla oynarken...Bir taraftan da özel ve güzel konuya girivermişti...

Dün, komşuda bir güzel kız gördüm...Ay parçası mübarek...Hokka gibi burun...Mim dudaklar...Hele elleri...

Amanın o gözleri...İncecik beli...Yanakları kınalı yapıncak gibi hafiften çilleri var...Tam aslan oğluma layık...

Oğlum bu kızı git ve bul !..

Haydaaa !...Annem kıza benden önce ''Tav olmuştu !..'' Kendi gidip istemiyor da bana ''Havale '' ediyordu...

Osmanlı bir kadındı annem...Hepimiz ondan çok korkardık...Babam daha da korkardı...Ama çok da severdik...

O, bir kız bulmuştu da ben onunla evlenmeyecektim ha ? Mümkün mü...? O halde hemen davranmalıydım...

Kızın, adı, çocukluk aşkımın adıydı...O adın hürmetine gitmeliydim...

Önce adresini buldum...Sonra çevresinden ortak bir dostumuz bayanı ''kafaya aldım...''

Bir bahaneyle evlerine gidip tanışacaktım...Plan, senaryo, aksesuarlar tamamdı...

Traştan sonra ''Mennen '' bile sürmüştüm...

Babamın eski ''Buick'' ine benzini doldurdum...Çiçek, çikolata falan da tamam...

Geniş yakalı uçuk sarı gömleğimin yakalarını ceketimin üzerine çıkardım...Saçlarım lüle lüle maaşallah !...

İspanyol paçam da savuruyor !..Kızın bir resmi bile yok elimde...Düşünebiliyor musunuz halimi?

Annem, kızı yandan görmüştü...Ya diğer gözü yerinde miydi acaba ?

Görünmeyen tarafında koca bir yara olamaz mıydı?

Olsun...Onları da Allah yaratmıyor muydu ?

Hem ''Anacığım '' beğenmiş...Bana ''Halt etmek düşerdi ''

Dışarıda, Nisan yağmurları öyle bir yağıyordu ki saçımın biryantini bozulur diye de korkuyordum...

''Ulan Mesut !..'' dedim kendi kendime...Fakültede onca güzeller varken , sen kalk tanımadığın bir ''Mecraya ''yürü...

Ama evlilik öyle ısmarlama olacak bir iş mi yani? İnsan önce sevmeli kardeşim !..

Hem de ''fitil '' gibi aşık olmalı yahu!.. Evlilk bu ! ''Boru ''değil...Elbise değil ki...Giyesin...Sonra atasın...

Evlerinin önüne gelmiştik ki bende bir heyecan...Bir ateş...Allah !..Allah !...Kırk yıllık çapkının bacakları titriyordu ...

Sanki ''Kız istemeye '' gelmişim !..Nihayet, alt tarafı... annemin hatırı kırılmasın diye şöyle, formalite icabı bir çay içip dönecektim canım !..

Kapıda çok güzel karşılandık...Girdik oturduk...Malum, hoş beşler başlayıverdi..

Üç-beş kız...Ortada zırlayan bir bebek...Bir kaç yaşlı bayan sürekli gülerek bana bakıyorlardı...

İşte ''Damat bu demek ki '' der gibi...Bir an kendimi '' kuşatılmış kale'' gibi hissettim...

Ama tanıştırılanlar arasında ''benimki'' yoktu !..Sormaya da utandım...

Eğer bu kızlar gibiyse gelecek olan...''Bana eyvallah arkadaş'' dediydim ...(Tabi kendi kendime...)

Demeye kalmadı...Aman tanrım!..İçeriye bir güneş doğdu...Bir melek süzülerek girdi !..

Bebeğin zırlaması da durdu...Elini uzattı...Tanıştım...Baktım...Bakıştık...Güldüm...Gülüştük...

Gözlerime inanamıyordum...Bu...bu..benim çocukluk aşkımdı...Adı da O'ydu...O gözler...

''O gül endam bir al şale bürünüp yürüyor...Ucu gönlüm gibi ardınca sürünüp yürüyordu...''Ama O...O...olamazdı...

O'nun yaşı şimdi yirmilerde...Bu...bu ise henüz onyedisinde ...Yeni doğmuş bir ay parçası...

Tam da karşımda oturdu hep...Gözlerimiz hedefe kilitlenmiş gibiydi...

Eeyyy aşk !.. sen neler kaadirsin işte...Yıldırım mı çarpmıştı beni ? Yoksa yüksek geririmden mi tutmuştum...

Dünyaya yeni gelmiştim...O güne kadarki yirmi yılım boşa geçmişti...Böyle yaşamak mı olurdu canım...

Yedik, içtik, vedalaştık...Çaktırmadan ev telefonunu almıştım ve de bir ufak ''randevu ''...Mercimek fırında...

Annem , .beğendiğime çok sevinmişti...

Sanki tersi mümkün müydü? Analar hisseder derler ya...Bilinç altı sezgileriyle müstakbel gelinini bulmuştu...

Allah'ın emri...Peygamber 'in Kavli ile söz kesilmişti...bir yıl sonra nişan ve düğün...Harika bir yuva...

Şahane bir evlilik...Derin ve hiç bitmeyen bir aşk...Tüm yaşam sıkıntılarına göğüs germeler...Topaç gibi çocuklar...

Ve de çocukların cennet meyveleri...torunlar...

Benim son günlerdeki efkarım ondandır işte...O şimdi yanımda yok...

''Gül yüzünde güller solsa ağlarım...

Bağlarında ak bağrımı dağlarım...

Boynum bükük ellerimi bağlarım...

İçkilerde aşkın varmış bilmedim...

Aşkı içtim, gül yüzünü görmedim..

Güller gibi ben de bir gün gülmedim...

Sensiz herşey inan ki bomboş...

Ben derdinle inleyen bir garip sarhoş !.. (Erol Sayan)........................... ......................................

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ayy abi ne güzel bi aşk yaşamışsınız yaa.ben ilk sevdiğim kişi bana hiç aklımda yoksun üzgünüm dediğinde hayatımın en zehirli günleriydi sanki sizin yazınızı okudumda ise çok sevindim farklı ve ilginç bir sevgi yaşamışsınız ne diyeceğimi bilmiyorum gerçekten de anneler hisseder yolda o güzel ablanın evine giderken dediğiniz sözlere çok gülesim geldi ya alemsiniz valla neyse abi herşey gönlünüzce olsun bence kimse böyle mutluluğu pek yaşayamaz bu devirde :)

muradiye 
 27.06.2008 20:12
Cevap :
İşte bu öyküler sizinle tanışmamıza da vesile oldu :)) Henüz yaşamın baharındasınız :)) Tüm yaşantınız bülbül sesleri içinde şakıyarak geçsin ...Teşekkürler...Sevgilerimle...  28.06.2008 22:34
 

İmrenmemek elde değil ne hoş yazmışsınız:)Huzurunuz mutluluğunuz daim olsun:))

Akışına bıraksak 
 20.02.2008 21:28
Cevap :
Sevgili öğretmenim,''Herşeyi akışına bıraksak ''da AŞK kapıyı çalınca suyun mecrası değişebiliyor.Önemli olan coşkuyla,sevgiyle akıp,okyanusları bulabilmek...Teşekkürler...Sevgiler...  21.02.2008 0:48
 

Çok güzel anlatmışsınız... Allah mutlukluğunuzu daim etsin... Çocuklarınızla, torunlarınızla birlikte ömür boyu sevgi denizinde yüzmeniz dileğiyle... Sevgi ve saygılar....

papatya altı yüz elli 
 25.12.2007 9:17
Cevap :
Tüm yaşantınızın papatya çiçekleri ve güller içinde hep gülerek geçmesi dileklerimle sevgiler...  25.12.2007 14:31
 

Ah sayın yazarım beni çok korkuttunuz neyse ki bayramda hasret bitecekmiş. Bu durumda hanımefendiye teşekkür borçluyuz, ortaya böyle güzel bir yazının çıkmasına sebep olduğu için. Mutluluğunuz daim olsun...Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 02.12.2007 13:09
Cevap :
Hanıma ''Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli '' Demiştim...Vay bunu söyleyen sen misin ? Al işte gör...Bir haftalığına gitti! Güya,ben izin vermiştim :) 10 gün kalacağım diye telefon etti.Efkarlandım...Ben, başladım yazmaya...Olduk mu ''Aşk '' şairi...Haftaya 15 günlüğüne ben de (Görevli) gideceğim.Ne yapsın kadıncağız...Ankara'da gelinimiz var oğlumun nişanlısı.O da özlüyor...Ben ''33 '' yıllık -sevgilimi_ özlüyorum !..Bu yaz düğünümüz var...Hepinize haber vereceğim ,İnşallah...İlginize çoookk teşekkürler...Saygılarımla esen kalınız...  02.12.2007 16:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1557
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster