Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
697
 

Yollar

Yollar
 

Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde ' Yol ' sözcüğünün tam 12 anlamı var. Bazıları mecaz tabii; Gaye, uğur, maksat gibi...En çok kullandığımız biçimiyle; Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık olarak tanımlanmış.

Az önce haberlerde spiker 8000 e yakın köy yolunun ulaşıma kapandığını söyledi. Yerel televizyonumuz ise, Akseki - Konya yolunun buzlanma nedeniyle geçici olarak ulaşıma kapandığından sözetti. Antalya'nın diğer şehirlerle bağlantısı neredeyse hiç kesilmezdi oysa. Karakış, karayüzünü aniden gösterdi bu kez. Sivas'ın ise bütün çıkış yolları kapalıymış. Kışları Antalya dışındaki bir şehirde yaşamadığım için durumun kötülüğünü anlamak konusunda zorlanıyorum. Bu yazıyı yazma nedenim de bu zaten.

En yakınınızdaki ile, ilçeye, kasabaya, köye gidememek korkunç bir durum bana göre. Yıllardır Van'ın Baçhesaray ilçesini izledik haberlerde. Aylarca yolları kapalı kalıyordu. Ne zaman izlesek görüntüsünden bile üşürdük adeta.

Yazımı okurken beni kınamanızı değil, anlamanızı istiyorum. Bilmediğiniz bir şey sizi en fazla nasıl etkileyebilir ki? Ömrüm boyunca kar yağışını sadece bir kez görmüş biriyim. Bana 45 derece sıcaklıkta bunalmadan yaşamayı sorun, anlatayım. Ama -3 dereceyi sorsanız, bir kelime bile yorum yapamam, şahit olmadım çünkü.

Yol dedim, iklimlere geldim. Oysa derdim bambaşka bir şey anlatmaktı; Türkülerdeki yollar...

Türkülerde adı geçen yolların, insanların ulaşımda zorlandıkları yollar olduğunu farkettim yıllar önce. Ya da yolun diğer ucundaki sevgiliye ulaşamayınca türkülerle ulaşmanın denendiğini gördüm.

Sivasın yollarına, çıkayım dağlarına...

Yol ver bana Çıbık beli geçeyim...( Çubuk beli, Antalya'yı diğer illere bağlayan en zorlu çıkıştı bir zamanlar. Yöre dilinde Çıbık olarak geçer.)

Anamur yolları, gayrak da çakıllı...

Yemen yollarında kaldı yiğitler...

Malabadi Köprüsü aşka mezar olmuştu...

Maçka yolları taşlı...

Divane aşık gibi de dolaşırım yollarda...

Başı duman pare pare, yol ver dağlar, yol ver bana...

Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece...

En güzel yol türkülerini Koca Veysel söylemiş bence. Ama, beni en yaralayan Veysel şiiri, son şiiridir. Bu şiirini oğluna yazdırdığı gecenin sabahında da, gelmez yola gitmiştir...

Selam saygı hepinize
Gelmez yola gidiyorum
Ne karaya ne denize
Gelmez yola gidiyorum

Ne şehire ne denize
Ne yıldız'a ne de aya
Uçsuz bucaksız deryaya
Gelmez yola gidiyorum

Gemi bekliyor limanda
Tayfaları hazır onda
Gözüm kalmadı cihanda
Gelmez yola gidiyorum

Eşim dostum yavrularım
İşte benim son baharım
Veysel karanlık yollarım
Gelmez yola gidiyorum

Nazım da, Yol Türküsü şiirini şöyle bitirir;

Hey anam hey! Yolcu yolunda gerek
Bazı altımızda kuştüyü döşek
Bazı örtünecek yorgan bulunmaz!

Yolunuz; aydınlık, açık, sıcacık olsun daima...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir şarkısı vardı nilüferin ,yolcu yolunda gerek söz ve müziğini hep mırıldanırım onun .Hem seferlerimde hem de alıp başımı giderken ayaklarımı bıraktığım kişilere ,Ve dilerim hayat yolun sonsuza uzar .Böyle yollar eriyecek olan karlardan kapansa ne gam ,Keşke tüm çıkış yolları kapanan bir haler gelmese insan..Saygılar..

ütopik 
 29.01.2008 16:37
Cevap :
Yaşanır bir ülke olarak kalmayı başarırsak, çıkış yolları kapanmaz elbette. Dileğim odur ki, aydınlık yollarda, aydın düşünceli insanlar olarak, elele yürüyelim. Sevgiyle...  29.01.2008 21:50
 

Mahsur kaldığım kışlar da oldu benim (1983), yolda kalmışlığımda (2003). Eziyetlerine de katlandığım soğuktan yakınmadım, Antalya'da sıcaktan yakındım hep. Soğukta sorunu çözmek kolay, sıcakta serinlamak daha zor geldi bana. Bu da sanıyorum; yetiştiğimiz, uzun yıılar yaşadığımız iklime alışkanlıktan oluyor. Başkentin dibindeki köy ve ilçe yolları da kapanırdı bir zamanlar. Şimdiki durmu bilmiyorum. Çubuk Beli deyince hep bizim Ankara Çubuk ilçesi gelirdi aklıma. Halbuki orada 'bel' denilen bir unsur yoktu. Uzun yıllar sonra öğrenmiştim Çubuk Beli'nin Antalya yakınlarında olduğunu. Dilerim tüm yollar, kışta kıyamette de geçilebilir olur artık. Çağa uymak için!. Selamlar, H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 29.01.2008 16:14
Cevap :
Sanırım doğuştan alışmak gerekiyor iklime bile. Yoksa - 35 derecede yakınmadan nasıl yaşardı Erzurumlular? Sarıkamış'tan gelip de, Antalya'da üşüyen bir komşum vardı. Yemin ederdi, orada hiç böyle üşümemiştim diye. Yolların geçilebilir olması dileğinize yürekten katılıyorum. Ama, elbette yolunu şaşırmışların yolları için aynı dilekte bulunmamak kaydıyla. Sevgiyle...  29.01.2008 21:45
 

Çok güzel yazmışsınız. ellerinize sağlık. Yollar hep hüzün verir bana nedense. Ben daha çok iki anlamı üzerinde düşlünürüm. Biri gidilen yollar hep yolculuklara çıkarken düşünürüm geri dönüşü var mı olacak mı diye. Bir de yaşam yolumuz ki o tek yönlü bilet kesilmiş bir yoldur. Çocukken İstanbul'da Kayış dağındaki beyaz karlara bakarken ve kızarmış taş kömürü sobasının etrafında ısınmaya çalışırken radyodan duyardık kapalı yolları. Açıklarını saysalar daha iyi olacakmış.O denli çoktular. O çocuk halimde bile düşünürdüm karın güzelliği yanında getirdiği olumsuzlukları, üzülürdüm... Makaleniz o günleri anımsatıverdi. selam ve sevgilerimle.

Ezgi Umut 
 29.01.2008 15:55
Cevap :
Ben de, yolculuğu çok sevmeme rağmen, yollar yeterince iyi olmadığı için aynı şeyleri düşünürdüm. Hele virajlı yollar kabusumdu. Radyodan sürekli duyduğum bir kapalı yol uyarısı vardı ; Devrekani - Posof...45 yıl hafızasında kalır mı bu insanın? Demek ki yüzlerce kez duymuşum ki kalmış. Sevgiler...  29.01.2008 17:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2130
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster