Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1762
 

Yolum "Amsterdam Gay Pride"a düştü...

Yolum "Amsterdam Gay Pride"a düştü...
 

 

İlk gün, ilk sürpriz! 

Son günlerde Antalya'da yaşadığım koşuşturmaların üzerimde bıraktığı yorgunluğu, serin bir Amsterdam gecesinde ve değişim evindeki rahat yatakta bırakarak, güne "merhaba" dedim.

Sabah şöyle  bir civarı tanıyıp, mahallenin Türk bakkalıyla ilk muhabbetimizi gerçekleştirdikten  sonra aldık elimize navigatörümüzü, aldık haritamızı, düştük yola.

İlk gün hedefimiz,  öncelikle 2-3 km uzaklıkta olan şehir merkezine ulaşmak, dolayısıyla şehir hakkında şöyle genel bir fikir edinmek, travel kartlarımızı edinmekti.

...

Yolumuza çıkan ilk kanalda, bazı teknelerdeki eğlence hali, bize bir kutlama olduğu izlenimi vermişti.

Süsleme, giysi ve takılardaki pembe renk hâkimiyeti ise tarafımca, “kız bebek doğum kutlaması” olarak yorumlanmıştı…

Cahiliz işte; nereden biliriz bunun bir festivalin uzantıları olacağını !..

Gelmeden önce Amsterdam’la ilgili bilgi toplamıştık ama böyle bir festivalin varlığı dikkatimizi çekmemişti…

Yürüdükçe kalabalık arttı, yürüdükçe gürültü arttı, kanaldaki süslü, püslü, eğlenen yüzlerce insanın doldurduğu teknelerin sayısı arttı…

Afişlerdeki ve tişörtlerin önündeki yazıları okudukça,hele  teknelerde eğlenen insanlara dikkat ettikçe anladık ki, hayatımız boyunca hiç karşılaşmadığımız, belki de bir daha hiç karşılaşmayacağımız büyük  bir gay etkinliğinin içindeyiz (!)

Meğerse Amsterdam’da her yıl 2-5 Agustos tarihleri arasında “Amsterdam Gay Pride” dedikleri bir festival varmış, biz de tam ona denk gelmişiz….

Filmlerde izlemiş, kitaplarda okumuştuk, ama böyle alenî yaşanan durumlara hiçbir zaman şahit olmamıştık.

E haliyle baktık durduk valla; Biraz garipseyerek, biraz eğlenerek, biraz alışmaya, biraz da hoş görmeye çalışarak…

Gözünüzde canlandırmanız için, bazı görüntüleri sizinle de paylaşayım:

Eğlenen coşkulu kalabalıklar, müzikle hoplayan, zıplayan insanlar,  el ele, sarmaş dolaş, âşık ve seksi görünümlü erkeğimsiler…

Siyah deri giysili yakışıklı genç ve onun burnunda  takılı  halkanın zincirini tutarak gururla yürüyen orta yaşlı adam…

Teknelerin içinde,  popolarını  açıkta bırakan deri giysileriyle erkek erkeğe dans ederek eğlenenler...

Dilini dudağında gezdirerek, gelen geçenlere cilve yapan, yarı çıplak kadınımsı adam...

Yanındaki erkeğin kalçasını avuçlayıp sıkarak, sarmaş dolaş yürüyen erkek…

“I am gay for one day” yazılı tişörtleriyle gaylere destek veren kadınlar ve erkekler…

Alkol duvarını çoktan aşmış, porno bir filmden fırlamışçasına ulu orta öpüşen erkekler…

Ve daha neler neler…

Eve dönünce Hürriyet İnternet’te okudum ki; Hollanda’da 20 bin Türk gay yaşıyormuş. Festivalin  birinci  günü Türkler de bu festivale katılmışlar, hem de ilk kez .

Hollanda’nın ne kadar özgürlükçü, hele hele insan hakları konusunda ne kadar öncü bir ülke olduğunu okumuş, duymuştuk, ama gözümüzle görmek farklıydı…

Eşcinsellere resmi nikâhın serbest bırakıldığı ilk ülke olan Hollanda’nın, insan hakları konusunda ne kadar aktivist ve ne kadar özgürlükçü bir ülke olduğuna bizzat şahit olduk ki, bu  bize Amsterdam’ın hazırladığı ilk gün sürpriziydi...

Daha 20 gün buralardayım. Şimdi susuyor ve sözü Amsterdam resimlere bırakıyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aylar sonra sayfanıza misafir oldum ve gördüm ki Fatma Hn yine gezmelerde:) Tabii Amsterdam Avrupa'nın en marjinal kenti. Daha ne festivaller orada:) Ben özgürlüklerin böylesi sapkınlıkların hoşgörüyle karşılanması şekliyle ifade edilişini anlamıyorum. Evet, cinsel tercihlerine saygı duyuyorum ama bu kadar ulu orta ve toplumu zorlayıcı yaşanmalı mı! Ben de çocuğumla dolaşmak istiyorum ve -yaşı itibariyle- cevaplayamayacağım sorular sormasını da istemiyorum! Küçücük çocuklar hayatta iki gerçek iki de çakma cinsiyet olduğuyla neden o yaşta yüzleşsinler ki. Herkesin özgürlük anlayışı farklı. Ben de bugün Barınaklar Bulvarı'nda arabamı yolun ortasına park edip -akan trafiğe aldırmaksızın- "Yaşasın Özgürlük" diye bağıracağım:) Tek rakibi Marçelik Fırın olan mavi delisi şehrinize çok kızıyorum ama onsuz da olamıyorum:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 11.08.2012 6:56
Cevap :
E ben de aylar sonra sizi sayfamda konuk etmekten çok mutluyum..:)) Hoşgeldiniz! Amsterdam'daki özgürlükler konusuna gelince;ben de, ne kadar anlayışlı olmaya çalışsam da,başarılı olamıyorum, çünkü içinde büyüdüğüm sosyal tabuları yok sayamıyorum.Cinselliğin böyle ulu orta yaşanması bana da çok ters geliyor...Ama şahit olduklarım, dünya kültürleri konusundaki bilgi dağarcığımı zenginleştiriyor işte...Ha bu arada anladığım kadarıyla bizim memlekette, üstelik benim mahalle civarındasınız galiba..:)) Antalya aşkı öyledir işte, müptelası olur, bir daha vazgeçemezsiniz...Hoş gelmişsiniz, derin mavinin tadını çıkarın...:)))Teşekkür,sevgi ve selamlarımla.   11.08.2012 18:19
 

Fatma Hanım,Bu geziyi 'kısa kes Aydın Havası olsun.'Gel İstanbul'a da geniiiiş ,geniiiiiş... konuşalım..San'at Musikisi söyleyip gendümüze gelelüm :))Şu,gavırlarla Homelink-Momelink 'ev takas işini' görüşek :)) Türkiye'de bir firma açak.Bir ucu Antalya'da,bir ucu,İzmir'de,İstanbulda olsun...Cepler para dolsun..Böylesi gözel olsun...Gezmeyi ben de severim...Bizim de gönlümüz olsun :)) :))Anavatandan sevgiler,selamlar...

Mesut Selek 
 06.08.2012 17:13
Cevap :
Hah hah haayyy:))) Teklifiniz çok cazip gelmekle beraber daha Rambrant Müzesini, Van Gogh Müzesini ve dahi Red Light Street'i(!) gezmeden geri dönersem,Hollandalılara çok ayıp olacaktır diye düşünmekteyim..:)) O yüzden TSM li Home/Momelink'li meşk teklifinizi ertelemeniz ve gelecek bir zamanda yeniden tekrarlamanız dileğiyle, teşekkür ve selamlarımla efendim..:))  06.08.2012 20:20
 

''Amerikan Psikiyatri Birliği (APA), 1973 yılında eşcinselliği, "Akıl Hastalıkları Teşhis ve İstatistikleri Klavuzu"ndan çıkarmıştır. Günümüzde APA'nın pozisyonu, objektif ve iyi planlanmış bilimsel çalışmalar ve klinik literatür doğrultusunda eşcinselliğin insanların cinselliğinin "pozitif ve normal" çeşitlerinden biri olduğudur. APA'ya göre eşcinselliğin geçmişte bir akıl hastalığı olarak görülmesinin nedeni, akıl sağlığı alanında çalışan profesyonellerin ve toplumun bu konuda taraflı şekilde bilgilendirilmiş olmasıdır. 1 Ocak 1993 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) eşcinselliği "Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması"ndan çıkarmıştır. ICD-10 maddesi "cinsel yönelim, tek başına, bir rahatsızlık/hastalık olarak kabul edilemez" şeklindedir''...Şimidiii -gözükara bir heterosexüel,uslanmaz bir kadın aşığı olaraktan- diyorum kine LUT kavmini ''eşcinsellik'' yüzünden yok eden tanrı(Sodom-Gomora) demek ki artık karışmıyor bu işlere,hele Amsterdam'a hiç karışmıyor galiba:)))...eyvallah...

nedim üstün 
 06.08.2012 10:07
Cevap :
Aaa!...MB deki yorumun henüz geldi, dediğin doğru, gerçekten de kaplumbağa hızıyla geldi...Verdiğin ilginç bilgiler için bir kez daha teşekkür ederim sevgili Nedim...:))  07.08.2012 9:53
 

Aman bn.Iyibilgin dikkat edin kendinize yazilarinizi tekrar okumak isteriz !!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 06.08.2012 3:39
Cevap :
:))İlahi Newyorker, beni düşündüğünüz için sağolun...Ama kadın olduğum için yeterince güvendeyim bence:)) Selâmlar.   06.08.2012 16:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 247
Toplam yorum
: 2172
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1467
Kayıt tarihi
: 29.01.08
 
 

Antalya ve Akdeniz aşığı bir öğretmenim. Feci duygusal, iflâh olmaz bir romantiğim..:) Bol bol ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster