Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
769
 

Yorumları yanıtlamadım diye kırılmayın

Yorumları yanıtlamadım diye kırılmayın
 

“Yorumları yanıtlamadım diye kırılmayın” başlıklı bir yazı yazmaya 27 Haziran günü başlamışım ve altına tek cümle yazmışım: “Yazılarıma yorum geldiğinde seviniyorum”. Yazılarımıza yorum geldiğinde hepimiz seviniyoruz, çünkü yorum yazının okunduğunun en güzel kanıtı.

Blog kategorisinde Kaya imzalı bir yazı vardı. “Dikkat! Blogda nezaket kayboldu, bulanların danışmaya getirmesini rica ederim...” başlıklı yazıda yorumlara yanıt yazılmaması eleştiriliyordu (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=54979). Ben de bu yazıya “Yorum için teşekkür ederim.” başlıklı bir yorum yazdım: “Merhaba, yorumlara yanıt yazma konusunda ihmalkar olanlardanım. "Yorum için teşekkür ederim" diye yazmak yerine hiç yazmamayı yeğliyorum. Yorumu yayına almanın aynı zamanda yorum yazana teşekkür anlamına geldiğini düşünüyorum. Aslında hepimiz böyle düşünsek ve yalnızca başka yazacak birşeyler olduğunda yanıt yazsak daha iyi olmaz mı? Saygılarımla.”

Yorumuma hoş bir yanıt aldım: “Teveccüh etmişsiniz:))) Sevgili Aydın ben eminim ki 2 satır yazılacak birşeyler vardır her zaman... Saygılar”

Bir anlaşma yapsak, dileyen yorumlara teşekkür yanıtları yazsa, dileyen de yorumu yayına almanın aynı zamanda teşekkür anlamı taşıdığını düşünse... Yanıt yazılmadı diye kimseye kırılmasak, bunu nezaketsizlik olarak düşünmesek...

Şimdiye kadar yazdığı 689 blog’un 365’ine yorum gelmiş. Bu yorumların sayısı 813. Bunlardan kaçına yanıt verdiğimi saydım ve 290 kez yanıt yazdığımı gördüm. Onların arasında yalnızca teşekkür içeren yanıtlar da var. Bu teşekkür yanıtlarını çoğunlukla bu tür eleştiriler geldiği günlerden sonra yazdığımı anımsıyorum.

Bloglarımın yüzde 53’üne yorum gelmiş. Gelen yorumların yüzde 36’sına yanıt vermişim.

Gelen yorumları yayına almaya çalışıyorum. MB yazarlarının gönderdiği yorumların veya mesajların hemen hemen hepsini yayına alıyorum. Bazen özel sorular içeriyor, e-mail telefon gibi bilgiler oluyor. Onları not alıp siliyorum. Bazen de yayınlanmaması konusunda not oluyor. MB yazarı olmayanların gönderdikleri yorumlardan zaman zaman yayına almak istemediklerim olunca reddediyorum. Seçimlerden sonra “başarı sarhoşluğuyla” yazılmış birkaç siyasi yorumu (editörlerin nasıl gözünden kaçmış, normalde öyle yorumları kabul etmediklerini sanıyorum) yayına almadım. Reddettiklerim kesinlikle eleştiri nedeniyle olmadı. Şu anda yayında olan çok sayıda ciddi eleştiri içeren yorum vardır.

Zaman zaman yazdıkları yorumların yayına alınmamasından şikayet eden mesajlar geliyor. O yayınlanmayan yorumlar bana ulaşmamış olduğu yapacak birşeyim olmuyor.

Geçtiğimiz hafta H.H. Dulun’dan “Merak” başlıklı bir mesaj geldi (http://blog.milliyet.com.tr/Blogger.aspx?UyeNo=717294): “Sizin bloglarınıza yazdığım 2 ya da 3 yorumum yayınlanmadı. Editörde mi takıldı, siz mi yayınını uygun görmediniz, merak ettim. Olabilir; tarzımı beğenmemişdir ya da sizin için uygun olmayan bir başka gerekçeniz vardır. Öğrenmek isterim, sizin için sakıncası yoksa.H.H.Dulun”

Ben de yanıtladım: “Merhaba, yazılarıma gelen yorumların hepsini onaylıyorum. Editörün uygun gördüğü her yorum beni için de uygundur. İçiniz rahat bir şekilde, her tarzda, olumlu veya olumsuz yorumlayabilirsiniz. Saygılarımla.”

MB’a gelen yorumların yüzde kaçının editörlerce kabul edilip edilmediği konusunda bir bilgi var mı acaba? MB yazarlarının yazdığı yorumların yüzde kaçı editörlerce kabul edilip Blog yazarına yayın için gönderiliyor? MB yazarı olmayanların gönderdiği yorumların yüzde kaçı editörlerce kabul edilip Blog yazarına yayın için gönderiliyor?

Blog yazarlarından bir dileğim olacak, yorumlarını yanıtlamadım diye kırılmayın, bunu da nezaketsizlik olarak algılamayın. Bu arada 6 ay önce yazdığınız bir yoruma yanıt alırsanız şaşırmayın. Bugünlerde eski yorumları dolaşıp bazılarını yanıtlamak istiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim hiçbir yorumuma cevap vermediniz. Belki biri yayınlandı pek hatırlamıyorum onu da. Ayrıca sizi en ağır eleştirim şu yazıdaki gibidir, cevap vermemenizi eleştirmişimdir. Yoksa bu siteye katkınızı, güzel yazılarınızı izliyorum. Size darılıncaya kadar da her yazınızı keyifle okumuştum. Yorumumu yayına aldığınız ve cevapladığınız için teşekkür ederim. Mutlu günler!

Mustafa Mumcu 
 05.08.2007 19:11
Cevap :
Mustafa bey, "Yorumları yanıtlamadım diye kırılmayın" başlıklı bu yazımı gelen yorumları yanıtlama konusundaki ihmalkarlığımı anlatmak için yazmıştım. Yalnızca sizin yorumlarınız değil çok az sayıda yorumu yanıtladığımı itiraf etmiştim. Şimdi biraz daha çok özen göstermeye çalışıyorum. Yorumlara yanıt verdiğim zaman gerçekten bir yanıt olsun istiyorum. Laf olsun diye kısa bir yanıtla geçiştirmek yerine hiç yazmamayı veya hemen yayına alıp yanıtı daha sonra yazmak için bekletmeyi tercih ediyorum. Benden kaynaklanan ve sizi üzen bir durum olmuşsa özür dilerim. Saygılarımla.  05.08.2007 19:30
 

Size en yakıştıramadığım davranışınız bu. Kaç tane yorum yazdım yazılarınıza hiçbirini yayınlamadınız. Son olarak bu yazınızı da eleştiren bir yazı yazdım, çöpe... Bu yazımda eleştirmiyorum. İnşallah çöpe gitmez! Mutlu günler.

Mustafa Mumcu 
 05.08.2007 18:53
Cevap :
Mustafa Bey, bu yazıya gelen tüm yorumları yayınladım. Sizden gelip, bana iletilen yorumlardan yayınlamadığım hiçbir yorum olmadı. Yorumları, içeriğini beğenmesem de hiç tereddüt etmeden yayınlıyorum. Şimdiye kadar yayınlamadığım birkaç yorum -ki hiçbiri MB yazarı değildi- yayınlanmayacak kadar kötüydü. MB tarafından bana nasıl iletildiğine şaşırdığım yorumlardı. MB'a gönderilen yorumların hepsinin MB yazarlarına ulaştırılmadığının bilinmesini isterim. Bunu da doğal buluyorum. Saygılarımla.  05.08.2007 19:05
 

Kendi çapımızda canımız sıkılabilir, hevesimiz kırılabilir o kadar. Gerçi ben hiç yaşamadım bu duyguyu. Çoğu yazdığım yorumu takip bile etmiyorum. Cevap gelmişse okuyorum. Cevaplanmamış o kadar çok yorumum vardır ki ama hiç dönüp de niye cevaplanmadı diye araştırıp soruşturmuyorum ya da kırılmıyorum. Bazıları kırılgan oluyor sanırım. Ben kırılmayanlardanım. haberiniz olsun istedim. Sevgilerle

Gülün içinden 
 02.08.2007 2:05
 

Biliyorum ki orada parmaklarım ucunda da olsa bir merhaba diyebildiğim bir dost var. İnsan dostuna kırılır mı hiç? Hem de aynı denizde yüzüp, aynı güneşin batışını ve doğuşunu izlemişiz. Bir de paptyaların baharda açışını, yaprakların güzün dökülüşünü... Selamlar

Müyesser Saka 
 01.08.2007 20:27
Cevap :
Müyesser Hocam, geçtiğimiz günlerde birkaç gün İnebolu'daydım. Gelecek haftalarda yine gideceğim. Fotoğraflar biriktireceğim ve yazılacak anılar. Onları burada paylaşacağım. Saygılarımla.  01.08.2007 22:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2380
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster