Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
652
 

Yorumsuz

Yorumsuz
 

Birincinin şokunu atlatamadan diğerlerinin kara haberi gelip gönül kafesimize saplandı, kör bıçaklar gibi. Ateş sadece analarının değil, bütün annelerin, anne olan, olmayan bütün kadınların, bütün erkeklerin, bu ülkenin bütün babalarının, kardeşlerinin, ablalarının, ağabeylerinin yüreğine birden düştü top yekûn.

Sözün bittiği yerdi orası... Dillerimiz tıutuldu...
Söyleyecek söz bulamadık çünkü; bu güzel çocukların kanlarına basıp girdikleri yataklarda, gözlerini uyku tutabilen sorumlu/ sorumsuzlara... Kimi sesli, kimi sessiz çığlıklarla yırtıldı yüreklerimiz.

Böyle günlerde dili tutulanlardan oluyorum ben de genellikle. 21 ve 17 yaşlarında iki delikanlının annesi olarak söyleyecek tek kelime bulamadım olan bitene. Değil blog yazmak, yazılan bloglara yorum yazmakta bile zorlandım. Yaptığım yorumlarda 1000 karaktere bir türlü sığamayan çenem kitleniverdi, Amerika kapılarında izin bekleyenlere dehşetimden ve utancımdan...

Yukarıda anlattığım nedenlerden dolayı, birşeycikler yazasım yoktu doğrusu. Alıntı yapmayı da pek sevmem. Ama bu sabah mail kutuma gelen bir mesaj ile üyesi olduğum bir sitedeki gruplardan birine atılmış bir şiir beni o kadar duygulandırdı ki; İlk kez belki de son kez, iki alıntıyı sizlere de ulaştırmak istedim.

Mesaj bir sağlık ve güzellik merkezinden yollanmış aslında. Orada çalışan genç doktorlardan biri, (sanırım müessesenin mesaj sorumlusu) bayram seyran olunca, böyle arada bir telefonuma ya da mailime hoş mesajlar gönderir, müşteri memnuniyeti için. Bu defa acı ve gözlerimi yaşartan bir mesaj yollamış. Üstelik müşteri memnuniyeti gibi bir derdi yok bu defa. Bir doktor arkadaşından gelmiş bir maili herkese dağıtmak istemiş belli ki... Mesaj şöyle;

Hakkari dağ komando tugayında görev yapan bir plastik cerrah arkadaşımın mailini sizlerle paylaşmak istedim;

Şu an Hakkari dağ komando tugayı 30 yataklı seyyar hastanesinde askerliğini yapan bir meslektaşınız olarak, bugün yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim;

Hepinizin malumu olan o hain saldırı sonucu yaralananlar hastanemize geldi. Ve ilk müdahalelerini yaparak durumu kritik olanları GATA ya sevk ettik. Yaralıların içinde bir tanesi vardı ki, şahit olan diğer yaralı askerlerin anlattığını sizlere iletmek istedim!

İlk roketatar saldırısında ayağından yaralı (maalesef ampute etmek zorunda kaldık) bir şekilde yatan bu Mehmetçiğe yaklaşan PKK lı terörist, teslim ol diyor!
Bunun üzerine Mehmetçiğimiz; mağrur bir şekilde, sen Türk askerinin ne zaman teslim olduğunu gördün şerefsiz diyor!
Maalesef hain terörist yerde yatan askerimizin kafasına tek kurşun sıkıp, başka mevzilere doğru yöneliyor.
Olayın üzerinden saatler sonra, hala aktif çatışma alanında olan bu askerimiz çok büyük zorluklarla çatışma alanından alınarak hastanemize getirildi.
Az önce ameliyatından çıktığımız bu askerimizi ameliyat edip hayatını kurtaran cerrahi ekipte olmanın kıvancını duyuyorum, vatan sevgisinden daha yüce bir sevginin olmadığına bir kez daha tanık oldum

Saygılar

Şiir içinse bir açıklamaya gerek yok. O zaten büyük ustanın şiiri. Her yazdığında olduğu üzere; bu şiirinde de hem o günü, hem bu günü birebir yazmış.

Şehitler

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
Dumlupınar'dakiler de elbet
ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
yatarsınız al kanlar içinde.

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!

Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
Uyandırın bizi!

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!

Nazım Hikmet RAN

ACI NOT:
Bu mesajı;
Olayı duygularının en yüksek noktasında ve sıcağı sıcağına yazan doktor kardeşimin hiç bir imla hatasına dokunma gereği görmeden ve aynen o anın heyecanı ile yazdığı gibi buraya aktardım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekleri görmeden yaşadığını zanneden kör gözlere hitap kabul ettiğim bu örnek çalışmanızdan ötürü sizleri kutlarım. Gösterdiğiniz milli hassasiyet ve duyarlılığınız her değerin üstünde bulunmaktadır. Selam ve saygılarımla...

Yalnıztürk 
 18.06.2008 12:55
Cevap :
Marjinal görünmek uğruna; değerleri sorgulayalım, değerleri sorgulayalım diye diye, değersiz ve ilkesiz bir toplum olma yolunda ilerliyoruz hızla. Sorgulayalım elbet herşeyi de; kırıp dökmeden ve sonuçta en elzem olanı kaybetmeden. Vatansever olmak vazgeçilmez bir değerdir. Kaldı ki gencecik insanların ölümü üzerinden para kazanan dünyanın büyük silah tüccarlarının, kapitalist güçlerin döktüğü her damla genç kanı her annenin yüreğini dağlar. Yorumunuza teşekkürler. Sevgiyle kalın  18.06.2008 18:01
 

Kalmadı ne yazık ki Yıldız Hanım. Yürekler tükendi, sesimiz çıkmaz oldu. Gerçekten yazacak güç bile bulamıyorum. Her zamnki gibi çok anlamlı bir yazıydı. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 31.10.2007 16:47
Cevap :
Teşekkür ederim Sevgili Özlem. Acımız büyük... Umarım tekrarlanmaz... sevgiyle kal  01.11.2007 10:47
 

acının tek acı tarifi bu ne yazık ki...Sevgilerimle..

aygoz Özlem Eryoldaş 
 25.10.2007 19:36
Cevap :
Evet Özlemcim, içimiz acıdı.. Sevgiyle kal  26.10.2007 17:39
 

ve yüreğimiz ve Türk halkının yüreği aynı şey için atmakta. Ve acımız aynı ve dur diyelim artık durun diyelim bu acı tohumlarını eken hainlere...

Ozlem Ozkulak 
 24.10.2007 14:47
Cevap :
Biraz biraz sanki tepkilerini gösterebilen bir toplum olmaya doğru gidiyoruz sanki. Bu da olumlu birşey... Teşekkürler... Sevgiyle kalın  25.10.2007 10:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 571
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1123
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

7 Ocak 1960... Hayatın öğrettiği herşeyi okumak ve yazmak için buradayım.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster