Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
244
 

Yükselen değer, böl ve yönet…

Yükselen değer, böl ve yönet…
 

Emperyalizmin olmazsa olmaz taktiklerinden biri de böl ve yönettir. Geçtiğimiz yüzyıla kadar bu sistem sömürülen ülkelere valiler atayarak, paşalar getirilerek yani kendi memurlarını o halkların başına dikerek yapıyordu. Tabii ki evrim herkes için geçerli. Giderek evrimleşen emperyalizm artık kendinden memurlar atamıyor. O milletin fertlerinden eğittiği, beynini yıkadığı, para veya sandalye vererek satın aldığı kişileri yönetime getirerek o halkı sömürüyor. Çok emin olamadığı yerlerde ise danışman adı altında casuslarını ve denetleyicilerini yöneticilerin alt kadrolarına sokuyor. Böylece kendini yönetenlerin kendi seçtiği insanlar olduğunu sanan halk da bir ölçüde de olsa memnun oluyor.

Emperyalizmin memurlarının en önemli işi halkı mümkün olan en küçük parçalara bölmek ve birbirine kırdırarak kolay yönetmektir. Çünkü onların en büyük korkusu halkın bir ve beraber olmasıdır. Birlik olan halkı kandırmak zordur. Bölmeye çalışanların dillerinden düşürmedikleri sözcükler ise birlik ve beraberlik sözcükleridir. Yıllarını koyunlar gibi güdülmeye, uyumaya değilde sorgulamaya vermiş olanlar bilirler ki, bir kimsenin dilinden en fazla dökülen sözcükler onun en az sahip olduğu değerlere aittir. Mesela; Parası olmayan kişi hep paradan konuşur. Çok zengin bir kişinin para lafı ettiğini duymazsınız bile.

Türkiye’de son on yılki bölme ve yönetme çabalarını Türk – Kürt, Alevi – Sünni, otuz küsur etnik köken muhabbeti gibi birçok konu ile görüyoruz.

Ülkemizde de son günlerde yaşadıklarımız “böl ve yönet” politikasının yeni konularla ve acele ile yükseltildiğini gösteriyor.

Bilindiği gibi 1990 lı yılların sonuna doğru ordumuzun bir kısım subayı Türk ordusu mensubu olduklarını düşünmüş ve öyle davranmaya başlamıştı. AKP iktidar yapılarak bunlar temizlendi. Ordu yeniden NATO nun (haçlı ordusu) bir parçası haline döndürüldü. Bu defa ordunun halk gönlündeki değerinin düşürülmesi amacı ile bu subaylar, sahte cd ler, düzmece deliller ile yıllarca tutuklandı, haklarında hukukla adaletle alakasız cezalar verildi. Medya kullanılarak ordu karalandı da karalandı.

Peki, ne oldu? Ordu yine en güvenilir kurum. Emperyalistler ve onların her emrini anında yerine getiren yandaşlarının bilemediği şey özellikle Türk insanının genlerinin asker olduğu ve her zaman kendilerini ordunun bir parçası hissettiğidir.

Evet, ordu şimdilik kaydı ile istenen şekle getirildi. Bağımsız olması gereken yargı esir alınarak bağımsız yargılıktan AKP yargılığına indirgendi. ( Bu cümleye itirazı olanlar deniz feneri ni sorgulayanlara neler yapıldığına bir bakıversinler.) Önümüzdeki yıl içersinde de öyle görülüyor ki yargının yan unsurları (mesela avukatlar) halledilecek. Medya bu on yıl içinde kısman bağımsızlıktan çıkarılarak iktidar medyası haline sokuldu. Direnen yazarlar ya işlerinden attırıldı veya özel yasalar ile içeri atıldı.

Bu büyük sindirme operasyonları yapılırken en ufacık farklılıklar bile ayrıştırma nedeni olarak kullanıldı.

Şimdi ise sıra en ufak birimlerin bölünmesine geldi. Geçen gün başbakan kendi yönetiminin 18 yıla mahkûm ettiği bir komutanı hastanede ziyaret edip timsah gözyaşları döküyor, değer verdiğimiz bir yazarımızda hemen devreye girerek “Hasdal da yatanların çoğu başbakanın sağlığına duacı” diye yazıyordu. Bunu adını vermeyen bir avukat söylemişmiş.  Görüyor musunuz çark nasıl işliyor? Haksız yere hapse atılanların yakınları ayrıştırılacak, birbirine düşürülecek.

40 000 evladımızın katlinden sorumlu terörist başı katillikten kahramanlığa terfi ettiriliyor ya, şimdiye kadar yüzlerine bile bakılmayan, hatta zaman zaman haşlanan şehit aileleri ve yakınlarının oluşturduğu dernekleri ayrıştırma ve güçsüzleştirme politikaları gündemde. Yakınları işe alma, sırt sıvazlama gibi yöntemler iş başında. İşte bir haber:

Gaziler ve şehit yakınları toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanıyordu. Vazife malullerinin çocukları yararlanırken anne ve babalan yararlanamıyordu. Vazife malullüğü kapsamında şehit olanların çocukları, anne-babaları, gazi olanların harp malullerin, muharip gazilerin çocukları ve anne babaları da toplu taşımadan ücretsiz yararlanacak. Devlet demiryollarında bu vatandaşlar ücret ödemeden seyahat edebilecek.”

Güzel bir gelişme. Peki, neden tamda şehit ailelerinin isyan edecekleri terörist başının affedilmesinin gündemde olduğu zamana denk getiriliyor? Bunca sene Aklınız neredeydi? Rüşvet, bahşiş, entrika. Arap genleri taşıyanların hiç vazgeçemedikleri, emperyalizmin de en rahat kullandığı durumlar. Zaten Arapların sefilliğinin en önemli nedenlerinden biri de budur.

Şimdi başbakanı bir başkan olma inadı kapladı ya, yarın şirin görünmek adına en çok kızdığı yazarlara bile zeytin dalı uzatırken görebilirsiniz.

Bu politikaları bilen biliyor. Kimisi susuyor, kimisi isyan ediyor, kimisi kabulleniyor, kimisi ise yararlanıyor. Soru şu? Şu kısacık hayat bunca yamulmaya değer mi?

İzmir 2013-02-13

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Osman Bey. Bölenler hiç bir zaman yönetemiyor. Selamlar..

Mesut KARİP 
 23.02.2013 13:38
Cevap :
Merhaba Mesut bey, Maşaların ömrü emri uygulayana kadar. Saygı ve selamlar...  23.02.2013 17:22
 

Osman Abi, resim olarak kullandığın gemi önce sola yatıktı, şimdi sağa doğru yatmaya başladı :)) Şaka bir tarafa, yazıda değindiğin konulara yüzde yüz katılıyorum abi. Maalesef ülkenin gidişatı iyiye değil. Alevi-Sünni, Kürt-Türk yazık olacak bu ülkeye. Ondan sonra da Irak, Mısır, Libya gibi asla huzur bulamayacağız. Allah sonumuzu hayır etsin. Saygıyla ellerinden öperim abi....

S Zobu 
 13.02.2013 18:01
Cevap :
Merhaba Suat kardeş, Koskoca ülkemiz bir o yana bir bu yana yalpalarken benim gemi yalpalamış çok mu:)) Saygı ve selamlar...  13.02.2013 21:44
 

Düşüncelerinize katılıyorum..Hiç bir söz etkilemez artık onları...selamlarımla.

Tülay EKER 
 13.02.2013 15:53
Cevap :
Merhaba, Bu dünyada herkes hakettiğini almıştır. Biz görsekte görmesekte. Bunlarda elbet alacaklar. Hemde çok uzakta değil. Saygı ve selamlar...   13.02.2013 17:39
 

Yazın olanları bir güzel açıklıyor İzmirli. Teşekkürler.

Erdal Ceyhan 
 13.02.2013 15:29
Cevap :
Merhaba Erdal bey. Beni kahreden uyumayı marifet sananlar. Hangi güç onları dürtükleyecek uyandıracak bilemiyorum. Saygı ve selamlar...  13.02.2013 17:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1631
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster