Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
814
 

Yüzünü görmediğim dosta nasıl veda edeyim?

Yüzünü görmediğim dosta nasıl  veda edeyim?
 

Ana sayfayı açtığımda ilk o başlığa ilişti gözüm: “Narçiçeğimizi kaybettik” (hülyagerçek)

Aman Tanrım!..

"Yolun yarısını çoktan geçmiş, belki de sonuna yaklaşmış biriyim. Bir yıldır akciğer kanseri tedavisi görüyorum. Tedavi süreci zorlu ama pes etmemem için çok nedenim var.” Fotoğrafının altında ilk bu not dikkatimi çekmişti Narçiçeği'nin.

Hemen bir mesaj yazıp destek verdim kendisine. Yaşam savaşımında moralin önemini bildiğimden, olabildiğince ruhunu okşayan sözcükler kullanmaya çalıştım. Daha sonraki mesaj ve yorumlarında, bu çabamın başarılı olduğunu gördüm. Hiç tanımadığım, sadece takma adını bildiğim bir hanımefendiye destek olabilmenin mutluluğunu duyuyordum artık.

Sonra, yazma süreleri uzayınca mesaj yolluyordum:

"Sizin blog'unuzu okuyan birinin sağlığınızı merak edebileceğini düşünür müsünüz?... Hiç tanımadığınız biri de olsam, yaşam savaşımınızın şu anki aşamasını merak etmekteyim. Bu merak aynı zamanda bir şifa dileğidir. Selam ve saygılar”gibi.

Gecikse de yanıt geliyordu: “…Alabileceğim bütün kemoterapileri ve radyoterapileri aldım. Tümör yok denecek kadar küçüldü. Ağustos başında tomografiyle kontrol edilecek. İnşallah bir şey çıkmaz. Hastalığımı düşünmemeye çalışarak tatil yapıyorum. Daha yapılacak çok işim var, kısacası ölmek istemiyorum. İlginize tekrar teşekkür ediyorum. Şimdilik hoşçakalın” diye.

...

Bir doğum günü için;

"İki gün sonra doğum günüm" ü okudum, bugünü bekledim yanıt için. Nazik mesajınız da geldi. Öykünüzü de ayrıntılı öğrenmiş oldum. Yaşam çok kısa. Bu yaşamın içine sığdırabildiklerimizdir işte; bizi biz yapan. O süreç sona erdikten sonra da, geride bıraktıklarımız, bizi anılır kılacak/kılmayacak. Doğumunuzdan çocuklarınıza, işinizde ast/üst ilişkinizdeki sorumluluk ve vicdan duygularınıza kadar olanları da... Ve tüm bunlara bir de yaşama sevinci katabilmek; oğul tadında, kızımız tadında. 50 yıl geldi geçti anlaşılan. Daha onlarca yıl da gelip geçsin ne olur ki!.. Yaşam ve dünya hep kötülerin mi olmalı?.. Birazda hak hukuk tanıyan, insana insanlık erdeminin gerektiğince davranan iyiler de sürsün yaşamını, erdemlice. Efendim, sizi ilk yaşam savaşımı verdiğiniz günlerde tanıdım. Bu savaşımın sizin galibiyetinizle bitmesini dileyen bir blogdaşınız olarak; yeni yılı ve daha onlarca yılı, sağlıklı ve mutlu bir şekilde, 'doğum gününüz'le birlikte kutlamanızı gönülden dilerim.”

Mesajıma: "Evet bu ortamda beni merak ederek, destek verdiniz, burayı sevme nedenlerimden birisiniz. Aynı dili konuşan, insan gibi insanlar bir şekilde birbirini buluyora örneksiniz. Sizin motive edici sözleriniz dahi savaşa devamı gerektiriyor. Çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimle, iyi yıllar." yanıtı gelmişti.

Bu yılki doğum günü mesajıma yanıt gelmemişti, demek o kadar sağlıklı değildi.

Sonra bir gün hiç beklemediğim bir biçimde beni borçlandırdı: Moda olmuştu hani bir ara; herkes birbirini mimliyordu. Narçiçeği’nin mimlediği üç kişiden biri de bendim. Ama blog kategorisi o günlerde harala gürele kavgalıydı, nahoş şeyler oluyordu.

Mesaj yolladım: “Merhaba, 'mim'i unutmadım. 'Blog' kategorisi pek karışık, biraz ağırdan aldım. Yazacağım. Selamlar, sevgiler ve sağlıklar.”

O kategoriyi bir kez rahat bulup yazamadım açıkçası.

Bu süreçte Narçiçeği’nin yazının başındaki ‘Hakkımda’ bilgileri: “Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden…” şeklinde başlayarak değişti.

Sonra bir kitabından haberdar olduk; “Bu Dünyadan Sen de Geçtin

Adı sanki özenle seçilmiş; son yolculuğuna hazırlık gibiydi. Adresimi istemişti, lütfen ‘ödemeli’ olsun diye not düştüm. Kitap siparişimi yerine getirecek kadar bile sağlık durumu elvermedi belkide.

Blogdaşım İlyas Bayram, “Milliyet Blog sanal, …sevinçler de acılar da gerçek” demiş.

Evet, Narçiçeği ismi benim için ‘sanal’dı, ama dostluğunu, sıcaklığını hep ‘gerçek’ hissettim.

Haber öyle diyordu; ölüm de gerçek!

Başsağlığı diliyorum, isimlerinizi dahi bilmediğim sevgili eşi ve sevgili kızları…

Işıklar içinde yat, hiç görmediğim sevgili dost…

Hani ‘mim’lemiştin ya beni sevgili Narçiçeği, http://blog.milliyet.com.tr/Mimlenmisim/Blog/?BlogNo=163379

Bu kez yazdım...

Mecburen:(

http://blog.milliyet.com.tr/Gelecege__gecmisten_bir_iz_birakmak/Blog/?BlogNo=115300

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hüseyin bey yazılarınız çok güzel, milliyet bloga katılalı çok olmayan biri olarak tanımadığım çok kişi var ama yavaş yavaş tanımaya başlıyorum ve burada çok güzel bir aile ortamı kurulduğunu da görüyorum. Sevgili Narçiçeğini tanıma şansım olmamıştı fakat yazılarının birinde "Geleceğe bir iz bırakmak için yazıyorum" dediği gibi yazıları ile kendinden izler bıraktı ve ben bu izlerle kendisini tanımaya başladım. Teşekkür ediyorum paylaşımınız için, iyi ki aranızdayım:))

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 23.02.2010 16:20
Cevap :
Merhaba Selma hanım. Hem MB'a hem sayfama hoşgeldiniz. Sizi ve arkadaşınız Yapıcıer'i de ben yeni farkettim, izleyeceğim. Özellikle sanatla olan dostluğunuz ilgimin birinci nedenidir. Değerli blog arkadaşımız Narçiçeği'ni birebir tanıma olanağım olmamıştı maalesef. Ama bu ortamdaki dostluk, bana bu yazıyı yazdıracak düzeye erişti diyebilirim. Teşekkürler yorumunuza, katkınıza. Aramıza hoşgeldiniz. Selamlar, sevgiler. H.H.Dulun  23.02.2010 17:42
 

Ölümü;ben de sonsuzluğa gidilen bir yer olarak algılayan ve yorumlayanlardanım. Narçiçeği'de,geride yüzlerini hiç görmediği blogdaş ve dost bırakarak sonsuzluğa gidenlerden. Bir yerlerden selamlıyordur bizleri buna inanıyorum...Parantezi erken kapattı ama noktayı büyük koyanlardandı Bu erken gidiş,acı,üzücü haber sevenlerini olduğu gibi beni de çok üzdü...Bu duyarlı ve vefalı paylaşımınıza teşekkür ederim. Ailesine, sevenlerine,MB yazarı dostlarına baş sağlığı ve sabırlıklar diliyor... Toprağı bol olsun...Işıklar içinde yatsın.Selam ve saygılarımla.

Zaman Tüneli 
 28.01.2010 16:53
Cevap :
Merhaba Sedat bey. Bir canlı için ölüm sonsuzluğa gidiş olduğu kadar, bir yok oluş. Yok olmadan önce, yaşadığımız evrene birşeyler bırakırsak, bir gören, bir anan mutlaka olacaktır. İnsani olarak da yapabileceklerimiz, bırakabileceklerimiz var. Yaşam sürecimizi 'iyi insan' olarak tamamlayabilmek önemli. Mutlaka hatalarımız, iyiliklerimiz olacaktır. Oranları önemli. Narçiçeği de bu oranları, kriterleri kendi lehine çevirebilmiş bir fani olarak iz bıraktı bana göre. Ben de size katkınız ve dilekleriniz için teşekkür ederim. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun  30.01.2010 10:08
 

Sevgılı kardeşim H.H. Dulun, satırlarınız duygu yüklü, tekrar çok etkilendim, hüzün çöktü kalbime, her ölüm erkendir derler, narçiçeği de bizleri erken bıraktı. Bıraktı ama hayata yazdığının izlerini de bıraktı, yazıyorum çünkü hayata benden bir iz bırakmak istiyorum diyordu, bu hayattan narçiçeği de geçti, içimize kor ateşi düşürdü... Ailesinin, sevenlerinin, MB ailemizin başı sağ olsun, ALLAH geride kalanlara uzun ömür versin... Işıklar içinde yatsın, unutulmayacak bir iz bıraktı kendisinden biz sevenleri ile birlikte... Saygılarımla...

Ohannes 
 27.01.2010 23:51
Cevap :
Hayatı boyunca hiç görmediği bir insanda, bu kadar etki bırakabilen bir insan düşünün lütfen!.. Çok ender rastlanan bir durumdur. Onlardan biri oldu işte Narçiçeği. Sevgili kardeşim Johannes, işte insanları bu 'insansı duygular' biraraya getirebiliyor. Hem bireysel hem ulusala uyarlamak mümkün. İçten desteğinize, duygularınıza teşekkürler. H.H.Dulun  28.01.2010 12:40
 

Ölümün soğuk kolları nasıl da üşütüyor insanı. Acı haber pek çok seveni gibi benim de içimi parçaladı. Kitabının çıktığını duyduğumda tanışmak ve kutlamak istemiştim kendisini. Şimdi keşke diyorum; keşke ertelemeseydim. Kitabını nasıl ve nereden bulabilirim bilmiyorum ama okumak istiyorum. Sizin bir fikriniz varsa söyler misiniz lütfen?Sanırım bu bir nebze de olsa hiç tanımadığım ama böyle parantezi erken kapatıp gitmesinden çok etkilendiğim değerli insan Nergis Hanım'ı saygı ve sevgiyle uğurlamanın ve hatırlamanın bir yolu olacak benim için. Duyarlı paylaşımınız aracılığıyla ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine baş sağlığı ve sabır diliyorum. Saygılar, selamlar.

Yaz Hamra Aydemir 
 27.01.2010 19:14
Cevap :
Ölümün yüzü soğuk. Her ölüm üzer beni. Tanıdık, arkadaş, dost oldumu katlanır gider bu durum. Kitabından söz etmişsiniz, sevgili Ezgi Umut, kitabını tanıtım yazısında iletişim adreslerini vermişti. Yine bir başka arkadaşımız Vakayınüvis TRT R-1 de kendisiyle sağlığında söyleşi yapmış, kitabı ve yazarını; Narçiçeği'ni tanıtmıştı. İnsanlar geride bıraktıklarıyla anılır. O'da iyiliklerle, güzelliklerle anılacaktır umuyorum. Katkınız için teşekkür ederim. Ailenin acısını birlikte paylaşmaya çalıştık. Başsağlığı dileklerimizi tekrar iletiyorum. Selamlar, saygılar. Ezgi Umut'un kiatapla ilgili linki: http://blog.milliyet.com.tr/Bu_Dunyadan_Sen_de_Gectin/Blog/?BlogNo=199251  28.01.2010 10:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 346
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1067
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster